Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın ve gazeteci Remzi Hayta, Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü üstlendiği BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan Bakış Açısı programında Cumhuriyet Halk Partisinde yaşanan olaylar hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Konu ile ilgili düşüncelerini paylaşan Remzi Hayta,

“Türkiye'de CHP'de gelişen mutlak butlan olayı bir siyasi deprem yaşattı. CHP'deki gelişmeler var ama bunun vatandaş nezlinde karşılığı olmuyor. Çünkü vatandaş geçim derdinde, vatandaş işsizlik derdinde, vatandaşın gündemi farklı. Yani orada kişisel hesaplar, kişisel koltuklar, CHP'nin kendi iç çekişmesi vatandaşı çok fazla ilgilendirmedi. Türkiye'de yaşanan depremin ikinci büyük depremi Malatya'da yaşandı. Özellikle cesur milletvekilimiz Veli Ağbaba'nın Yargıtay kararıyla üyelikten düşürülmesi... Disiplin açısından daha partide soruşturma vermemiş, neyle suçlandığı belli olmadan birdenbire üyelikten silinmesi; bu tabii hukuki boyut, bu bizi ilgilendirmez ama bu kadar acil bir üyelikten çıkarılması bence şaşılacak bir durum. Veli Ağbaba'nın silinmesi, kamuoyuna etkisi oldu mu? Bence olmadı. Çünkü Malatya'da Veli Ağbaba'nın bir karşılığı var. Veli Ağbaba bugün nereden bakarsan 6 Şubat depreminde, CHP'li belediyelerin Malatya'ya yardım getirmesi, beslenmesi, yağı dağıtması, çadırı dağıtması yani Veli Ağbaba Malatya'da adeta halkın, yerindeyse bir kahramanı oldu. Ben Veli Ağbaba'nın avukatı da değildim, savunucusu da değildim fakat 70.000 bandında gelen bir CHP'yi 150.000 oya çıkarttı. Yani Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olduğu zaman 150.000 oy aldı, bu da küçümsenecek bir rakam değil. Bu etik midir? Bana göre etik değildir. CHP'nin şu andaki yönetimini görevden almak etik midir? Etik değildi, çünkü seçilmişin kararına saygı göstermeniz gerekiyor. Bu CHP'nin kendi içindeki iç sıkıntı. Ne zaman düzelir? Bence adım adım yeni bir parti kuruluşuna doğru gidiliyor. "Veli Ağbaba suçludur veya suçsuzdur" demiyorum; bunu hukuk ve adalet güzel bir şekilde ortaya çıkaracak. Kanun karşısında boynumuz kıldan incedir, herkes hesabını verecek. Bizim orada suçlu suçsuz aramak gibi bir amacımız yok, sadece CHP'de olan gelişmelerin sokakta karşılığı olmadığını belirttim. Yani millet, insanlar biraz önce denildiği gibi evine et götürmeyi, sebze götürmeyi, emekli maaşını ve asgari ücretle kirayı nasıl vereceğini düşünüyor. Vatandaşın gündemiyle siyasettin gündemi çok farklı. Toplum, AK Partili olsun Cumhuriyet Halk Partili olsun, herkes kendi mahallesindeki insan yanlış yaparsa bunu söyleyecek. Biz ne olursa olsun "Bizim adamımız gitmesin" diye ayıpları örtmeye çalışıyoruz. Bence Özgür Özel ve İmamoğlu, kim varsa Kılıçdaroğlu gelmeden önce yanlış yapanı ayıklayabilselerdi bugün bu durum yaşanmazdı, belki Kılıçdaroğlu da geri gelemezdi. Birileri ucu kendilerine dokunduğu için meseleyi örtbas etmeye çalışıyor. Kılıçdaroğlu da "Koltuk sevdası değil, arınacağız" diyor. Ben Kılıçdaroğlu'nun yeniden aday olacağını veya genel başkanlığa devam edeceğini düşünmüyorum; bunu yaparsa siyaseten intihar eder çünkü bir karşılığı yok. Büyük ihtimalle yerine başka birini getirecektir. Kılıçdaroğlu'nun yaptığı her şey yüzde yüz doğru demiyorum ama arınma konusunda bence doğru yapıyor. Şimdi il başkanları gitmiş, genel başkanlara hakaret edenler var; tabii ki disipline gidecekler, suç işleyenler ve iddialar varsa yargılanacaklar. Bu kaos tabii ki AK Parti için bir avantajdır, AK Partililer buna sevinir. Kendi içinde vurulan bir parti; kendi adamları, kendi üyeleri, kendi getirdikleri insanlar yani dışarıda kimse gelmedi, iç savaş, şu an CHP'de iç savaş var ama yine de işte gündem şu; yani bir tanesi en başta Hatay'ın eski belediye başkanı, CHP'li belediye başkanıydı, kongreyi iptal edenlerde yani kendi adamları dışarıda kimse gelmedi buraya. Evet, kendi içlerindeki sorunlarını Türkiye'ye mal etti yani. Atanan da Cumhuriyet Halk Partisi eski Yeşilyurt İlçe Başkanı evet, yine yani AK Partili biri atanmamış yani düne kadar bu il başkanı bu CHP için mücadele ediyordu yani evet. Sonuç itibariyle hepsi CHP ile aynı çatı altındaki, aynı partinin çatısı altındaki isimler. Toplum Veli Ağbaba'ya mı vermiş, Cumhuriyet Halk Partisi'ne mi oy vermiş bunu ileri süreçte göreceğiz. Oy alan Veli Ağbaba mıymış, Cumhuriyet Halk Partisi miymiş onu da göreceğiz o da en azından bir test olacak”

ifadelerine yer verdi.

