BUSABAH TV Youtube kanalında yayınlanan ve moderatörlüğünü Burak Yeşilova’nın üstlendiği Haberin Merkezi programına konuk olan Diyetisyen Orhan Okşar, Ramazan ayında sağlıklı su tüketiminin püf noktalarını anlattı. Okşar, özellikle "Çay suyun yerini tutar" algısının yanlışlığına dikkat çekerek, kilo başına su tüketimi hesabı hakkında önemli bilgiler verdi.
Programda, "İftar saatlerinde su tüketimi nasıl olmalı?" sorusunu yanıtlayan Diyetisyen Orhan Okşar, su tüketiminin standart bir miktar üzerinden değil, bireyin vücut ağırlığına göre hesaplanması gerektiğini vurguladı.

“30 ML İDEAL BİR DEĞER”
Okşar, sağlıklı bir bireyin günlük su ihtiyacını şu basit formülle açıkladı:
"Biz genellikle kilo başına 30 ml su tüketimini baz alıyoruz. Yani bir kişinin her bir kilogramı için alması gereken miktar 30 ml’dir. Bazı kaynaklar bunu 35 ml’ye kadar çıkarabilir ancak 30 ml ortalama ve ideal bir değerdir."
Bu hesaplamaya göre farklı kilolardaki bireylerin tüketmesi gereken miktarları örneklendiren Okşar, “70 kilogram bir birey için: Yaklaşık 2,1 litre, 85 kilogram bir birey için: Yaklaşık 2,5 litre, 100 kilogram bir birey için: Yaklaşık 3 litre su tüketilmelidir” dedi.
"ÇAY VE KAHVE SUYUN YERİNİ TUTMAZ"
Toplumda en sık yapılan hatalardan birinin çay ve kahve tüketimini su yerine saymak olduğunu ifade eden Okşar, bu konuda kesin bir dille uyarıda bulundu. Sıvı alımı ile su alımının karıştırılmaması gerektiğini belirten Diyetisyen Okşar, "Çaylar, bitki çayları ve kahveler suyun yerini tutmaz. Bunlar elbette bir sıvı tüketimidir ancak vücudun su ihtiyacını tam anlamıyla karşılamazlar. Hatta bazı kafeinli içecekler vücuttan su atılmasına neden olabilir. Bu yüzden günlük su tüketiminde öncelik mutlaka saf su olmalıdır" ifadelerine yer verdi.
SİNDİRİM PROBLEMLERİNİN ANAHTARI: YETERLİ SIVI
Ramazan ayında vücudun sadece susuz kalmadığını, aynı zamanda besinlerin sindirimi için de suya ihtiyaç duyduğunu hatırlatan Okşar, yetersiz su tüketiminin sindirim sistemini kilitlediğini belirtti. Midenin yeterli sıvı almadığı durumlarda sindirim süreçlerinin aksadığını ve bunun da yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade etti.
Özellikle Ramazan’da sıkça görülen mineral eksikliği ve halsizlik durumlarının temelinde su yetersizliğinin yattığını söyleyen Okşar, "İhtiyacı olan suyu karşılayan kişiler hem orucu daha rahat tutar hem de ertesi gün yaşanabilecek susuzluğu daha kolay tolere eder" şeklinde konuştu.
RAMAZAN’IN GİZLİ TEHLİKESİ: KABIZLIK VE "ÜÇ FAKTÖR"
Diyetisyen Orhan Okşar, programın ilerleyen dakikalarında Ramazan ayında en çok şikâyet edilen konulardan biri olan kabızlık problemine değindi. Kabızlığın tesadüfi bir sorun olmadığını, üç ana faktörün birleşmesiyle ortaya çıktığını vurguladı:
Lif Tüketiminin Azalması: Sebze ve tam tahıllı gıdaların iftar sofralarında geri plana atılması.
Yetersiz Su Tüketimi: Kısıtlı sürede vücudun ihtiyacı olan suyun alınmaması.
Hareketliliğin Azalması: Oruç tutmanın getirdiği durgunluk ve iftar sonrası fiziksel aktivitenin kesilmesi.
Okşar, bu üç faktörün Ramazan ayında genellikle aynı anda görüldüğünü, bu durumun da bağırsak sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti. Sağlıklı bir Ramazan geçirmek için sadece ne yediğimize değil ne kadar hareket ettiğimize ve ne kadar su içtiğimize de odaklanmamız gerektiğini söyleyerek sözlerini tamamladı.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT
