Çiçekten meyveye kadar büyük bir risk içerisinde olan Malatya kayısısı, birçok tehlikeye göğüs geriyor. İlkbaharda başta zirai don, dolu, monilya hastalığı gibi risklerle karşı karşıya kalan kayısı, son zamanlarda yükselen Orta Asya tehdidiyle de mücadele ederken, şimdilerde Malatya kayısı ihracatının kapısını başka bir tehlike çaldı. Şimdilerde işçi kriziyle karşı karşıya kalan kayısı fabrikaları, bu krizi nasıl atlatacaklarını düşünürlerken, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

MTB Başkanı Ramazan Özcan, konuşmasına Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) Malatya Ticaret Borası ve Fırat Kalkınma Ajansı, TMO-TOBB ortaklığında birinci Organize Sanayi Bölgesindeki kuru kayısı lisanslı depoda kayısı alımına başladığını söyleyerek başladı. 

“ŞU ANDA DA ALIM FAALİYETLERİ DEVAM EDİYOR”

Üreticilerin 45 gün içerisinde ödemelerinin gerçekleştiğini belirten Özcan, “Lisanslı Depoda sınıflandırılmış laboratuvardan ürün tahlilleri yapıldıktan sonra onay alınıyor ve ürünün satışı gerçekleşiyor. Şu anda da alım faaliyetleri devam ediyor. Bu yılın sonuna kadar da TMO’nun kayısı alım faaliyeti devam edecek. Burada özellikle üretici ürününü mutlaka Toprak Mahsulleri Ofisi'nin de belirlemiş olduğu ürün kabul kriterleriyle sınırlandırıldığı için bazı ürünler ret olabiliyor, bazı ürünler kabul oluyor. Bu yılın sonuna kadar üreticilerimiz açıklanan fiyatların üzerinden ürünleri sınıflandırıcı laboratuvarda kabul gördükten sonra da 45 gün içerisinde ödemeleri gerçekleşiyor” dedi.

“7 BİN 300 TON GİBİ BİR İHRACAT GERÇEKLEŞTİRDİK”

Yeni mahsullerde ihracatın yapıldığını belirten Özcan, “1 Ağustos itibariyle yeni sezon ihracatımız başladı. Ağustos ayında 7 bin 300 ton gibi bir ihracat gerçekleştirdik. Özellikle ağustos ayında 7 bin 300 ton ihracat yapmış olmak çok önemli. Geçen yıl ağustos ayına göre 2 bin ton civarında bir ihracat artışımız söz konusu. Eylül ayının ilk 2 haftasında da 4 bin tonun üzerinde bir ihracat yaptık. Bu ayın sonunda özellikle 9 bin tona yakın bir ihracat bekliyoruz. Yani eylül ayını 9 bin ton ihracatla kapatmayı hedefliyoruz. Bu da önemli çünkü geçen yılın ortalamalarının üzerinde bir ihracat olur. Ortaya koyduğumuz hedef 100 bin ton ihracat, 750 milyon dolar gelir hedefini de yakalamak için canla, başla çalışıyoruz. Yılbaşına kadar 45 bin ton kayısı ihraç etme hedefimiz var. 45 bin tonu bu yılın sonuna kadar yaparsak önümüzdeki 7 aylık sürede de büyük bir ihtimalle 100 bin ton hedefini yakalayacağız” şeklinde konuştu.

“ÇALIŞMAYA MUTLAKA DEVAM ETMEMİZ GEREKİYOR”

İhracata sıkıntı olacak problemi açıklayan Özcan, şunları kaydetti:

“İnsan iş gücü kaybı çok yüksek. Şu anda sektörün en büyük problemi personel. Kimse çalıştıracak işçi bulamıyor. Eğer biz işletmelerimizde yeteri kadar insan işgücü ihtiyacını karşılayamazsak ihracatta da maalesef sıkıntı yaşayacağız. Bu hususta yetkililer, özellikle İŞKUR Bölge Müdürlüğü, kendisine iş için müracaat eden insanları kayısı işletmelerine yönlendirmesi gerekiyor. TYP bu hususta ciddi anlamda bir sıkıntı yaşatmıştı. Ama şimdi TYP sonlandı. Bundan sonra da özellikle İŞKUR, bu alana yönlenmeli. Çünkü ihracatta ciddi anlamda gerileme yaşayabiliriz. Yani iş var ama kayısı işini yapacak personel problemimiz var. Kamuoyuna ve devletin yetkili kurumlarına bir çağrıda bulunmak istiyorum. Kayısı ihracatı şu anda insan iş gücü yokluğunun tehdidi altında. Eğer biz kısa bir sürede ihracatı yapabilecek personel bulamazsak maalesef zor bir döneme gireceğiz. Bundan dolayı bu hususta iş talebi olan herkesi kayısı işletmelerimize davet ediyoruz. Şehrin yetkili kurullarıyla sektörel anlamda bir bütüncül fotoğrafla bu konuda çalışmaya mutlaka devam etmemiz gerekiyor.”

“GEÇEN YILKİ İHRACATTA 20-25 BİN TON GERİLEME YAŞAMIŞTIK”

Kayısıdaki pazar sorununa da değinen Özcan, “Kayısı bir ihracat ürünü olduğu için dünyada meydana gelen bütün gelişmelerden etkilenebiliyor. Kayısı ihracatı Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan, Mısır’daki gelişmelerden, özellikle son zamanlarda Ortadoğu’daki İsrail-Filistin krizi ve ona bağlantılı olan her alanda nasıl etkilendiyse ekonomik krizden de etkileniyor. Dolayısıyla şu anda pazarlarımızı korumak için yoğun bir mücadele var. Orta Asya krizi devam ediyor. Orta Asya’daki kayısı üretimi özellikle Çin ve Rusya pazarlarımızı zayıflatıyor, çünkü oradaki ürün fiyatları çok düşük. Ama kalite anlamında da Malatya kayısısı geri kalan pazarlarda kendisini koruyor. Ancak mutlaka istikrarlı satış politikasında ve işçi problemini de aşarsak istikrarlı bir şekilde de ihracata devam edersek, kayısı pazarlarını yeniden kazanabiliriz. Ama geçen yıl özellikle kayısı fiyatlardaki istikrarsızlık ciddi anlamda bir pazar kaybına sebep oldu. Yani geçen yılki ihracatta 20-25 bin ton gerileme yaşamıştık. Orta Asya krizi ve bizde de mahsulün son 3 yıldır ürün azlığından kaynaklanan istikrarsız fiyat politikaları pazar kayıplarına sebep oldu. Ama bu yıl hedefimiz özellikle kaybettiğimiz 20-25 bin tonluk pazar kaybını telafi etmek” ifadelerini kullandı.

 

MUHABİR: TAHİR ÖZÇELİK