Malatya Sonmanşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünde BUSABAH TV Youtube kanalında yayınlanan Haftanın Nabzı programının bu haftaki konuğu  İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi İnşaat Mühendisi Vehbi Aluçlu oldu. Programda 6 Şubat depremleri sonrası Malatya’daki yapılaşma, zemin çalışmaları ve deprem riski konuları masaya yatırıldı.

Malatya’da deprem gerçeğinin hâlâ yeterince ciddiye alınmadığını, geçmiş depremlerden çıkarılmayan derslerin bugün ağır sonuçlar doğurduğunu vurgulayan İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi İnşaat Mühendisi Vehbi Aluçlu, özellikle denetim, projelendirme ve zemin çalışmalarındaki eksikliklerin, olası büyük bir depremde ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.

“DEPREMDEN ÖNCE HALKIMIZI ÇOK UYARDIK”

Şehir olarak geçmiş depremlerden yeterli derslerin çıkarılmadığını ifade eden İnşaat Mühendisi Vehbi Aluçlu, Sivrice depreminde hasar alan binaların zamanında yıkılmaması veya güçlendirilmemesinin büyük kayıplara yol açtığını söyledi.

Aluçlu,“Biz depremden önce halkımızı çok uyardık. Sivrice depreminde hasar alan yaklaşık 5 bin binanın güçlendirilmesi ya da yıkılması gerekiyordu. Maalesef bunlar yapılmadı.”dedi.

“BETON KALİTESİ C20 SEVİYELERİNDEN C30’A ÇIKTI”

Malatya’da yapılaşma sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aluçlu, son dönemde kat sayısının düşürülmesi ve beton kalitesinin artırılması gibi bazı olumlu adımlar atıldığını belirterek, “Binalarımız az katlı yapılmaya başlandı. Beton kalitesi C20 seviyelerinden C30’a çıktı. Nervürlü demir kullanımı artık zorunlu hale geldi. Bu konularda ders aldığımızı söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

Ancak zemin ve projelendirme süreçlerinde hâlâ ciddi tartışmalar olduğunu dile getiren Aluçlu, çarşı merkezinde uygulanan fore kazık çalışmalarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“4–5 katlı binalar için bu kadar yoğun fore kazık uygulamasına gerçekten ihtiyaç var mı, bunun iyi analiz edilmesi gerekiyor. Zemin iyileştirme ve drenaj çalışmalarıyla daha düşük maliyetle çözüm üretilebilirdi.”

“BİNA SAĞLAMLIĞI PROJEDE BAŞLAR”

Deprem güvenliğinin projelendirme aşamasında başladığını vurgulayan Aluçlu, yanlış proje ve zemin seçimlerinin gelecekte de risk oluşturacağını belirterek, “Projelendirmede hata yapılırsa, ne kadar düzgün uygulama yapılırsa yapılsın binalar büyük depremlerde yıkılmasa bile ağır hasar alabilir” ifadelerini kullandı.

Zemin çalışmalarının titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade eden İnşaat Mühendisi Vehbi Aluçlu, “Zemindeki suyla temasın kesilmesi, drenaj çalışmalarının doğru yapılması binanın depremde ayakta kalmasına ciddi katkı sağlar” şeklinde konuştu.

“7’NİN ÜZERİNDE BİR DEPREM ÜRETME POTANSİYELİNE SAHİP”

Malatya fay hattının uzunluğu ve potansiyeline dikkat çeken Aluçlu, fayın Sürgü’den başlayarak Akçadağ, Doğanşehir, Yazıhan, Arguvan ve Hekimhan üzerinden Tunceli Ovacık fayına kadar uzandığını belirtti. Aluçlu, “Yaklaşık 290 kilometrelik bir faydan söz ediyoruz. Bu fay tek parça kırılırsa 7’nin üzerinde bir deprem üretme potansiyeline sahip. İki parça kırılması durumunda ise 6 ile 6,5 büyüklüğünde depremler yaşanabilir” dedi.

“HAZIRLANAN RAPOR KAMUOYU İLE PAYLAŞILACAK”

Bu fay üzerinde bilimsel çalışmaların sürdüğünü de belirten Aluçlu, yaklaşık 100 kişilik bir uzman ekibin bölgede araştırma yürüttüğünü ve hazırlanan raporun yakında kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

“SİVRİCE DEPREMİNDE BİNALAR YETERİNCE DENETLENMEDİ”

Sivrice depreminde hasar alan binaların yeterince denetlenmediğini ve yaptırımların uygulanmadığını dile getiren Aluçlu, “5 bin civarında binanın yıkılması veya güçlendirilmesi gerekiyordu. Süreler uzatıldı ancak yaptırım uygulanmadı. Bu binaların büyük kısmı daha sonraki depremlerde can kayıplarına neden oldu” dedi.

Hakim Bey Apartmanı örneğini hatırlatan Aluçlu, “Elazığ depreminde hasar alan bu binada gerekli işlemler yapılmadı ve 78 vatandaşımızı kaybettik” diye konuştu.

“BETON DÖKÜLMEDEN ÖNCE DONATILAR KONTROL EDİLMELİ”

Yapı denetim mekanizmasının önemine dikkat çeken Aluçlu, özellikle imalat aşamasındaki kontrollerin sağlıklı yürütülüp yürütülmediğinin sorgulanması gerektiğini belirterek, “Beton dökülmeden önce donatıların kontrol edilmesi gerekiyor. Görevini düzgün yapan firmalar var ancak ihmaller de olabiliyor. Bu da gelecekte ciddi risk oluşturur” ifadelerine yer verdi.

“1999 DEPREMİNDE DÖNÜŞÜM HIZLI YAPILSAYDI KAYIPLAR AZ OLURDU”

Türkiye genelinde de geçmiş depremlerden yeterli derslerin çıkarılmadığını söyleyen Aluçlu, “1999 depreminde yaklaşık 17 bin insanımızı kaybettik. Eğer o dönemde dönüşüm hızlı şekilde yapılsaydı bugün kayıplar çok daha az olabilirdi” dedi.

İnşaat Mühendisi Vehbi Aluçlu, hasarlı binaların statülerinin değiştirilmesinin de risk oluşturacağını belirterek, “Ağır hasarlı binaların daha düşük hasar sınıfına çevrilmesi bir sonraki depremde ilk yıkılacak yapıların oluşmasına neden olabilir” uyarısında bulundu.

Muhabir: TÜRKAN YILDIZ KAYA