Malatya 6 Şubat 2023 depremleriyle sarsılırken, felaketin en ağır yükünü omuzlayanlardan biri de Malatya Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanlığı’nda görevli gassal Hülya Balta oldu. Balta, depremin ilk anından itibaren yaşadıklarını ve mezarlıkta geçen o zorlu günleri Malatya Sonmanşet gazetesine anlattı.
“EV GİDİYOR, GELİYOR SANDIK”
Depreme evinde yakalandığını belirten Hülya Balta, o anları anlatarak, “O gün büyük bir sarsıntıyla uyandık. Hemen çocuklara seslendim, ‘Çocuklar çabuk, deprem oluyor’ dedim. Ev gidiyor, geliyor. Düşe kalka zor çıktık dışarıya. Bakıyorum ağaçlar yerlere yatıyor, kalkıyor. Evler sallanıyor. O an sadece Malatya’da deprem olduğunu düşündüm. 11 ilde birden olduğunu hiç tahmin edemedim. İçeri girmeye korkuyorduk. Telefonlar geliyor, ‘Çevre yolunda büyük yıkım var’ diyorlar. Feryatlar, figanlar… Enkaz altındakiler bağırıyor” ifadelerine yer verdi.
“BU BİR KIYAMET SAHNESİYDİ”
Annesine ulaşmak için yola çıktıklarında yolların kilitlendiğini söyleyen Gassal Balta, “Trafik kilitliydi. Her yer araç dolu. Kıyamet kopmuştu adeta” diyen Balta, sabaha karşı görev çağrısı aldığını söyledi.
Balta, yaşadığı ulaşım zorluğunu ise şu sözlerle aktararak, “Eşime ‘Beni işe götür’ dedim. Aracın üstü 1 metre kar. Kış lastiği yok. ‘Bu kıyamet sahnesinde nereye gideceksin?’ dedi. Ama mümkün değildi, gitmem gerekiyordu” diyerek yürüyerek gitmeye çalıştığını ancak başaramadığını belirten Balta, mezarlıklar müdürlüğünü arayarak yardım istediğini söyledi.
Cenaze aracının kendisini aldığını söyleyen Gassal Hülya Balta, “Cenaze aracı geldi, beni aldı. İş yerime ulaştığımda saat 08.10’du. Yeni yeni cenazeler getiriliyordu” dedi.
“HER TARAF CENAZEYDİ”
Depremin ilk saatlerinden itibaren mezarlıkta yoğun bir çalışma başladığını belirten Hülya Balta, “Adliyeden görevliler gelmişti. Cenazeleri açıp fotoğraflıyor, parmak izi alıyorlardı. Biz de yıkanacakları yıkıyor, yıkanamayacak durumda olanlara teyemmüm yaptırıyorduk. Her taraf cenazeydi. Adım atacak yer yoktu. Herkes ‘Benimkini öne alın’ diyordu. İnsanlar bir an önce defnetmek istiyordu. Tırlar dolusu cenaze geliyordu. Bazıları kefensiz gönderiliyordu. Biz burada hepsini tek tek teyemmümledik, kefenledik. Hiçbirini kefensiz göndermedik” dedi.
“BİRBİRLERİNİN ÜZERİNE KAPANMIŞLARDI”
Cenazeler arasında unutamadığı anları da paylaşan Balta, enkaz altında birbirine sarılarak hayatını kaybeden bir aileyi şu sözlerle anlattı:
“Çocukların üzerine kapaklanmış bir anne vardı. Kendisi de ezilmişti. Yakınları ‘Eşi de onların üzerine kapanmıştı’ dedi. Birbirlerinin üzerine kapanarak can vermişler.”
“ÇORABININ BİRİ AYAĞINDA, BİRİ ELİNDEYDİ”
Hülya Balta, ikinci depreme yakalanan genç bir ilahiyat öğrencisinin hafızasında derin iz bıraktığını anlatarak, “Genç bir kızdı. Namaz kılmak için eve girmiş. Abdest almış. Çorabının birini giymiş, diğeri elindeyken depreme yakalanmış. Kefenlerken gördüm; biri ayağında, biri elindeydi” diyen Balta, “Allah ona çorabını giymeyi bile nasip etmeden şehit etmiş” ifadelerini kullandı.
“DEPREM BÜYÜK BİR İBRETTİ”
6 Şubat depremlerini “büyük bir sınav” olarak nitelendiren Gassal Hülya Balta, hem hayatını kaybedenlerin hem de geride kalanların ağır bir imtihandan geçtiğini vurgulayarak, “Depremde ölenler şehit oldu. Yaşayanlar büyük bir sınavdan geçti. Kimisi kapısını açtı, kimisi yardıma koştu. Kimisi de yağmaladı. Bu depremde büyük bir ders var, büyük bir ibret var. Allah bir daha bize bu sahneleri yaşatmasın. Çok zor bir süreçti. Kelimelere dökemiyorum” açıklamalarına yer verdi.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT
