“Haftanın Nabzı” programında, Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü yaptığı yayına gazeteci Güler Hazar Doğan ve yenimalatya.com muhabiri Onay Ozan konuk oldu. Programda, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) seçimlerinde Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun yeniden başkan seçilmesinin ardından gözler şehirde yaşanan sorunlara çevrildi. Seçim sürecine siyasetin açıkça müdahil olmasının sandıkta ters teptiğini belirtilen gazeteciler; TSO’nun Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetiminden dışlanmasını eleştirirken, depremzede konteyner esnafına gönderilen tahliye tebligatları ve fahiş dükkân kiraları nedeniyle yetkililere acil çağrıda bulundu.
TSO’nun şehir ekonomisi için kritik bir rol oynadığını vurgulayan Sinem Hatun Davut, başkan koltuğunda kimin oturduğundan bağımsız olarak Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetiminde mutlaka yer alması gerektiği belirtti.
“SİYASET STK'LARDAN ELİNİ ÇEKMELİ”
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetiminde mutlaka yer alması gerektiğini savunan Sinem Hatun Davut, “Organize Sanayi Bölgesinde artık OSB yönetiminde ticaret ve sanayi odasına kesinlikle yer verilmesi gerekiyor. 8 yıldır yer verilmedi ve çok da ciddi anlamda eleştiri konusu oldu. Ticaretin olduğu, sanayinin olduğu, ekonominin olduğu her yerde bu şehirde Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı kim olduğu önemli değil. Mahmut Boyraz, Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da olabilir. X, Y, Z hiç fark etmiyor. OSB yönetiminde Malatya Ticaret ve Sanayi Odası'nın olması gerekiyor. Bu konunun hep eleştirdik ve hep de takipçisi olacağız. Bir açıklaması vardı Oğuzhan Başkan'ın, ‘Deprem şehri Malatya'da hala deprem etkileri devam ediyor. Esnaflar yıl sonuna kadar konteynerlerden çıkartılmamalı. Esnafın şu an gideceği belli başlı bir dükkan yok’ dedi. Esnafların da zor durumda olduğunu belirtti. Çoğu esnafın dükkan kiralayacak maddi gücü de yok. Mesela böyle bir gerçek de var. Açıkçası kimsenin konteynerde yaşamasını istemiyoruz. Ticaret yapmasını istemiyoruz. Bunu desteklemiyoruz. Yanlış anlaşılmasın. Ama mevcut şartlarda bunu kaldırıyorsa bu anlamda bir destekleme yapılabilmeli, mesela her esnaf olmasa da ihtiyacı olan, durumu el vermeyen esnafların desteklenmesi gerekiyor. Kim başkan olursa olsun bu şehrin Ticaret ve Sanayi Odası Organize Sanayi Bölgesinin yönetiminde söz sahibi olmalı. 8 yıldır o söz sahipliği yok maalesef. Çok üzücü bir şey ve bu şehre kaybettiren bir durum. Siyaset bulaşmamalı. STK'lara, ticaretin kalbine, ticaret ve sanayi odasına, OSB'lere siyaset bulaşmamalı. Siyaset bulaşınca maalesef böyle işte bu sorunları konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
“13 BİN ÜYESİ OLAN BİR ODA”
13 bin üyesi olan MTSO’nun mutlaka OSB’de olması gerektiğini savunan Onay Ozan, “Ticaret ve Sanayi Odası, Organize Sanayi Bölgesi yönetiminde mutlaka yer almalıdır. Çünkü burası 13 bin üyesi olan bir odadır. Sen tutup bir derneğin müdürünü oraya yönetici olarak atamışsın. Yanlışlık zaten burada başlıyor. Dönemin yetkilileri Bülent Tüfenkci ve Selahattin Gürkan sürecinde, Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun Organize Sanayi Bölgesi yönetiminde yer alması bir şekilde engellendi. Onun yerine 60-70 üyeli bir derneğin müdürü getirildi. Bu çok yanlış bir tutumdur. Koca büyükşehirde Malatya Ticaret ve Sanayi Odası gibi bir kurumu Organize Sanayi Bölgesi yönetiminde hiçe sayıyorsunuz. Bu durum son derece mantıksızdır ve bunu kabul etmek mümkün değildir. Nitekim sonuçta Oğuzhan