Halk arasında özellikle böbrek ve idrar yollarıyla ilgili rahatsızlıklarda kullanılan altın otu, kuruduktan sonra bile sarı rengini uzun süre korumasıyla “ölmez çiçek” olarak anılıyor. Çay şeklinde de tüketilen bitki, geleneksel kullanımıyla dikkat çekerken Aktar Abdullah Yakar, altın otuyla ilgili önemli bilgiler verdi.

Altın otunun halk arasında özellikle böbrek ve idrar yollarıyla ilgili rahatsızlıklarda kullanılan, kendine özgü görünümü ve sarı çiçekleriyle dikkat çeken bitkiler arasında yer aldığını dile getiren Aktar Abdullah Yakar, geleneksel bitkisel uygulamalarda uzun yıllardır kendisine yer bulan altın otunun hem süs bitkisi olarak hem de çay şeklinde tüketilmesiyle bilindiğini söyledi.

“DEKORATİF AMAÇLARLA DA TERCİH EDİLİR”

“Altın otun kuruduktan sonra bile rengini ve görünümünü uzun süre koruyabilmesi ise bitkiye ayrı bir özellik kazandırıyor” diyen Yakar, “Bu nedenle halk arasında ‘ölmez çiçek’ adıyla da anılır. Bu özelliği sayesinde yalnızca geleneksel bitkisel kullanımlarda değil, dekoratif amaçlarla da tercih edilir. Kurutularak vazolarda saklanan veya çeşitli süslemelerde kullanılan bu bitki, uzun süre canlı görünümünü korumasıyla bilinir. Bitkinin bu dayanıklı yapısı, halk arasında ‘ölmez çiçek’ olarak isimlendirilmesinin temel nedenleri arasında gösterilir” şeklinde konuştu.

“PROSTAT İLTİHABI GİBİ RAHATSIZLIKLARDA DA KULLANILIR”

Altın otunun üriner sistem hastalıklarda tercih edildiğini belirten Yakar, “Altın otu genellikle böbrek ve idrar yollarıyla ilgili sorunlarda kullanılan bir bitkidir. Örneğin böbrek taşı ve idrar yollarındaki çeşitli rahatsızlıklar için tercih edilebilir. Ayrıca güçlü antibiyotik özelliklere sahip olduğu da ifade edilmektedir. Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olduğu da söylenmektedir. Böbrek ve idrar yollarıyla ilgili sorunların yanı sıra prostat iltihabı gibi rahatsızlıklarda da kullanılabildiği ifade edilmektedir. Kısacası, böbrek ve idrar yollarıyla ilgili çeşitli sorunlarda tercih edilen bitkilerden biridir” ifadelerini kullandı.

“SICAK SU İÇERİSİNDE DEMLENMESİ TERCİH EDİLİR”

Altın otunun nasıl hazırlandığını da anlatan Yakar şunları kaydetti:

“Altın otunun en yaygın kullanım şekillerinden biri çay olarak hazırlanması. Geleneksel uygulamalarda bitkinin kurutulmuş çiçekleri kullanılır. Hazırlanışı sırasında bitkinin doğrudan uzun süre kaynatılması yerine sıcak su içerisinde demlenmesi tercih edilir. Çay hazırlamak için genel olarak şu yöntem uygulanır: Öncelikle bir fincan veya su bardağına uygun miktarda kurutulmuş altın otu konuluyor. Ardından üzerine sıcak su eklenir ve bitkinin bir süre demlenmesi beklenir. Demlenme işlemi tamamlandıktan sonra çay süzülerek tüketilebilir. İçeceğin aşırı sıcak tüketilmemesi için bir süre ılıması beklenmesi gerekiyor. Ancak hazırlanacak çayın miktarı ve tüketim sıklığı konusunda herkes için geçerli, bilimsel olarak belirlenmiş standart bir ölçü bulunmuyor. Bitkinin türü, ürünün içeriği ve kişinin sağlık durumu dikkate alınmalı. Bu nedenle düzenli tüketim alışkanlığı edinmeden önce uzman görüşü alınması daha güvenli bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.”

“TADI ACIMSI VEYA KESKİN BULUNABİLİR”

Altın otu çayının tadı acımsı olduğu için içerisine limon veya bal konulmasını tavsiye eden Yakar, “Altın otu çayının tadı, bitkinin türüne ve hazırlanma biçimine bağlı olarak bazı kişiler tarafından acımsı veya keskin bulunabilir. Bu nedenle çayın tadını yumuşatmak isteyenler, içeceğe az miktarda bal eklemeyi veya birkaç damla limon sıkmayı tercih etmesi tüketilmesi açısından daha iyi olur. Çünkü limon, çayın aromasını değiştirirken bal da tatlılık kazandırır. Bununla birlikte limon veya bal eklenmesi, bitkinin tedavi edici etkisini artırdığı anlamına gelmez. Özellikle şeker tüketimine dikkat etmesi gereken kişilerin bal kullanımı konusunda temkinli olması gerekir. Bitkisel çayların hazırlanmasında kullanılan suyun temiz olması, bitkinin güvenilir bir kaynaktan temin edilmesi ve ürünün uygun koşullarda saklanması da önem taşıyor” diye konuştu.

NE ZAMAN TÜKETİLMELİ?

Altın otu çayının kullanımıyla ilgili dikkat çeken uyarıda bulunan Yakar, “Bitkisel çayların yemeklerden önce ya da sonra tüketilmesi konusunda farklı geleneksel uygulamalar bulunur. Bazı kişiler çayı yemek öncesinde, bazıları ise yemeklerden belirli bir süre sonra içmeyi tercih edebilir. Ancak altın otunun tüketim zamanı belirlenirken kişinin mide hassasiyeti, kullandığı ilaçlar ve mevcut sağlık sorunları göz önünde bulundurması gerekiyor. Bitkisel çayların doğal olması, her koşulda güvenli oldukları anlamına gelmez. Özellikle düzenli ilaç kullananların veya kronik hastalığı bulunanların altın otunu gelişigüzel tüketmemesi gerekiyor” açıklamasına yer verdi.

SİNEM HATUN DAVUT