Uzun süre tartışılan konulardan birisi olan “Kadın eşinden boşandıktan sonra eşine nafaka öder mi?” sorusuna Himayeye Muhtaç Yaşlılar, Çocuklar ve Kadınlar Sosyal Yardım ve Dayanışma Derneği (HİMYAÇ-DER ) Genel Başkanı Ayşe Ece Budan, önemli bir açıklama yaparak yanıt verdi. Malatya’da böyle örneklerin bulunduğunu dile getiren Budan, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.

Sadece erkeklerin nafaka ödemediğine dikkat çeken Budan, bu konuyu yıllardan bu yana dile getirdiğini söyledi.

“YASA GEREĞİ BU BÖYLE”

Erkeklere nafaka ödeyen kadınların olduğunu belirten Budan, “Biz bu durumu birazcık da insan hakları olarak alıyoruz. Tabii ki erkek de mağdur durumdaysa ve mahkeme buna karar veriyorsa illa ki bir gerekçesi vardır. Erkeğin eşinden nafaka almasında hiçbir mahsur yok. Nasıl kadın nafaka alabiliyorsa, şartlar elverdiği sürece erkek de karısından nafaka alabilir. Bu ilk değil, nafaka ödeyen kadınlarımız oldu. Genel olarak bizim kültürümüzde bir kadının bir erkeğe nafaka ödemesi yok. Ama yasa gereği bu böyle. Olmasında da hiçbir mahsur yok. Bu konu için de algılarımızı tamamen değiştirmemiz lazım. Erkek mağdursa, karısı tarafından mağdur edildiyse tabi ki eşinden nafaka alabilir” diye konuştu.

“BUNUN BELİRLİ YASAL KISTASLARI VAR”

Erkeğin hangi hallerde nafaka alabileceğini açıklayan Budan, “Eğer kadın yüz kızartıcı bir suç işleyip eşinden boşandıysa, kadın eşini mağdur ettiyse veya kadın çocuklarına bakmıyorsa, kadın çocuklarını istemiyorsa, çocuklar babalarının velayetinde kalıyorsa, babanın velayeti alması için de gerekçelerin çok önemli olması gerekiyor, erkeğin işi yoksa çalamayacak durumdaysa mesela engelli varsa, bu gibi şartlar oluşursa erkek tabi ki nafaka alabilir. Fakat bunun belirli yasal kıstasları var. Geçmişte nafaka alan erkekleri ben biliyorum. Dillenmedi, gündeme gelmedi veya sayıları çok azdı duyulmadı. Ama günümüzde sığınma talebi eden, koruma, uzaklaştırma isteyen erkeklerimiz de var” ifadelerine yer verdi.

“BEN OLAYA BU ÇERÇEVEDEN BAKIYORUM”

Belirlenen yasalardan hem erkeğin hem de kadınların eşit bir şekilde yararlanması gerektiğini söyleyen Budan, “Elbette ki kadına şiddet, kadın cinayetleri çok farklı bir olay. Ama bunu bir taraf koyduğumuz zaman bu ruhsal, halk sağlığıyla ilgili bir olay. Ama eşitlik açısından bakıldığı zaman bunu insan hakları olarak kabul edeceğiz. Ve herkes aynı şartlarda, yasalardan da yararlanacak. Bu yasalardan erkek de yararlanacak, kadınlar da yararlanacak. Ben olaya bu çerçeveden bakıyorum. Çünkü bu durum bazen olayları çok tehlikeli bir duruma da götürdü. Cinsiyet adı altında gerçekten hem aile yapımız hem de insan haklarının zedeleneceği durumlara gelindi. Nasıl ki kadın boşandığında eşinden nafaka alıyorsa, bir erkek de şartları uygunsa boşandığında eşinden nafaka almalı” açıklamasında bulundu.

“MALATYA’DA EŞİNDEN NAFAKA ALAN ERKEKLER OLDU”

İstanbul Sözleşmesine erkeğin nafaka almasının aykırı olmadığını dile getiren Budan, “İstanbul Sözleşmesinin ülkemizde çok uygulanmadığını düşünmüyorum. İçini çok az boşalttılar. Bunun da kadını savunacak bir yasa olduğunu düşünmüyorum. Erkeğin eşinden nafaka alması İstanbul Sözleşmesine aykırı değil. Orada da insan hakları vurgusu yapılıyor. Bence çok da aykırı değil. Malatya’da eşinden nafaka alan erkekler oldu. 2000’li yıllarda Malatyalı bir erkek eşinden nafaka almıştı” dedi.

“GENÇLERİMİZE BİR SOYKIRIM YAPILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

“Çok fazla olay yaşıyoruz ki bir defa evlilik müessesemiz yok oluyor” diyen Budan, şunları kaydetti:

“Ben evlilik müessesesinin bitmek üzere olduğunu söylüyorum, ama hakikaten artık bu müessese bitiyor. Bununla ilgili gençlerimizi eğitmemiz gerekiyor. Burada hem Milli Eğitim Bakanlığına hem de Diyanete İşleri Başkanlığına çok önemli görevler düşüyor. Evlilik müessesesiyle ilgili gençlerimizin beyinlerini yıkadılar. Bu tip algı operasyonlarıyla kültürüne bağlı olan gençlerimize bir soykırım yapıldığını düşünüyorum. Bizim Türk toplumumuz bu gibi durumlara çok müsait bir toplum değil. Gençlerimiz üzerinde, aileler üzerinde çok ciddi bir çalışma yapılması gerekiyor. En büyük sorumluluk, en büyük görev yine ailelilerimize düşüyor. Aile yapısı bozulduğu için bizim yetiştirdiğimiz gençlik ara bir çağ oldu. Bizim nesille yeni nesil arasında kültürümüzle, yapımızla ilgili çok kritik bir çağ, arada sıkışan bir çağ oldu. Bu çağla ilgili ciddi boyutta sıkıntılar var, bunun önlenmesi gerekiyor. Bunun önlenmesi için hem toplum olarak bizlerin çalışma yapması gerekiyor hem de yetkililerin bununla ilgili bir çalışma başlatması lazım. Gençlerin ailelere bakış açısı değişti, inanç sorunlarımız başladı. Bunlarla ilgili ciddi sıkıntılar var ve önlem alınmazsa daha büyük sıkıntılar ortaya çıkacak.”

“ÇEKİRDEK AİLE, ÇOCUK, ANNE VE BABADAN OLUŞUR”

Acilen önlem alınması gerektiğini belirten Budan, “Toplumsal olarak çok dikkatimi çekiyor. Bir çekirdek aile, çocuk, anne ve babadan oluşur. Dikkat ederseniz insanlar artık çocuk yapmak istemiyor. Elbette ki ben de hayvan severim ama insanlar çocuk yapmak yerine artık evlerinde hayvan besleyip, hayvanları çocuklarının yerine koyabilecek bir duruma geldik. Bu da evliliğin, çekirdek ailenin öneminin kaybolduğunu gösteriyor. Tabii ki çok güzel yetişen bir gençliğimiz var. İstisnalar kaideyi bozmaz. Bunu çok genel olarak konuşmamak lazım ama genel olarak baktığım zaman toplum, devlet yetkilileri, kanun yapıcılar olarak bununla ilgili ciddi çalışmalar ve önlemler alınmazsa daha büyük problemeler ortaya çıkacak” diye konuştu.

 

muhabir: TAHİR ÖZÇELİK