BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan Haberin Merkezi programına katılan Türkiye Escrima Kali Federasyon Başkanı 8. Grand Master Mustafa Günaydın, dövüş sanatı escrima kali hakkında samimi açıklamalar yaptı.

Spora güreşle başladığını belirten Günaydın, tekvandodan escrima kaliye uzanan yolculuğunu ve neden Türkiye’de kalmayı tercih ettiğini samimi ifadelerle anlattı. Günaydın, “Ben 1976 yılında spora güreşle başladım. 78 yılında Tekvandoya geçtim. 78'den 94'e kadar tekvando antrenörlüğü, hakemliği yaptım. Birçok sporcu yetiştirdim. 94'ten sonra escrima ile tanıştım. Almanya'daki bir hocam vasıtasıyla tanıştım. 94 yılından beri de escrima kali yapıyorum ve bunun için de dünyadaki birçok ülkeye gidip çalışmalar yaptım. Şu anda dünyada zirveye ulaştım. Bir Türk olarak şu an dünyada United World Serrada Escrima Federation'da başkan yardımcısıyım” sözlerine yer verdi.

ESCRİMA KALİ NASIL BİR SPOR DALI?

Escrima kalinin nasıl bir spor olduğunu anlatan Mustafa Günaydın, “Bu spor dalı Filipin kökenli bir dövüş sanatı. Bu, sokaktaki kavgalarda can pazarı. Bu escrima kali hayattaki gerçek kavgada kendini nasıl koruyabilirsin veya daha az zarar görerek nasıl karşı etkisiz hale getirebilirsin, bunun üzerine yoğunlaşmış bir dövüş sanatı. Bunda yaklaşık üç bölüm var. Biri boş elle yapılan herhangi bir saldırıya karşı savunma. Karşı yumruk gelebilir, işte tekme gelebilir; Ona karşı savunma. İkincisi bıçağa karşı savunma. Bıçağa karşı savunmada da karşıda bıçak var sizde bıçak yok. Sokakta birisi saldırır size bıçakla, sizde bıçak yok. Ona karşı ne yapabilirsiniz? Diğer bölümü karşıda bıçak var. Siz de bir bıçak buldunuz veya eliniz herhangi bir nesne buldunuz. Ona karşı nasıl kendinizi savunursunuz? Üçüncü bölümü sopalı saldırıda karşı sopa var. Size sopa yok. Bir size saldırdı. Daha zarar görerek nasıl karşıdaki hale getirirsiniz? Onun diğer bölümü de karşısında sopa var. Size sopa var. O anda ne yapabilirsin? Kendini nasıl korursun? Onun üzerine yoğunlaşan bir dövüş sanatıdır.

“TEKVANDO BENİ TATMİN ETMEDİ”

Tekvandodan sonra neden farklı bir arayışa girdiği sorusunu da yanıtlayan Günaydın, “Şimdi ben yıllarca tekvando çalıştım ama doğrusu beni tatmin etmedi. Benim beklentim çok farklıydı. Sokakta, kavgalarda orada en etkin hangi dövüş sanatı olabilir diye araştırma yapmıştım. Escrima kaliyi gördüm ve o günden sonra da dünyadaki en iyi hocaları bularak çalıştım. Ve 94 yılında buna başladığımda ben dedim ki hedefim yukarıya, zirveye çıkmak. Çoğu güldü, dedi ki tamam dedi sen Türkiye'desin, Avrupa'dakiler bile istediği seviyeye çıkamayacak, sen ne yapacaksın? Dedim benim hedefim zirve, ama nasıl çıkarım, ne yaparım bilemem, çalışacağım dedim. Yıllardan beri emek verdim. Allah'a hamd olsun. Çok şükür istediğim seviyeye geldim” sözlerini aktardı.

“BEN BİR TÜRKÜM VE TÜRKİYE'DE KALIP TÜRKİYE HİZMET ETMEK İSTEDİM”

“Ben şu anda isteseydim United World Serrada Eskrima Federation’da başkan olacaktım. Bana başkanlık teklif edildi. Fakat başkan olursan Amerika'da yerleşmem gerekiyordu. Yani Amerika'da kalmam gerekiyordu. Ben ülkemde kalmak istedi” diyen katılan Türkiye Escrima Kali Federasyon Başkanı 8. Grand Master Mustafa Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok da para da kazanırdım ama ben bir Türküm ve Türkiye'de kalıp Türkiye hizmet etmek istedim. Çünkü çok emek verdim, belli seviyeye geldim. Bundan sonra ülkemi hizmet etmek istiyorum. Onun için burada kaldım. Ama bu yurt dışındaki çalışmalarımı sonlandırmak veya bitirmek değil. Ben sürekli Amerika'ya gidiyorum, oradaki çalışmalara katılıyorum. Yurt dışındaki Avrupa'da bir şekilde çalışmalara katılıyorum. Şu anda dünya federasyonumuza bağlı 50 tane ülke var. Ve dünyanın her tarafından, tüm kıtasından 50 tane ülke var, onların eğitiminden sorumlu federasyon başkan yardımcısıyım. Onlara videolar gönderiyorum, eğitimlerini kontrol ediyorum. Onların terfileri bana bağlı.”

““BANA MALATYA SEVDALISI DERLER”

“Neden Malatya?” sorusuna da cevap veren Mustafa Günaydın, “Bana Malatya sevdalısı derler. Malatya'yı çok seviyorum. Depremde bile Lüksemburg'tan aradılar. Amerika'da Dünya Federasyonu Başkanı dedi ki gel buraya yerleş. Ben dedim Malatya yıkılmış olsa bile ben dedim tekrar sıfırdan başlayıp her şeyimi kuracağım dedin. Depremde Bostanbaşı’ndaki evim yıkıldı, Doğanşehir’deki ev yıkıldı, spor salonu yıkıldı ama pes etmedim. Allah'a çok şükür ev yapıldı, Çöşnük’e çok lüks bir salon açtım, 600 metrekare civarında. Dedim ki pes etmeyeceğim. Malatya'ya terk etmeyeceğim dedim. Çayı koyup her şeye yeniden başlayacağım dedim. Gerçekten öyle oldu. Şu anda Allah hamd olsun. Güzel spor sonunda açtım. Yani her şey daha da iyi olacak inşallah. Malatya'dan ayrılmam yani” şeklinde konuştu.

Muhabir: TÜRKAN YILDIZ KAYA