Ata Sadıkoğlu seçimi farkla kazandı. Ancak sürecin arkasında yine bir siyaset figürü vardı. Biz şunu vurguluyoruz: Başkanın kim olduğu önemli değil; X, Y, Mahmut, Sadıkoğlu, Ahmet ya da Mehmet olması hiç fark etmez. Malatya halkı artık bu siyaset anlayışından bıktı ve usandı. Ortada yapılan somut bir çalışma yok. Sadece esnafı gezip çay içmekle bu sorunlar çözülmez. Yatırımlar nerede? Malatya’ya ne kazandırıldı? Kayısı sektörü güçlendirildi mi? Maalesef hiçbir şey yapılmadı. Mahmut Poyraz’ın seçimi kaybetmesindeki en büyük etken de arkasına aldığı bu siyasi destektir. Sadıkoğlu’nun açıklamasına gelecek olursak; ‘Konteynerleri boşaltın’ diyorsunuz. Peki, bu esnaf şimdi ne yapacak? Kiracı olan bir esnaf gidip Kışla Caddesi’nde dükkân tutmaya kalksa kiralar 1 milyon lira seviyesinde. Bu insan o parayı nasıl kazansın? Yetkililerin öncelikle bu fahiş kira sorununu çözmesi, konteynerleri ancak bundan sonra boşaltması gerekir. Öte yandan, seçimin ardından Mahmut Poyraz ‘Malatya bizim ortak paydamızdır’ diyerek bir açıklama yayımladı ve kazanan ekibi tebrik etti. Hemen ardından Sadıkoğlu da bir teşekkür mesajı yayımladı. Seçimin en güzel ve sevindirici noktası bu oldu. Olması gereken nezaket de zaten buydu” dedi.
“ODA BAŞKANLARI ASLİ GÖREVLERİNE DÖNSÜN”
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) seçimlerinin sonuçları ile şehirdeki depremzede esnafın yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Güler Hazar Doğan ise, “Mahmut Boyraz’ın kaybetmesindeki en önemli nedenlerden biri siyasetin tümüyle bu seçime müdahil olmasıydı. Adalet ve Kalkınma Partisi yerel teşkilatı tamamıyla bu seçimin içerisindeydi ve Mahmut Poyraz’ı destekledi; ancak Malatya halkı sivil toplum kuruluşlarının seçimlerine siyaset kurumunun bu derece dahil olmasından ve açıkça taraf tutmasından rahatsız oldu. Seçim sürecinde Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan da asli görevini bir kenara bırakıp TSO seçimleri için çalıştı; oysa bugün Malatya kayısısının ihracatında ve depolanmasında çok ciddi problemler var. Oğuzhan Bey’in elde ettiği başarı sadece bir seçim zaferi değil, aynı zamanda karşısındaki bu organize yapıya karşı kazanılmış bir başarıdır. Sandık sonuçları göstermiştir ki Malatya esnafı ve sanayicisi siyasetin STK’lara müdahale etmesini onaylamamaktadır. Bir diğer önemli konu ise konteynerlerdeki esnafa gönderilen tahliye tebligatlarıdır. İş yerlerini altyapısı, suyu ve elektriği tamamlanmış şekilde teslim ettiyseniz ve esnaf gitmiyorsa haklısınız; ancak teslim edilmemişse esnafı çıkaramazsınız. Depremzede esnaf zaten yıllardır sermayesinden yiyerek ayakta kalmaya çalışıyor. Kış gelmişken ve kalıcı dükkânlar teslim edilmemişken esnafı mağdur etmek doğru değildir. Üstelik hak sahibi olmayan kiracı esnaflar da fahiş kira fiyatları yüzünden çaresiz durumdadır. Valilik ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün kaç dükkânın teslim edildiğini şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşması, dükkânı hazır olanla olmayanı birbirinden ayırması gerekir. Tebligat gönderilen iş yerlerinin sadece yüzde 35’i TSO üyesidir; geri kalanı Ticaret Borsası ve Esnaf Odası üyelerinden oluşmaktadır. Esnafın bu sorunları dururken kurumsal sorumluluğu olan STK başkanlarının başka hesaplar peşinde koşması Malatya halkını yoruyor. Ticaret Borsası ve Esnaf Odası gibi kurumlar kimsenin kişisel hırslarına veya kariyer planlarına alet edilemez; oda başkanları asli görevlerine dönsün esnafın ve kentin sorunlarıyla ilgilenmesi gerekmektedir” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
ROJBİN ASTEKİN
