Malatya ve Türkiye’nin geleceği için en önemli projelerden biri olan Su Hasadı projesi ve kuraklık riski hakkında bilgi veren Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek, Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.
İklim değişikliğinin tarıma olan en büyük olumsuz etkisinin kuraklık olduğuna vurgu yapan Fevzi Çiçek, kuraklığın sebebinin de yağış rejimlerinin değişmesi olduğunun altını çizdi.
“BUNU ÖNLEMEK ÇOK ZOR”
Malatya’nın şu an için ciddi bir kuraklık riski ile karşı karşıya olmadığını söyleyen Çiçek, “Kuraklığın birçok türü var, kar yağışlarının olmaması hidrolojik kuraklığın sebepleri. Uzun vadede gerek akarsularımızın gerek yer altı sularımızın, gerekse de yer altı sularını besleyen akiferlerin zayıflamasına sebep oluyor. Çünkü kar yağmadığı zaman bu alanlar beslenmiyor. Sadece bu tür mevsimsel geçiş yağışları kısmi olarak tarımsal kuraklığı önlüyor. Özellikle bu da kıraç alanlarda tarımsal üretim yapan, ekim yapılan, hububat alanlarında sıkıntıyı kısmen ortadan kaldırılıyor. Yalnız biz artık endüstriyel bir tarım yaptığımız için sadece yağmur sularıyla azami ölçüde bir üretim yapma lüksüne sahip değiliz. Her geçen gün artan nüfus karşısında azalan tarım alanları ve iklim değişikliğine bağlı olarak da düşen dekar başına verimler uzun vadede bize risk oluşturuyor. Bunun temeli de kuraklıkla alakalı konular. Şu an için kasım ayı ve içerisinde bulunduğumuz aralık ayı yağış, meteoroloji verilerine baktığımızda aylık bazda tarımsal anlamda çok ciddi bir kuraklık riskiyle karşılaşmıyoruz. Ama kuraklık, iklim değişikliği ve doğal afetler içerisinde en sinsi seyreden doğal afettir. Sonucu uzun vadede ortaya çıkar. İnsan eliyle de bunu önlemek çok zor. Çünkü son yıllarda özellikle bölgemizde sulu tarım bir model uygulanıyor. Kıraç alanlarda dahi artezyenler aracılığı ile sulu tarıma yöneliniyor. Bu da uzun vadede ciddi anlamda üretim planlamasını engellemiş oluyor. Çünkü siz coğrafyayı zorlayamazsınız. Coğrafyanın size sunmuş olduğu imkanlar doğrultusunda bir üretim modeli, bitki deseni oluşturmak zorundasınız” şeklinde konuştu.
“SU OLMAYAN YERDE İNSAN HAYATI OLMAZ”
Mevcut su kaynaklarının korunması için tedbirler alınması gerektiğini belirten Çiçek, “Yer altı suları bütün dünya ülkelerinde stratejik sulardır. En son müdahale edilmesi gereken sulardır, depolarımızdır, ileriye yönelik güvencelerimizdir. Bugün küçük hesaplarla, kısa vadeli programlarla bu suları kullandığımızda uzun vadede obrukların oluşmasına sebebiyet verir. Belki bizim bölgede obruklar oluşmayacak ama yer altı sularının çok ciddi kayıplarına sebebiyet verir. O yüzden de bu yağış metotlarına göre tedbirler almak gerekiyor. Mesela bölgemizde hiç uygulanmayan ‘Su Hasadı’ dediğimiz bir sistem var. Yağmur sularının belirli bölgelerde biriktirilerek bu amaçla kullanılması çok çok önemli. Bu konuda da gerek yerel yönetimlere, gerekse de kamu kurumlarına çok ciddi görevler düşüyor. Sadece akarsulara göletler yapıp bunları tarımsal sulamada kullanmakla yetinilmez. Yine su iletim kanallarının rehabilite edilmesi, günümüz modern tekniklerine göre kayıp kaçağı en düşüğe indirecek şekilde modern edilmesi lazım. Ayrıca bu yağmur sularının da ‘Su Hasadı’ ile tarımsal sulamada verimli kullanılması için tesisler yapılmak zorunda. Örneğin biz şehir merkezlerinde yağmur sularını çok hoyratça harcıyoruz. Bugünden yarına geç kalmama adına bugünden planlamaları yapmak gerekiyor. Çünkü sadece bizim coğrafyada değil, Türkiye genel olarak yarı kurak bir periyoda sahip. Gıda olmayan yerde insan hayatı olmaz. Su olmayan yerde insan hayatı olmaz. O yüzden bugünden bu kaynaklarımızı iyi koruma adına tedbirleri almamız gerekiyor. Öncelikli yatırımlar kapsamına alınması gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
“Bu projenin uygulanacağına inanmak istiyorum”
Son olarak Malatya’da yer altından çıkan suların değerlendirilmesi hakkında bilgi veren Çiçek, “Deprem sonrası yapılaşma ile ilgili kurumlarla görüştüğümüzde yerin altından çıkan suların verimli bir şekilde kullanılması için hazırlık yapıldığı bilgisini aldık, bu iyi bir durum. Özellikle yer altı sularının, şehrin topoğrafik yapısı da dikkate alınarak belli bölgelerde havuzlar oluşturup, biriktirilip tarımsal sulamada kullanılmasıyla ilgili hazırlıklar yapıldığı bilgisini aldık. Bu güzel, sevindirici bir gelişme. Bugüne kadar boşa giden ya da değerlendirilmeyen suların bu vesileyle değerlendirmesi açısından önemli bir gelişme. Umudumuz bu projenin kesintiye uğramaması. Bu projenin uygulanacağına inanmak istiyorum. Yapmadığımız zaman ileride daha büyük felaketlere sebebiyet olacak. Bu sadece su kaynakları açısından değil, tarımsal sulama açısından değil, yerleşim yerlerinin sağlıklı ve güvenilir bir yerleşim mekanı olması açısından da önemli. Barajların doluluk oranlarına bakarsak şu an için çok ciddi bir risk yok. Ama mevcut kaynaklar bitmez, tükenmez kaynaklar değil. Bunlar eğer bir plan dahilinde kullanılmaz ise yarın karşımıza sıkıntı olarak çıkar. Bugün için çok ciddi bir risk gözükmüyor ama Malatya bölgesi için yağışlarımızın yüzde 40’ını ilkbahar döneminde alıyoruz. Sonbaharda çok ciddi yağışlar almıyoruz” açıklamasında bulundu.
muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