“HANİ ŞEFFAFLIK, HANİ DÜRÜSTLÜK?”

Yaşananların Kılıçdaroğlu-Özgür Özel meselesi olmadığına vurgu yapan Mehmet Aydın ise,

“Yargıtay üyelik sildi Cumhuriyet Halk Partisi ama onun mecliste de gösterilmesi lazım bağımsız diye. Halen mecliste Cumhuriyet Halk Partisi vekili diye gözüküyor. O büyük ihtimalle de meclise de yansıyacak, orada da bağımsız olacak, ondan sonra bağımsız diyebiliriz. Her şey oy almak mı? Yani ben çok oy alıyorum diye her şeyi yapabilir miyim? Bu da hukuk devleti, kanunla yönetiliyor. Şimdi suçlamalar var, bakın biz sadece CHP parti içi meselelerine bakıyoruz ama ne oldu, neden buraya geldi?  En son Seferihisar Belediyesi'ne İzmir Başsavcılığı'ndan, bir operasyon yapılıyor. 6 milyon usulsüzlük, rüşvet vesaire... Burada Veli Ağbaba'nın danışmanı Özlem Akyılmaz hesabından Veli Ağbaba'nın hesabına, savcılık iddiası, Özlem Akyılmaz'ın ek ifadesi var deniyor iddiada. 500.000 lira bir veya iki veya üç para gelmiş. Veli Ağbaba da Halk TV'de diyor ki, inkar etmiyor, "Seçim çalışması için almış olabilirim." Ya bu para usulsüz, haksız belediyeden alınmış bu para. Ya bu para birinin tarafından hibe edilmemiş, usulsüz belediyeden alınmış. Bir hukuk devletinde olabilir mi? " Ben çok oy alıyorum, yarın istediğim suçu işleyeyim..." Burada Kılıçdaroğlu-Özgür Özel meselesi değil orada bir tiyatro var. Kılıçdaroğlu ekibi bunları yollamak istiyor, bunlar da aslında gitmek istiyor. "Parti kurmuşlar, mağdur olarak gidelim" diyorlar ki "bir kitle bizle birlikte gelsin." O ayrı bir olay ama bakın vahim iddialar var, bunları görmezden gelemeyiz yani. Tamam, "cesur yürek", ona da inanmıyorum da cesur yürek olduğuna, bakın oyla alakalı çok ciddi söyleyelim; biz nereden baktığınla alakalı. Kazanabildi mi Veli Ağbaba mesela? Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye'de oyu çoğalmamış olsaydı, sadece Veli Ağbaba burada çoğalmış, Veli Ağbaba'ya verildi derdik. AK Parti'ye bir tepki vardı, toplum tepkisini gösterdi ve bu Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçmeni de değildi; bu oyları veren MHP'den, AK Parti'den gelen tepki oyları, ne oldu ama bakın? Adıyaman'da belediye başkanı kazandı. Oyun yükseleceği zaten belliydi. Bu ülkeyi kimler yönetsin, önce ona bakacağız. Popülist insanlar mı, dürüst insanlar mı? Ben dürüst insanlar yönetsin diyorum. Veli Ağbaba'nın bu serveti nereden geliyor? Ne zaman uyanacağız? İddialar güçlü, büyük ihtimalle de dokunulmazlık fezlekesi meclise gelecek, o gün bakacağız. Mesela Kılıçdaroğlu-Özgür Özel o farklı bir olay, ben Veli Ağbaba özelinde söylüyorum, Malatya'ya bakarak söylüyorum. Bunlar bu belediyeden çalınmış paralar, Özkan Yalım'ın babasının parası değil, milletin parası. Sen seçimde parayı kullanacağın zaman 500.000 lirayı millete söyledin mi? Hani şeffaflık, hani dürüstlük? Siz mi yöneteceksiniz bizi? Siz düne kadar AK Parti'yi suçluyordunuz böyle. Ben buradan bakıyorum, benim için Cumhuriyet Halk Partisi'nin kimin yönettiği önemli değil, AK Parti'nin de kimi yönettiği önemli değil, ben ülkeyi kim yönetecek ona bakarım. Bunlar mı yönetecek? Gerçekçi konuşmak lazım. Bir insan 30-35 yıl bu memlekete hizmet etmiş emekli olunca rahat eder, sürünüyorlar. Bunu konuşan yok, bunlar yüzünden konuşamıyor insanlar. 1,5 yıldır CHP gündemi boş, suni meselelerle meşgul ediyor ve bunlar konuşulmuyor”

şeklinde konuştu.  

TÜRKAN YILDIZ KAYA