Malatya’nın Hekimhan, Akçadağ, Doğanşehir, Yazıhan, Arguvan ve Darende ilçeleri başta olmak üzere birçok bölgede üreticiler, dolunun ardından bahçelerinde hasat edilecek ürün kalmadığını dile getiriyor. Tarımsal üretimin açık alanda yapıldığını, dolayısıyla doğa olaylarına karşı tamamen savunmasız olduklarını ifade eden çiftçiler, hem ürün kaybı hem de maddi yük nedeniyle ciddi anlamda mağdur durumda.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılıç, yaşanan felaketin boyutlarını şu sözlerle ortaya koydu:
“Tarımı üstü açık bir fabrika gibi düşünürsek; doluya, rüzgâra, dona tamamen açık bir üretim alanındayız. Malatya'nın birçok bölgesinde etkili olan dolu yağışı çiftçiyi perişan etti. Dolu yağdı, dibine döktü. Hekimhan’dan Doğanşehir’e, Arguvan’dan Darende’ye kadar uzanan geniş bir alanda kayısı bahçeleri büyük zarar gördü. Bazı yerlerde ağaçların üstünde sağlam bir tane kayısı kalmadı.”
KILIÇ, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A SESLENDİ
Kılıç, açıklamasının devamında 6 Şubat depremlerinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğünde yapılan konut seferberliğine dikkat çekerek şu çağrıda bulundu:
“Nasıl ki 6 Şubat depremlerinde 11 ilde 124 ilçe, 6 bin köy ve mahalle yıkıldı ve 2 yıl içerisinde 201 bin konut yapıldıysa, şimdi de Malatya çiftçisinin yaraları sarılsın. Sayın Cumhurbaşkanımıza buradan sesleniyoruz: Malatya çiftçisine sahip çıkılsın. Kayısı üreticisine destek verilsin. Zaten pandemi, deprem, kuraklık derken belimizi zor doğrultmuştuk. Şimdi dolu her şeyi altüst etti.”
KAYISI AĞAÇLARI YARALI, ÜRÜN KAYBI KAÇINILMAZ
Kayısı üreticisi Fazlı Baran, doludan sonra ağaçta kalan meyvelerin de hasar gördüğünü belirterek, “Dalında kalanlar da yara aldı. Kalite kaybı var. Bu yara zamanla geçmeyecek. Kayısı büyüdükçe bu yara da büyüyecek. Bu ürün, işçilik maliyetini bile kurtarmaz hale geldi.”dedi.
Basri Köse isimli başka bir üretici ise hem dondan hem de doludan etkilenen kayısıların ekonomik değerinin kalmadığını ifade ederel, “Kayısı büyüdükçe içindeki yara da büyüyor. Ne yazık ki bu bahçeden ürün alma ihtimalimiz yok. Üretici olarak tamamen zarardayız.” sözlerine yer verdi.
“BORÇLAR ERTELENSİN, ÇİFTÇİ RAHATLASIN”
Malatya’da birçok çiftçi, zararlarının telafisi ve borçların ertelenmesi konusunda devlet desteği bekliyor. Üretici Abdulvahap Kıroğlan, devletten taleplerini şöyle dile getirdi:
“Devletimizden tek isteğimiz; borçlarımızın ertelenmesi. Bu yıl mahsul alamadık. Zaten krediyle dönüyoruz, şimdi neyle ödeyeceğiz?”
Nevzat Göçer ise yaşanan tabloyu şu sözlerle özetledi:“Bahçede sağlam meyve kalmadı. İşçilik bile kurtarmaz. Hükümetten beklentimiz borçların ertelenmesi ve zarar gören çiftçiye doğrudan destek verilmesi. Başka yapılacak bir şey yok. Göçer ayrıca, “Dolu yarası olmayan bir tek kayısı bulamazsınız,” diyerek durumun vahametini gözler önüne serdi.
“3 MİLYON LİRA ZARARIM VAR”
Hasan Hüseyin Demirtaş adlı bir başka üretici ise yaşadıkları kaybı rakamlarla anlattı: Demirtaş, “Önce don vurdu, ardından dolu geldi. Sabahın ilk ışıklarına kadar arazideydik ama kurtaramadık. Şu an içinde bulunduğumuz bahçede yaklaşık 3 milyon liralık zarar oluştu.” Sözlerine yer verdi.
TARIMIN GELECEĞİ TEHLİKEDE
Malatya’da yaşanan bu son afet, sadece bir yıllık kaybı değil, bölgedeki tarımın sürdürülebilirliğini de tehdit ediyor. Çiftçiler, yüksek girdi maliyetleri ve art arda yaşanan doğal afetlerle birlikte üretimden kopma noktasına geldiklerini belirtiyor.
muhabir: SİNEM HATUN DAVUT
