Türk ve Filistin bayraklarıyla sokaklara çıkan yüzlerce Malatyalı, Filistin halkıyla dayanışma mesajı vermek için yürüdü. “Özgür Filistin İçin Yürüyoruz” temasıyla Doğa Cadde AVM önünden başlayan yürüyüş, sloganlar ve tekbirler eşliğinde Malatya Park AVM önünde sona erdi. Malatya Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından düzenlenen yürüyüşte Filistin’e özgürlük çağrısı yapılırken, Memur-Sen Malatya Şube Başkanı Hüseyin Söylemez Malatya Kudüs Kardeşlik Platformu adına bir basın açıklaması yaptı.  

Söylemez, bu açıklamayı, yalnızca bir ülkenin yaşadığı acıyı dile getirmek için değil; insanlığın vicdanına yöneltilen büyük bir sorumluluğu hatırlatmak, Gazze’de ve Filistin’de yaşanan zulme karşı ortak vicdanı ve adalet duygusunu diri tutmak ve de en önemlisi ise insanların payına düşeni alması için yaptıklarını söyledi.

“EVLER YIKILDI, HASTANELER BOMBALANDI”

“7 Ekim'den bu yana geçen süreçte dünya, gözü dönmüş bir terör örgütünden farksız hareket eden İsrail rejiminin gerçek yüzüne bir kez daha şahit olmuştur” diyen Söylemez sözlerine şöyle devam etti:

“Her türlü zalimliğin sergilendiği bu vahşet çemberinde üç aykırı tabloya şahit olduk. Bir yandan Batılı güçlerin sınırsız desteğini arkasına alan katil rejimin soykırımı, bir yandan bizlerin-sözde bizden olanların kafa ve tavır karmaşıklığı; diğer yandan Gazze halkının eşsiz direnişi yer almaktadır.' Filistin bizim için geçici bir gündem, bir sosyal medya paylaşımı veya bir haftalık etkinlik olmamalı, sürekli meydanlarda olmalı, anlatmalı, insani yardımı büyütmeli ve de hukukun işletilmesi için baskı kurmalıyız.7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşananlar, insanlık tarihinin en ağır trajedilerinden biri olarak önümüzde duruyor. Evler yıkıldı, hastaneler bombalandı, okullar hedef alındı. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, sağlık çalışanları ve gazeteciler katledildi. Tüm dünyanın gözleri önünde, canlı yayınlarla milyonlarca insan evinden edildi; açlık, susuzluk ve ilaçsızlıkla ölüme mahkûm edildi. Gazze’de yaşananları yalnızca rakamlarla anlatmak mümkün değildir. Orada zikredilen her rakamın bir adı, bir annesi, bir babası, bir çocuğu, bir hikâyesi var. Bir çocuğun yarım kalan oyunu, bir annenin evladına sarılamaması, bir babanın ailesini koruyamamanın acısıdır Gazze.”

İnsanlığın tarihte belki de ilk kez bir soykırımın görüntülerini anbean izlediğini ifade eden Söylemez, bombaların düştüğünü, hastanelerin vurulduğunu, çocukların enkaz altından çıkarıldığını insanların gördüğünü ifade etti.

“BİZ GAZZE’NİN ÇOCUKLARININ YANINDAYIZ”

Buna rağmen uluslararası sistemin yaşanan vahşeti durdurmakta yetersiz kaldığını kaydeden Söylemez, “Hatta bazı devletler İsrail’e siyasi, askeri ve ekonomik destek vermeyi sürdürdü. Bu tablo, yalnızca İsrail’in değil, zulüm karşısında sessiz kalan uluslararası düzenin de ağır bir sınavıdır. Malatya halkı ve Malatya Kudüs Kardeşlik Platformu olarak bu sınavda tarafımızı açıkça ilan ediyoruz: Biz mazlumun yanındayız. Biz Gazze’nin çocuklarının yanındayız. Biz hakkın, adaletin ve insanlığın yanındayız. Gazze’de işlenen suçların cezasız kalmasını kabul etmiyoruz. Katiller sürüsü İsrail’in işlediği suçların üzerinin siyasi hesaplarla örtülmesine razı değiliz. Uluslararası hukuk herkes için varsa İsrail için de olmalıdır. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kim tarafından işlenirse işlensin soruşturulmalı, sorumlular bağımsız ve adil mahkemeler önünde hesap vermelidir” şeklinde konuştu.

“FİLİSTİN YALNIZ DEĞİLDİR”

Adalet çağrılarının devam edeceğini dile getiren Söylemez, “Netanyahu ve savaş suçlarından sorumlu İsrailli yöneticiler, alkışlanacak isimler değil; adalet önünde hesap vermesi gerekenlerdir. Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerine, topraklarına ve hayatlarına yönelik saldırılar sürerken; Gazze’de ateşkesin gölgesinde dahi Filistinliler öldürülmeye devam ederken susmamalıyız. Biliyoruz ki mesele yalnızca Gazze değildir. Mesele, insanlığın zulüm karşısındaki tavrıdır. Mesele, güçlü olanın hukuku belirleyip belirleyemeyeceğidir. Mesele, çocukların milliyetine, dinine, coğrafyasına bakılmaksızın yaşama hakkının savunulup savunulmayacağıdır. Malatya'dan bir kez daha söylüyoruz: Filistin yalnız değildir. Kudüs Kardeşlik Platformu olarak Filistin halkının meşru haklarının ve özgürlük mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz. Kudüs özgür olana, Filistin kendi topraklarında özgürce yaşayabilene kadar adalet çağrımızı sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.

“TARİH, HİÇBİR ZULMÜ SONSUZA KADAR KORUMAZ”

Söylemez, zulüm ne kadar büyük olursa olsun sonsuza kadar sürmeyeceğini bildikleri kaydederek, “İşgal kalıcı değildir. Zulüm kalıcı değildir. Soykırımcı İsrail de adaletten kaçamayacaktır. Bugün dünyanın güçlüleri tarafından korunuyor olabilirler. Fakat tarih, hiçbir zulmü sonsuza kadar korumaz. Dün nice zulüm düzenleri tarihin karanlığına gömüldü; bugün de zulmün sahipleri aynı akıbetten kurtulamayacaktır. Bizim sözümüz nettir: Oradaki ülkenin adı Filistin’dir. Hep vardı ve de hep var olacak, gecekondu yapılar ise yıkılıp gidecekler. Geçici olan işgal ve zulümdür. Kalıcı olan ise Filistin halkının iradesi, toprağı ve haklı davasıdır” dedi.

MUTLU SARIGÜL