İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Anabilim/Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gezer ve Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek, kentin ekonomisinin bel kemiğini oluşturan Malatya kayısısı üzerine önemli bilgilendirmelerde bulundu. Burada Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (BİLSAM) Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu hakkında bazı değerlendirmelerde bulunan İnönü Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Makine Mühendisliği Bölümü Anabilim/Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gezer, “BİLSAM yıllardır araştırma raporları hazırlayan bir kuruluş. 20. araştırma raporumuzu yayınlamış olduk. Şimdi kayısı ile ilgili hem yurt içinde hem de yurt dışında bir takım kaygılar, bir takım riskler gündeme getiriliyor. Dünya kayısı sektöründe kartların yeniden dağıtıldığı bir dönemden geçiyoruz. Dünyada yeni yeni aktörler ortaya çıkıyor kayısı konusunda ve Türkiye'nin doğal olaraktan Malatya'nın kuru kayısı üretim içerisindeki payı hızla düşmeye başlamış son yıllarda. Bütün bunlar dikkate alındığında kayısı konusunun Malatya'da yeniden bir masaya yatırılması gerekiyor. Malatya Kayısısı’nın yani marka olan bir ürün olduğunu düşünürsek yeniden Malatya'ya masaya yatırılıp bir konuşulması ve bir yol haritası çıkarılması gerekiyor. Yani kayısı üretimini devam ettireceksek bu haliyle devam ettiremeyiz. Yani şu andaki işletme yapısıyla, şu andaki yönetim modeliyle, şu andaki tarım yöntemiyle kayısıyı geleceğe taşımamız zor gibi gözüküyor. Öyle olunca biz de BİLSAM olarak Malatya'da düzenli araştırma raporları hazırlayan bir kuruluş olarak dedik bunu bir masaya yatıralım. Bir konuşalım ilgili uzmanlarla, çevrelerle bir yol haritası çıkaralım diye yola çıktık. 10 kuruluşumuz ve 14 de yazarımızla birlikte, her kurumdan bir iki arkadaşımızla birlikte 3 aylık bir çalışmayla böyle bir rapor ortaya çıkardık. Özellikle ilkbahar geç tonlarına yönelik birtakım yeni bir strateji geliştirmek gereğini ortaya koyduk. Yine bunun yanı sıra Malatya kayısının birtakım biliyorsunuz stratejik unsurları var, Malatya kayısının farklı birtakım özellikleri var. Onların daha da öne çıkarılıp Malatya'nın küresel piyasalardaki marka değerini koruyucu tedbirlerin alınması gerektiğine dikkat çektik. Yine özellikle önemsediğimiz bir şey de biliyorsunuz Malatya kayısı tarımı çok aktörlü bir alan. Yani icra kuruluşları var, başka üreticileri var, üniversiteler var, yerel yönetimler kısmen ilgili. Şimdi çok paydaşlı bir yapılanma ama dikkat ederseniz çözüm konusuna gelindiğinde son sözü söyleyecek bir kurum yoktur Malatya'da. Sorun olduğunda onlarca kişi sorunlardan bahsediyor, sıkıntılardan bahsediyor, yakınıyor meselelerden ama çözüm süreci başlatalım dediğinizde bu işin gündeme alıp taşıyacak, çözüm olarak ortaya çıkacak bir kurum yok. Hal böyle olunca öne çıkardığımız stratejik amaçlardan birisi de kurumsal kapasitenin artırılması ve kurumsal koordinasyonun sağlanması diye bir başlık koyduk. Onu da sağ olsun şehrimizin valisiyle de, sayın valimizle de görüştük. Kendisi de bu konuda duyarlılık gösterdi. Hatta bir talimat da verdi, kurumsal yapılanmanın yeniden başlatılması ile ilgili. Kayısı Araştırma ve Tanıtma Vakfı biliyorsunuz vardı ama 15 yıldır atıl