Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan, Malatya Sonmanşet gazetesine yaptığı değerlendirmelerde kent sorunlarına dair önemli noktalara temas etti.

“ÖZEL HASTANELERİN AÇILMAMASI SAĞLIĞA, HASTANEYE ULAŞIMI KISMEN ENGELLİYOR”

Öncelikle depremden sonra Malatya’da bulunan birkaç özel hastanenin faaliyet göstermemesine yönelik yaptığı açıklamada Başkan Paşahan,

“Depremden sonra özel hastanelerin açılmaması, çalışmaması maalesef bu anlamda da sağlık açısından vatandaşların sağlığa, hastaneye ulaşımı engelleniyor mu derseniz kısmen de olsa engelleniyor. Beyaz yakalı kesim olan doktorlarımız da maalesef depremden hemen sonra il dışına gittiler ve birçoğu da buradaki aidiyetlerini kestiler. Herhalde birçoğu da daha gelmeyecek. Bu anlamda devlet hastaneleri, araştırma hastanesi var. Orada bir sağlık hizmeti veriliyor ama yeterli midir deseniz bence yeterli değil. Özel hastanelerin de hızlı bir şekilde faaliyetlerine güçlü bir şekilde devam etmeleri halkın daha kaliteli hizmet almaları noktasında da bir çalışma yürütülmesi lazım. Özel hastanelerde bildiğim kadarıyla maliyetler çok ciddi manada yüksek, normal bir işletme değil. Bu anlamda belki de mevcut özel hastaneler zor dönüyordur. Yenileri de bu riski almamak için hastanelerini herhâlde açmıyorlar gibi bir düşünce var. Sevgi Hastanesi kapandı, Müjde kapandı, Bostanbaşı'ndaki Gözde Hastanesi hala açılmadı. Sadece 2-3 tane ufak hastane var. Bu anlamda hizmet noksanlığı var gibi geliyor”

ifadelerine yer verdi.

“RADİKAL KARARLARDA ORTAK ÇALIŞMA YAPILMASI LAZIM”

Su zengini diye tabir edilen Malatya’nın su ile ilgili yaşadığı sıkıntılara yönelik de görüş bildiren Başkan Paşahan,

