Malatya ekonomisinin bel kemiğini oluşturan kayısıya yönelik Ankara Esnaf Çarşısı Başkanı ve kayısı esnafı Erol Babacan, önemli değerlendirmelerde bulundu.
“DIŞARIDAN KAYISININ GELDİĞİNE İNANMIYORUM”
Açıklamasında öncelikle kayısının depremden ve zirai dondan olumsuz etkilendiğini ifade eden akabinde de kayısı fiyatlarından kısaca bahseden Erol Babacan,
“Malatya'da bir deprem yaşandı, depremden sonra bir kayısı yanması oldu onun yanı sıra büyük zararlar, büyük hesaplar elde olmayan işletmeler ve giden işletmeler oldu. Şu an ise yeni bir sezonun açılması, Malatya'nın beyaza bürünmesi gelinlik giymesi çok harika güzel bir nokta inşallah umutluyuz kayısıdan ama şunu söyleyeceğim, kayısı gerçekten de geçen sene olmamasına rağmen bu sene fiyatların orta seviyede seyretmesi, fiyatların geri çekmesi oldukça ilgi çekmeye başladı. Ama bunu ufak mal yansıttı. İri malda yine fiyatlar aynı seviyede seyrediyor. Misal 80'lik 90'lık deyip bizim kullandığımız kayısılar perakendecilerde şu anki fiyat 750- bin 200 bandında gidiyor. Dışarıda tabii bunlar 2 bin liraya kadar gidiyor. Toptan 600-700 bandında şu anda hiç onda düşüş yok. Ama sarı kayısı derseniz sarı kayısı 300-400 bandında gidiyor. Toptanda şu anda alışlarımız tabii ki işlenip satışta fiyatlarımız biraz farklı. Üzerine basa basa dışarıdan kayısı geliyor diyorlar, ben buna inanmıyorum açıkçası. Çok fazla bir kayısı gelmedi. Dışarıda gelen sadece İran tarafından, İran bölgesinden gelen sadece kabuk var. Bizim hoşaflık dediğimiz sarı kabuk isimli veya doğal olanı. Bir onlar geliyor. Normal kayısının geldiğini ben şu ana kadar görmedim de yemedim açıkçası yalan söylemenin bir anlamı yok burada. Ama doğrusunu konuşmak gerekirse de kayısı fiyatlarımız gerçekten de normal seyrinde seyrediyor. Hafif bir düşme sarı kayısımız da var”
ifadelerine yer verdi.

“KAYISIDAN BU SENE MALATYALILAR GERÇEKTEN İSTENİLEN ŞEYİ ALACAK”
Hem kayısı hem de Malatya adına bu sene umutlu olduklarını ifade eden Erol Babacan,
“Çiçeklerimizde bu şekilde giderse gerçekten de Malatya çok iyi bir duruma gelecek. Kayısımız çok iyi olacak. İnşallah don olmaz. Dolu vurmaz. Herhangi bir afet söz konusu olmazsa kayısıdan bu sene Malatyalılar gerçekten istenilen şeyi alacaklar. Toparlanmaya başlayacaklar. Ama bu süreç zarfı içerisinde kayısıcı esnaflarıma Allah sabır versin diyorum”
şeklinde konuştu.

“KAYISI OLMAZSA MALATYA OLMAZ”
Sektörel sıkıntılara değinerek hem kayısı çiftçisine hem de kayısı esnafına destek verilmesi gerektiğini söyleyen Erol Babacan son olarak şöyle konuştu:
“Ramazan dolayısıyla gerçekten iş olmadı, kayısı satışlarımız resmen durdu, talep hiç olmadı. Talebimiz olmamasının yanı sıra pek nadir esnaf kardeşlerimiz burada iş yapabildi. Aldıkları ürünün, toptan aldıkları ürünün paralarını belki ödeyemeyecek durumdalar, onu da dile getiriyorum. Zaten başımızda bir dert var biliyorsunuz kayısıdan dolayı çoğu kayısı esnafımız KOSGEB'ten para kullandı ve onu ödeyecek durumda değil. Ellerinde mal var, satamıyorlar. Sıkıntı büyüdükçe büyüdü, bilmiyoruz ne yapacağız. Ama kayısımız şu an potansiyel olarak Malatya'da var, yok değil. Şu an kayısımız stokta da var. İnşallah da bu şekilde devam eder, esnafımız da kaybetmez, çiftçimiz de kaybetmez. Biraz da desteklerin artmasını istiyorum. Özellikle çiftçiye biraz daha destek olunursa çiftçi biraz daha ayakta kalacak. Onun yanı sıra çiftçi belgesi denen bir sistemimiz var. O çiftçi belgesine bakılmaksızın, gerçekten bütün kooperatiflerin, yani devlet büyüklerimizin bizim yanımızda olup, çiftçilerin yanında olup, esnafın yanında olup kayısıyı bir hareketlendirmesi lazım. Kayısı olmazsa Malatya olmaz. Kayısı esnafı olmazsa gerçekten Malatya esnafı da olmaz, bunu bilelim. Sen bize, kayısı esnafına destek vereceksin, çiftçiye destek vereceksin ki belli bir seviyeye gelip kendimizi toparlayalım. Kayısıyı belli bir seviyeden düşürmeyelim. Misal kayısı Malatya'nınsa Malatya'da kalsın. Niye Baskil’inki olsun, niye başkasınınki olsun, niye İran'ınki olsun? Niye başka bir ülkeninki olsun? Kayısı Malatya'nın kayısısı, patentli kayısımız buna çok iyi sahip çıkmamız lazım.”

MUHABİR: HANİFE SARI