halde duruyor yani çok işlevsel değil. Ama geçtiğimiz günlerde Sayın Valimiz bu konuyla ilgili bir talimat da verdi. O süreç yeniden aktif hale getirilecek. Eğer o aktif hale getirilirse iyi bir üyelik yapısı oluşturulursa, yeni bir yönergeyle biraz da alt çalışma gruplarda oluşturularak bir inisiyatif alınırsa bu sorunlar hızlıca çözülür ve Malatya Kayısı'nın daha iyi bir geleceğe taşıması mümkün olabilir. Eğer bu olmazsa gerçekten sıkıntılar var kayısıda. Mesela Malatya'nın ya da Türkiye'nin kuru kayısı üretimindeki payı bundan 15 yıl önce yüzde 80'lerde 90'lar iken şu anda yüzde 50'ler düzeyine düşmüş durumda. Yani 15 yılda bu kadar keskin bir düşüş ki bunun daha da kötüsü bu düşme trendi devam ediyor. Yani muhtemeldir ki bir şey yapılamazsa bir 10- 15 yıl sonra bu yüzde 30 -35'lere düşecek demektir. O zaman artık isteseniz de toparlamak mümkün olmayacak muhtemelen. Dolayısıyla biz biraz öne alarak ilgili kesimleri bir araya getirdik. Hatta 30- 35 kişiyi de çağırıp ayrıca bir çalıştay da yaptık. İyi bir rapor ortaya çıktı diye düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.
“KISA VADEDE BİR DEĞİŞİKLİK BEKLEMİYORUZ ANCAK…”
Malatya’daki ürün deseninin geleceği hakkında konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek ise, “Genel olarak bir 10 yılda çok çabuk bir ürün desen değişikliği beklemiyoruz. Çünkü ağırlıklı olarak şu an kullanılan tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 40'ı dikili tarım arazisi olması nedeniyle uzun vadede ürün desen değişikliği ancak tek yıllık bitkilerde mümkün. Ancak şunu kabul etmek lazım. İklim faktörleri, iklim değişikliği, doğal kaynaklardaki azalmalar, su kaynakları, üretim maliyetlerindeki artışlar insanları üretimde zorlamaya sebebiyet veriyor. Biliyorsunuz geçenlerde de açıklandı. Artık kırsal alanlarda çiftçilikle uğraşan nüfus yaş ortalaması 58'leri buldu. Dolayısıyla ürün deseni biraz bu parametreler içerisinde değişecek. Ama bizim genel olarak kayısı bahçelerimiz olduğu için kayısılar 30-35 yıllık ekonomi gömüyor olup 40 yıla kadar devam eden. Kısa vadede bir değişiklik beklemiyoruz. Ancak bugünden bunu özellikle üreticilerimizi gelecekte bu ve bu benzer riskleri göz önünde bulunarak bugünden tedbir almaları noktasında uyarmak istiyoruz. Burada nokta şu, Battalgazi bölgelerinde son yıllarda özellikle kayısıdan tasfiye edilen yani kayısı bahçesinden vazgeçilen yerlerde yem bitkileri ekimleri başladı. Biliyorsunuz bölgemizde hayvancılık potansiyelleri artmaya başladı. Ciddi anlamda yem bitkisi ihtiyaçları doğmaya başladı. Mesela bu bir ürün desenine, değişikliğine bir örnekliktir. Yine bazı bölgelerimizde işte şeker pancarından ayçiçeğine kadar Yazıhan bölgesi özellikle bu bölgelerde artmaya başladı. Ama tarımdaki değişim kısa vadede olmadığı için uzun vadeye yayıldığı için bunu hemen böyle 3-5 yılda tespit etmek çok zor. Ancak bugünden bu tedbirleri almak gerekiyor. Her geçen gün verimlilik, karlılık, işçi maliyetleri, girdi maliyetleri, bunun yanı sıra biraz önce Sayın Hocam'ın da bahsettiği gibi pazar şartlarındaki daralmalar, rekabetler sizi mecburen bir yerlere yönlendirmek zorunda. İleride tamamen boşa çıkmama adına bugün de bu tedbirleri almamız gerektiğini her seferinde dile getirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT
