Doğu Anadolu’nun dört bir yanında yer alan höyükler ve antik kentler, ziyaretçilerine adeta bir açık hava müzesi sunuyor. Erzincan’daki Altıntepe, Urartu ve Bizans dönemlerinden kalma tapınak, sur ve mezar yapılarıyla öne çıkarken; Ağrı’da Anzavurtepe ve Giriktepe Höyükleri Urartu krallarının yaptırdığı kale ve tapınak kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Elazığ’daki Harput Antik Kenti, UNESCO Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor ve “Süt Kalesi” olarak bilinen Harput Kalesi’yle ziyaretçilerini büyülüyor.

Kars’ta, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Ani Antik Kenti, “Binbir Kilise Şehri” unvanıyla Anadolu’nun çok kültürlü geçmişine ışık tutuyor. Malatya’daki Arslantepe Höyüğü, 7 bin yıllık geçmişiyle dünyanın en eski devlet sistemlerinden birine ev sahipliği yapmış önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Muş’taki Kayalıdere Antik Kenti, Urartu Kralı II. Sarduri döneminden kalma kale ve kaya mezarlarıyla bilinirken, Van’daki Tuşpa ise Urartuların başkenti olarak bölgenin en önemli tarihi miraslarından biri kabul ediliyor.

Urartu ve Bizans dönemlerinden Osmanlı’ya kadar pek çok uygarlığın izini taşıyan bu antik kentler, yalnızca arkeoloji meraklıları için değil, tarih ve kültür turizmine ilgi duyan herkes için eşsiz birer durak niteliği taşıyor. (İHA)