“Su ile alakalı da bir sıkıntı var. Malatya su zengini, su kaynaklarının bol olduğu bir yerde niye belli bölgelerde su kesintileri var diye sorular geliyor. Biz de başkanı arıyoruz. Diyoruz ki böyle bir durum var, muhtelif ilçe, muhtelif mahallelerde su kesintileri oluyor. Bununla ilgili onlar da tabii MASKİ çalışmalarını devam ettiriyor diye beyanatta bulunuyorlar ama tatmin edici bir cevap değil. Yani herhalde bir yönetim zafiyeti var. O bölgelere su verilmemesi ile alakalı ciddi bir sorun var. Tabii belli yerlerde sulamayla alakalı da sorunlar vardı. Bize gelen yine şikayetler vardı. Biz kendimizi şikayet mercii gibi bazen algılıyoruz ama biz bundan da tabii mutlu oluyoruz. Demek ki, bizim bu sorunlarla ilgileneceğimizi vatandaş düşünüyor, gerçekten de haklılar, sorunlarla ilgileniyoruz. Mesela çiftçilerimiz, üreticilerimiz kayısı ağaçlarını veya meyve ağaçlarının kurumasından dertleniyorlardı. Sulama belli bölgelere verilmemiş. Yani kırsal kesimlerdeki abilerimiz bahçelerini sulayamıyorlarmış. Herhâlde ayda bir DSİ’nin değil de sulama birliklerinin su verme durumu söz konusu olmuş. Bununla ilgili de ciddi manada biz bir çalışma yaptık. Belli kesimde yine su verilmediği için ağaçlar kurumaya yüz tutmuş. Bununla da ilgili tabii ne bir hukuki süreç başladı ne  tazminatla ilgili süreçler başladı. İnşallah bu sorunlar çözülür. Bir tarafta da kuraklık var. Yani gerçekçi olmak lazım. Yağışların olmaması sebebiyle de muhakkak sıkıntılar baş gösterdi. Ama bizim gördüğümüzde ciddi bir yönetim zafiyeti söz konusu. Bu anlamda inşallah liyakatli bir ekiple daha kaliteli bir hizmet Malatya alır diye bizler umut ediyoruz ve bu noktada çalışmalarımızı yürütüyoruz. Biz Ortak Akıl Güçlü Şehir Çalıştayı yaptık bir 5-6 ay önce. Bununla ilgili de Malatya'daki tüm sorunları, depremden kaynaklı sorunlar,  zirai donla ilgili sorunlar vardı. Bunlarla ilgili akademik bir çalışma yürüttük. İnşallah bu çalışmaları da Malatya kamuoyuna sunduk. Malatya'nın bu anlamda yerel sorunlarıyla alakalı bence tek bir yerden değil de misal diyorum, kadın meclisleridir, sivil toplum kuruluşlarıdır, meslek odalarıdır, bunların bir araya gelip, radikal alınacak kararlarda ortak çalışma yapılması lazımdı. Mesela deprem konutları ile ilgili şehir merkezindeki, projeleri Malatya'yı bilmeyen bir ekip, Ankara'da oturduğu yerden projeleri çizdi ve Malatya'ya uymadı bu proje. Hâlâ sorunlar yaşanıyor. Tabii bundan sonra da büyük sorunlar yaşanacak gibi geliyor. Biz bunları kabul etmiyoruz. Niye? Malatya'yı Malatya halkının yönetmesi ve Malatya halkının ortak bir şekilde bir mecliste oturup radikal kararlar alması, projeleri, çözüm önerilerinin vermiş olması lazım diye düşünüyoruz. Maalesef büyük bir travma yaşanacak gibi görünüyor.  Zirai don ile alakalı da bir çalışma yaptık. Valilikte de sunum yapmışlardı arkadaşlar. Mesela ÇKS kaydı olmayanlara zirai don desteği verilmedi devlet tarafından. Biz dedik ki sonuç itibariyle kimsenin  ÇKS'ye bilerek kaydetmeme gibi bir durumu söz konusu olmaz. Atadan dededen kalma yerlerdir, belki miras malıdır, bununla ilgili de ÇKS kaydı yapılmamıştır diye vatandaş niye destekten yoksun kalsın? Bu anlamda valilikle de görüştüğümüzde “bütçe yok” denildi.  ÇKS kaydı yoktu diye böyle bir destekten mahrum kalması adalete, hakkaniyetine aykırıdır diye düşünüyoruz. MEGSAŞ ekmekle ilgili de bazen sorunlar geliyor. Bazı yerlerde 7-8 liraya ekmek, somun ekmek satılıyor MEGSAŞ niye 10 liraya 11 liraya satıyor gibi bazı şeyler geliyor. Tabii MEGSAŞ müdürü ile de görüştüğümüzde kar amacı gütmemek için hareket ettiklerini söylüyorlar ama yani bizim vatandaşın alım gücü düştüğü için 1-2 lira daha uyguna verirse vatandaş daha rahat ekmek alır diye biz düşünüyoruz”

şeklinde konuştu.

“TRAFİK SORUNU KEŞMEKEŞ HALİNİ ALMIŞ”

Son olarak Malatya’nın trafik ile ilgili yaşadığı sorunlara değinen Başkan Paşahan,

“Trafik sorunu hakikaten ciddi bir sorun memlekette, keşmekeş halini almış. Yani misal diyorum bir ana yolda zaten Malatya'da sadece bir çevre yolu var, diğer kuzey çevri yolu kısmen açıldı, çevre yolumuzu şöyle söyleyeyim yani bir çalışma yürütülüyor, tam mesaisi saatleri içerisinde yapılan bir çalışma, şehrin ana damarlarını kilitliyor ve bundan dolayı millet ciddi manada rahatsız oluyor, mağdur oluyor. Allah muhafaza o dakika bir yangın olsa, bir trafik kazası olsa hem itfaiye hem ambulansların oraya ulaşma imkanı çok zorlaşıyor. Bu da maalesef yaşandı. Biz de bunu da gündeme getirdik. Alternatif yollar açılmadan böyle bazen akla ziyan çalışmalar yürütülüyor. Acil çalışma olmadan niye bu çalışmalar yapılıyor? Veya misal diyorum bu çalışmalar akşam saat 7'den sonra, sabaha kadar yani gece saatinde yapılabilir, sonuçta trafik, bomboş. O saatlerde çalışma yürütülebilir mi, ha keza yürütülebilir. Niye bu saatlerde çalışma yapılmıyor? Bunu anlamıyoruz. Yetkililere de sorduğumuzda mesai içerisinde çalışma yapılır, akşam yapılmaz gibi bir cevap alıyoruz. Böyle bir anlayışla memleket yönetilmez. Burada da bir yönetim zafiyeti var”

diye konuştu.  

Muhabir: HANİFE SARI