Malatya Tarım Platformu ve Malatya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı İhsan Akın küçükbaş hayvancılıkta yaşanan sıkıntılara, bu kapsamda yaylacılık faaliyeti yürüten yetiştiricilerin talep ve sorunlarına yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

“ÇÖPLERİN ORTALIĞA ATILMAMASI ADINA BİR ÇALIŞMA YAPILMASI LAZIM”

Öncelikle etrafa atılan çöplerin hayvanlara zarar verdiğine vurgu yapan ve bu doğrultuda bir takım önlemlerin alınması gerektiğine işaret eden Başkan Akın konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bütün kaymakamlıklara, ilgililere, yereldeki belediyelere oradaki kurum ve kuruluş temsilcilerine şunu söyledim. Geleceğimizi yok ediyoruz. Kırsalda yapılan deprem konutlarının etrafı çöp yuvasına dönmüş. Orada çalışan insanlara mıntıka temizliği yaptırın, çöp bidonunu koyun oraya, orada kalsın, toplasınlar. Bunları defalarca uyarmama rağmen herhangi bir çalışma yapılmadı. Özellikle yetkililerden şunu istiyoruz. Burada gerekli çalışmalar yapıldığı zaman en azından geleceğimizi yok etmeyiz, meralarımız daha güvende olur. Hayvanlar o atıkları yiyince orada bir bakıyorsunuz sıkıntı oluyor, hayvanlar rahatsızlanıyor. Bir bakıyorsunuz hayvan telef oluyor. Yani hem doğaya hem hayvana hem de her yere bu çöplerin zararı var. Bunların atılmasını önlemek lazım. Deprem konutlarının bulunduğu yerlerde, inşaatlarda çöplerin ortalığa atılmaması adına kesinlikle bir çalışma yapılması lazım. Ben bunu gerekirse bakanlığa da taşıyacağım. İnşallah o problemi çözmeye çalışacağız” ifadelerine yer verdi.

“KIRSALDA ÜRETİM YAPILMAZSA MERKEZDE BETONLARIN ARASINDA ÜRETİM HİÇ YAPAMAZSINIZ”

Yayla hayatının zor olduğunu, şartların bu doğrultuda daha da fazla zorlaştırılmaması gerektiğine dikkat çeken Başkan Akın, “Burada bu işi yapmak gerçekten zor. Meziyetli, sıkıntılı bir iş. Neden? Şimdi hangi yüzyılda yaşıyoruz, şuraya bakın, elektrik direği tam kapısının önünde ama insanlar elektrik alamıyor. Israrla 5 tane abone getir diyorlar yönetmelikten, tebliğden, yayınlanan şeylerden dolayı. Ama bazı yerlerde mazeretleri iyi dile getirmek lazım. Burada bu insanlar üretim yapıyor. Birçok kişi burada üretim yapmaya çalışıyor. Geliyor yer bulmaya çalışıyor. Bakıyorsunuz imkanlar olmadığı zaman insanlar tekrar dönüyor, bundan vazgeçiyor. O yüzden kırsala daha fazla önem verilmesi, buradaki sorunların, sıkıntıların, problemlerin giderilmesi lazım. Bunun giderilmesi için de ilgili kurum ve kuruluşların buraya biraz daha tolerans sağlaması, pozitif ayrımcılık yapması lazım. Çünkü kırsalda üretim yapılmazsa merkezde betonların arasında üretim hiç yapamazsınız. Mecbur buralarda yapılacak. O yüzden buralara biraz daha önem verilmesini istiyoruz. Buradaki problemlerin, sıkıntıların da çözülmesini yetkililerden bekliyoruz, takip ediyoruz” diye konuştu.

“YETİŞTİRİCİLERİMİZ, HEM BEKÇİLİK YAPIYOR HEM DE BACASIZ FABRİKA GİBİ ÇALIŞIYOR”

Devlet tarafından yetiştiricilere yönelik yapılan destekler hakkında da konuşan Başkan Akın, “Bakanlığımızın, Cumhurbaşkanlığımızın çok önemli destekleri var. Ama bu desteklerin dışında yerel yöneticilerin de destek vermesi, ilgili kurum ve kuruluşların da destek vermesi, empati duyması, yetiştiricilere biraz daha ayrımcılık yapmasını bekliyoruz. Çünkü kırsalda üretim yapan yetiştiricilerimiz, yaylalarımızda hem ücretsiz bekçilik yapıyor hem de bacasız fabrika gibi çalışıyor. Bunlara bu kurum ve kuruluşların da daha fazla ilgi göstermesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

“DESTEKLERİN BİRAZ DAHA ARTARAK DEVAM ETMESİNİ BEKLİYORUZ”

Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde asıl giderlerin yayla dönüşü olduğunu aktaran Başkan Akın, desteklerin artırılmasına yönelik yaptığı açıklamada şu cümlelere yer verdi: “Yaylalarda en fazla maliyet çoban ve giderlere harcanıyor. Giderler nedir, çobanın ihtiyaçlarıyla ilgili olan şeyler, ailenin ihtiyaçlarıyla ilgili olan şeyler. Onun dışında buradan indikleri zamanda artık hayvanlara yem yedirmeye başlıyorlar, samandır, yemdir, yoncadır, yulaftır, korungadır. Asıl giderler burada başlıyor. O 4-5 aylık süreç kışın başlıyor. O süreç içerisinde tabii ki para kazanıyorlar ama çok zor bir iş. Meziyetli bir iş. Ama emek de vermeden biliyorsunuz yemek yiyemiyorsunuz. Mecburen emek vermeniz gerekiyor. Tabii ki maliyeti var. Bu maliyetlerle ilgili de devletimizin, bakanlığımızın ekstradan destekleri var. Bunları da inşallah önümüzdeki süreçte talep ettik. Yetiştiricilerimiz, üreticilerimiz, gerek kredi anlamında gerekse yem kredisiyle ilgili, desteklerle ilgili, kuzu desteği ile ilgili, bayan yetiştiriciye yönelik, gençlere yönelik bu desteklerin biraz daha artarak devam etmesini bekliyoruz.”

Muhabir: HANİFE SARI