Her alanda olduğu gibi sağlık alanında da karşımıza çıkan ve zaman zaman ülke gündemine bomba gibi düşen olayların yaşandığı sağlıkta şiddet konusuna yönelik Malatya Eczacı Odası Başkanı Ebru Sönmez önemli açıklamalarda bulundu.

“SAĞLIKTA ŞİDDETLE ALAKALI CİDDİ YAPTIRIMLAR VE CEZALAR UYGULANMASI LAZIM”

Yaptığı değerlendirmede Ebru Sönmez, “Sağlıkta şiddetle alakalı hukuki anlamda ciddi yaptırımlar yok. Maalesef ki bir hasta ya da hasta yakını eczanede ya da hastanede sıkıntı çıkardığında darp ettiğinde sadece ifadesi alınıp maalesef tekrar sokağa salınıyor. Bunlarla alakalı ciddi yaptırımlar olmadığı sürece biz bunlara maruz kalmaya devam edeceğiz. Çünkü bizlere başvuran insanlar zaten hasta insanlar. Yani sizden tedavi almak için geliyorlar. Tedavileri aksadığında ya da biz bir ilaca yok dediğimizde zaten ajite olan hasta daha çok ajite durumuna gelip o sıkıntısını sizden çıkarmaya çalışıyor. O stresini stresiyle size patlıyor. Karşısında kim varsa ona patlıyor. Biliyorsunuz ki deprem geçirdik. Deprem bölgesi olduğumuz için de psikolojimiz biraz daha diğer bölgelere nazaran kötü durumda. Onun için de insanlar patlayacak yer arıyorlar. İnsanlar bu sıkıntılarına sebep, bahane arıyorlar. Onun için de maalesef en yakında kim varsa ona patlıyorlar. Doktorlarımızda, hemşirelerimizde, eczacılarımızda gerçekten bu durumdan çok muzdaripler. Bununla alakalı ciddi yaptırımlar olması gerekiyor. Çünkü bizler 7/24, sağlık sistemini aktarma aksatmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Pandemi döneminde olsun, deprem döneminde olsun asla hizmet aksamadı. Bunun ödülü olarak da bu şiddete maruz kalmamalıyız. Bu konuda devletimizin kesinlikle adalet sistemini güncellemesi lazım. Sağlıkta şiddetle alakalı ciddi yaptırımlar ve cezalar uygulanması lazım. İnsanlar tedavi gördükleri, tedaviyi satın aldıkları yerlere minnet duymaları gerekirken maalesef ki şiddet boyutuna varan durumlar söz konusu” ifadelerine yer verdi.

“İLAÇ YOKLUKLARINDA VE NÖBETLERDE DAHA ÇOK KARŞILAŞILIYOR”

En büyük sıkıntıyı ilaç yokluklarında yaşandıklarını söyleyen Ebru Sönmez, “Özellikle bizim en sıkıntı yaşadığımız nokta ilaç yokluklarının olduğu zamanlarda hasta ilaca ulaşamadığında tek sorumlusunun eczacı olduğunu düşünüp bu konuda maalesef ki hem sözlü hem de fiziksel şiddete varan durumlar söz konusu olabiliyor. Özellikle nöbetlerimizde çok sıkıntı yaşıyoruz. Çünkü nöbetler zaten yoğun oluyor. Nöbet sırasında da hastanın ilaca erişimi eğer ki uzun bir süre bekledikten sonra ilaca yok denildiğinde hastanın o stresini siz düşünün, patlanıldığı nokta maalesef oluyor. Ama orada kesinlikle ne eczacımızın ne de eczacı teknisyenimizin hiçbir hatası yok. Eczacımız zaten nöbet tutma sebebi tamamıyla hizmet vermek için. Hem de sonuçta tek gelir kapısı var eczanesi, bu yüzden eczanesinin işlemesini ister aslında eczacı. İlaç satmak ister o eczacı. Ama elinde olmaya olmadığı bir durum olduğunda da hastaya o ilacı verme şansı yok. Bunda da gerçekten en masum kişiler gerçekten eczacılar. Çünkü dediğim gibi bizim ilacı satmama gibi bir durumumuz söz konusu olamaz. Hem vicdani sorumluluğumuz ettiğimiz yemin gereğince hem de zaten bizim orada durma sebebimiz ilaç satmak, ondan maddi bir gelir elde etmektir. Bununla alakalı da hastalarımızın biraz daha sabırlı, biraz daha sakin olmaları, anlayışla karşılamaları gerektiğini düşünüyoruz. Varsa sorumlusu tamamıyla yanlış ilaç politikasıdır. Biz bunu her zaman söylüyoruz, senede bir defa zam gelinmesiyle bu sistem asla düzelmeyecektir. Onun için 3-4 ayda bir kur güncellemesi yapılmak zorunluluktur. Bununla alakalı yakın zamanda bir zam oldu. Bir kur güncellemesi yapıldı ama çok cüzi bir orandı. Biliyorsunuz ki yüzde 17 oranında geldi. Ama bu hiçbir yaraya merhem olmadı. Yakın bir zamanda tekrar bir kur güncellemesi yapılacak. Ama benim ve eczacılık tabanındaki herkesin istediği artık bir rutine binmesi 3-4 ayda bir kur güncellemesi yapılarak kalıcı çözümler oluşturulması, geçici çözümlerden ziyade kalıcı çözümler oluşturulması. Ondan sonra ilaç hukuklarıyla alakalı çok sıkıntı yaşayabileceğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Muhabir: HANİFE SARI