Emlak Konut ve TOKİ konutları aidatlarına olan yüzde 25 oranındaki zam tartışılmaya devam ediyor. Aidatlarını düzenli ödemelerine rağmen binalarda temizlik, çevre düzenlemesi ve peyzaj hizmetlerinin yetersiz kaldığını düşünen vatandaşların şikâyetleri gündeme gelirken Tüketici Danışmanı Ali Düzova Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.

Konut aidatlarına yüzde 25 civarında bir zam geldiğini dile getiren Tüketici Danışmanı Ali Düzova, ancak bu zam oranının herkese aynı şekilde uygulanmadığını söyledi.

“KİRACILAR İLE MÜLK SAHİPLERİ BİRLEŞEMİYOR”

“Örneğin, bazı yönetimler kendi aralarında anlaşıp ‘Aylık şu kadar ücret alalım’ diyebiliyor. Bazı büyük sitelerde ve geniş yerleşim alanlarında ise yüzde 25, yüzde 30, hatta daha fazla zam yapılarak aidatlar belirlenebiliyor” diyen Tüketici Danışmanı Ali Düzova sözlerine şöyle devam etti:

“Vatandaşın bu duruma itiraz hakkı var; itiraz edebilir fakat yapabileceği pek bir şey de yok. İtiraz etmek istese süreç mahkemeye kadar gidiyor ve bir sürü problem ortaya çıkıyor. Burada tüketicinin asıl yaşadığı sıkıntı şuradan kaynaklanıyor: Yönetimlerdeki üyeler ve kat sakinleri bir araya gelmiyor, birlik ve beraberlik sağlayamıyorlar. Yönetim; aidatlarla, apartman ya da iş yerinin giderleriyle ilgili bir karar alırken tüketici sürece dâhil olmuyor. Kiracılar ile mülk sahipleri birleşemiyor. Hal böyle olunca yönetim de kendi imkânları dâhilinde masrafları ve giderleri belirleyip uyguluyor.”

“HEPİMİZ BENZER DURUMLARI YAŞIYORUZ”

Herkesin bu sorunu yaşadığını ifade eden Düzova, “Depremzedelerin bulunduğu ve insanların ödeme gücünün zorlandığı yerlerde durum daha da hassas. Konu sadece aidatla da sınırlı kalmıyor; bunun bir de özellikle bu sene daha da artacak olan yakıt masrafları var. Üst üste gelen zamlarla birlikte vatandaşlar yakıtla beraber ciddi miktarlar ödemek zorunda kalacak. Hepimiz benzer durumları yaşıyoruz. 100 dairelik bir siteyi düşünün; bu 100 dairenin bir araya gelmesi neredeyse imkânsız. Bir araya gelinmediği zaman da kapıcı, bahçıvan ve diğer tüm ortak giderlerin ne tuttuğunu kimse net olarak bilmiyor. Tüketici, 40, 80 veya 100 dairelik bir binanın aylık toplam giderinin ne kadar olduğundan habersiz. Yönetim giderleri kaleme alıyor, oylamaya sunuyor; kabul edilince de işlem bitiyor. Tüketici tam olarak ne için ne kadar toplandığını bilemiyor, bütçeyi yönetim tek taraflı belirliyor” diye konuştu.

“ŞİKÂYETÇİ OLAN KİŞİLER SÜREÇTE YALNIZ KALIYOR”

Yönetim ve kat sahiplerinin bir araya gelemediğini belirten Düzova, “Vatandaşların en çok tepki gösterdiği konulardan biri de ödedikleri paraya rağmen binalarda yeterli temizliğin yapılmaması, çevre ve peyzaj düzenlemesinin yetersiz kalması, ağaçların ve çimlerin kuruması. Birkaç duyarlı kişi çıkıp ikaz etse de itiraz eden veya şikâyetçi olan kişiler süreçte yalnız kalıyor. Bir süre sonra onlar da yıpranıp ‘Ne yaparlarsa yapsınlar’ demek zorunda kalıyor. Yönetim de kat sakinlerinin bir araya gelememesinden faydalanarak kendi belirlediği rakamları uyguluyor ve vatandaş da bunu ödemek durumunda kalıyor” açıklamasına yer verdi.

“BUNUN BAŞKA BİR YOLU YOKTUR”

Site sakinlerinin bir araya gelmesi gerektiğini söyleyen Düzova, “Site sakinlerine çağrım şudur: Mutlaka bir araya gelmeliler. Aylık giderlerin tahminen ne kadar tutabileceğini inceleyip belirlemeliler. Eğer yönetim aidatı fahiş veya fazla belirlemişse buna itiraz etmeliler; normal ve makul bir seviyede belirlenmişse ödemeye devam ederler. Bunun başka bir yolu yoktur. Mevcut enflasyon şartlarını ve genel masrafları göz önüne aldığımızda, aidatlara yapılan yüzde 25’lik zammın tek başına çok yüksek bir oran olmadığını düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

MUTLU SARIGÜL