Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünde Busabah TV Youtube kanalında yayınlanan Haftanın Nabzı programının konuğu Bilimsel Araştırmalar ve Stratejik Çalışmalar Merkezi (BİLSAM) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Gezer oldu. Programda Malatya’nın dünya çapında bilinen ürünü kayısının geleceği, sektörde yaşanan sorunlar ve BİLSAM tarafından hazırlanan “Malatya Kayısı Gelecek Stratejileri Raporu” kapsamlı şekilde ele alındı.
Programda konuşan Gezer, Malatya kayısısının sadece bir tarım ürünü olmadığını, aynı zamanda şehrin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

“KAYISI MALATYA’NIN SEMBOLÜ”
Malatya kayısısının hem şehir ekonomisi hem de Türkiye’nin tarımsal ihracatı açısından büyük önem taşıdığını belirten Gezer, son yıllarda yaşanan üretim dalgalanmalarının ciddi kaygı yarattığını ifade etti.
Gezer, “Malatya kayısısı sadece Malatya’nın değil, bölgenin de en önemli tarımsal ürünlerinden biridir. Şehrimizin sembolüdür, markasıdır. Ancak son dönemlerde kayısı üretimiyle ilgili ciddi kaygılar var. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 100 bin ton olan kuru kayısı üretimi bu yıl neredeyse sıfırlandı diyebiliriz. Yaklaşık 400 ton civarında gerçekleşti. Bu rakam neredeyse birkaç üreticinin üretimi kadar düşük bir miktar. Yani birçok bahçenin don olaylarından etkilendiğini gösteriyor” dedi.
Bu durumun üreticiler açısından büyük bir ekonomik kayıp anlamına geldiğini ifade eden Gezer, üretimde yaşanan bu dalgalanmaların sektörün geleceğini de belirsiz hale getirdiğini söyledi.
“KÜRESEL PAZARDA YENİ AKTÖRLER ORTAYA ÇIKIYOR”
Dünya kayısı piyasasında da önemli değişimler yaşandığını dile getiren Gezer, Malatya’nın geleneksel üstünlüğünü koruyabilmesi için yeni stratejilere ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Gezer, “Dünya kayısı piyasasında önemli gelişmeler yaşanıyor. Taze kayısı üretiminde İspanya ciddi bir aktör haline geldi. Kuru kayısı ticaretinde ise İran ve Özbekistan önemli rakipler olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle Orta Asya ülkelerinde kayısı üretimi hızla artıyor. Bu durum küresel pazarda rekabetin giderek arttığını gösteriyor. Açıkçası dünyada kayısı sektöründe kartların yeniden dağıtıldığı bir döneme girmiş bulunuyoruz” diye konuştu.
“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÜRETİMİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR”
Kayısı üretimindeki en büyük risklerden birinin iklim değişikliği olduğunu belirten Gezer, özellikle ilkbahar aylarında yaşanan don olaylarının üretimi ciddi şekilde etkilediğini söyledi.
Gezer, “Eskiden don olayları 5-10 yılda bir yaşanırdı. Ancak artık daha sık ve daha şiddetli yaşanıyor. İlkbahar donları adeta kayısı üretiminin bir parçası haline geldi. Bu durum üretimde büyük dalgalanmalara yol açıyor. Bir yıl yüksek üretim olurken, bir sonraki yıl üretim neredeyse sıfıra düşebiliyor. Bu da üreticinin istikrarlı bir gelir elde etmesini zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı.
İklim değişikliğinin yalnızca don olaylarıyla sınırlı olmadığını belirten Gezer, ani sıcaklık değişimleri ve ekstrem hava olaylarının da üretim üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı.
“BELİRSİZLİKLER ÇAĞINA GİRDİK”
Kayısı sektörünün bugün ciddi bir belirsizlik sürecinden geçtiğini belirten Gezer, bu durumun doğru politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi.
“Bugün kayısı sektöründe bir belirsizlikler çağına girmiş bulunuyoruz. Ya bu süreci sadece izleyip ‘Görelim Mevla neyler’ diyerek kaderine bırakacağız ya da bilinçli ve bilim temelli bir strateji geliştireceğiz. Kayısı sektöründe iklim duyarlı, katma değer odaklı ve bilimsel temellere dayanan bir dönüşüme ihtiyaç var” dedi.
BİLSAM’DAN KAPSAMLI RAPOR
Kayısı sektöründeki sorunlara çözüm üretmek amacıyla BİLSAM tarafından kapsamlı bir araştırma raporu hazırlandığını belirten Gezer, bu çalışmanın Malatya için önemli bir yol haritası sunduğunu ifade etti.
Gezer, “BİLSAM olarak daha önce de Malatya kayısısı ile ilgili çalışmalar yapmıştık. 2009 yılında hazırladığımız raporda da birçok konuyu gündeme getirmiştik. Ancak o günden bugüne kayısının yapısal sorunları konusunda çok fazla ilerleme sağlanamadı. Bu nedenle yeniden kapsamlı bir çalışma yapma ihtiyacı doğdu” dedi.
10 KURUM VE 14 UZMANIN KATKISI
“Malatya Kayısı Gelecek Stratejileri: Riskler, Tehditler ve Fırsatlar” başlıklı raporun geniş katılımlı bir çalışma sonucunda hazırlandığını ifade eden Gezer, çalışmada birçok kurumun katkı sunduğunu belirtti.
Raporda Malatya Valiliği, İnönü Üniversitesi, Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Tarım İl Müdürlüğü, Malatya Ticaret Borsası, Ziraat Mühendisleri Odası, Kayısı Araştırma Enstitüsü, Fırat Kalkınma Ajansı ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu gibi önemli kurumların yer aldığı bildirildi.
Toplam 14 uzmanın katkı sunduğu ve yaklaşık 50 sayfadan oluşan raporda, kayısı sektörünün mevcut durumu, karşı karşıya olduğu riskler, fırsatlar ve çözüm önerileri detaylı şekilde ele alındı.
“EN BÜYÜK SORUN KOORDİNASYON EKSİKLİĞİ”
Gezer, kayısı sektöründe yaşanan en önemli sorunlardan birinin kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliği olduğunu söyledi.
“Kayısı sektörü çok paydaşlı bir yapıdan oluşuyor. Üreticiler, ihracatçılar, üniversiteler, araştırma kurumları ve birçok farklı aktör bu sektörün içinde yer alıyor. Ancak bu paydaşların bir araya gelip ortak kararlar aldığı güçlü bir mekanizma yok. Herkes kendi alanında çalışmalar yapıyor ama ortak bir çözüm platformu oluşmuyor” dedi.
“RAPOR HERKESİN KATKISINA AÇIK”
Hazırlanan raporun kamuoyuna açık olduğunu belirten Gezer, vatandaşların BİLSAM’ın internet sitesi üzerinden raporu ücretsiz olarak indirebileceğini ifade etti. Gezer, “50 sayfalık bir rapor hazırladık. Bir akşamda rahatlıkla okunabilecek bir çalışma. İçerisinde birçok tespit, öneri ve stratejik hedef bulunuyor. Vatandaşlarımız raporu indirip okuyabilir, görüşlerini bizimle paylaşabilir. Gelen öneriler doğrultusunda raporu daha da geliştirme imkânımız olacaktır” diye konuştu.
Muhabir: HANİFE SARI
