Malatya’da sula birlikleriyle ilgili su sıkıntısı devam ediyor. Özellikle tarım temsilcilerinin tepki gösterdiği sulama birlikleriyle ilgili sıkıntıların bu yıl da devam edip etmeyeceği bilinmezken Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç önemli açıklamalarda bulundu. Kılınç, öte yandan Malatya’daki nehirlerle ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı.

Kılınç, sulama birlikleriyle ilgili sıkıntıları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kadar ilettiklerini belirterek, ödenen su bedellerinin devlet desteği kapsamında değerlendirilmesini talep ettiklerini söyledi.

“BU KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİL”

Sulama birliklerinin üreticileri üretimden soğuttuğunu iddia eden Kılınç, “Üretici gerçekten büyük sıkıntı yaşıyor. Devlet Su İşleri gibi kurumlar çiftçiye hizmet etmek için var. Baraj yapar, sulama sağlar. Ancak bazı uygulamalar üreticiyi adeta üretimden uzaklaştırıyor. Örneğin Battalgazi Sulama Birliği’nde üretici gidip ‘yoncam var, beyanname vereceğim’ diyor ama beyanname alınmıyor. Süre geçtikten sonra ise beyanname vermediği gerekçesiyle ceza kesiliyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil” ifadelerini kullandı.

“BARAJLARIN DOLULUK ORANI OLDUKÇA İYİ”

Vahşi ve kapalı sistem sulama arasındaki çarpıklığı da gündeme taşıyan Kılınç, “Baraj doluluk oranları oldukça iyi. Bazı barajlar yüzde 100 dolu. Bu nedenle su açısından bir sıkıntı beklemiyoruz. Ancak sulama birliklerinin mevcut işleyişi üreticiyi zor durumda bırakıyor. Malatya’da yaklaşık 30-40 baraj ve gölet var, ancak her birinin işleyişi farklı. Vahşi sulamada üreticiden daha düşük ücret alınırken, kapalı sistemlerde daha fazla alınıyor. Oysa amaç vahşi sulamayı azaltmaksa, ya bu yöntemden daha fazla ücret alınmalı ya da üretici kapalı sisteme geçirilmelidir” söylemlerine yer verdi.

“ÜRETİM ELBETTE BIRAKILMAMALI”

Malatya’nın nehirleri üzerine baraj yapılmasını öneren Kılınç, “Malatya çok büyük bir tarım potansiyeline sahip. Hem ova hem yayla var, 2 büyük nehir (Tohma ve Kuruçay) bulunuyor. Ayrıca Karakaya Barajı üzerinden gelen Fırat suyu da mevcut. Bu kadar su kaynağına rağmen sulama yapılamıyorsa, burada sorun üreticide değil, yönetimdedir. Tohma ve Kuruçay nehirleri doğrudan Fırat’a akıyor. Ancak bu nehirler üzerinde baraj yok. Oysa bu sular depolanabilse Malatya’daki 2-3 ova rahatlıkla sulanabilir. Bu nedenle bu nehirler üzerine baraj yapılmasını talep ediyoruz. Tarımda maliyetler de ciddi şekilde arttı. Savaşın etkisiyle mazot ve gübre fiyatları yükseldi. Verilen destekler bu artış karşısında yetersiz kalıyor. Bu desteklerin güncellenmesi şart. Üretim elbette bırakılmamalı. Dünyada açlıkla mücadele eden milyonlarca insan varken Türkiye gibi verimli bir ülkede üretimin sürmesi hayati önem taşıyor. Ancak üreticinin değeri bilinmezse, üretim de sürdürülemez. Üretici üretimi bıraktığında, bunun telafisi çok daha ağır olur” açıklamalarında bulundu.

SİNEM HATUN DAVUT