AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, Duruş Medya’ya gerçekleştirdiği ziyarette Malatya’nın geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinin yalnızca fiziki iyileştirmelerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Babacan, şehrin vizyoner bir kalkınma hamlesine ihtiyacı olduğunu belirterek, “Bizim adamımız olsun, çamurdan olsun devri bitmeli” ifadelerini kullandı.
“MALATYA YENİ BİR SIÇRAMA EŞİĞİNDE”
Malatya’nın tarihsel olarak önemli kırılma dönemlerinden geçtiğini belirten Babacan, bugün de benzer bir eşikte olunduğunu söyledi. Özal döneminde yakalanan kalkınma ivmesine dikkat çeken Babacan, son yıllarda bu vizyonun zayıfladığını ifade etti.
“Malatya bir dönem bölgesel cazibe merkeziydi. Ancak uzun süredir bir yön arayışı içinde. Deprem elbette büyük bir yıkım getirdi ama kabul etmeliyiz ki sorunlarımızın tamamı depremle başlamadı. Deprem mevcut krizi derinleştirdi ve süreci hızlandırdı. Artık sadece yaraları sarmak değil, geleceği planlamak zorundayız” dedi.
Babacan, Malatya için kapsamlı bir “Master Plan” hazırlanması gerektiğini belirterek, bu planın yalnızca imar ve konut projelerini değil; sanayi, eğitim, teknoloji, ulaşım ve sosyal yaşam başlıklarını da kapsaması gerektiğini dile getirdi.
“YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİM VE NİTELİKLİ EĞİTİM BİR BÜTÜN”
Şehrin kalkınma stratejisinin iki ana eksende şekillenmesi gerektiğini ifade eden Babacan, yüksek teknolojili üretim ile nitelikli eğitimin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu söyledi.
“Çok nitelikli mühendisleri, parlak zihinleri ve vizyoner akademisyenleri Malatya’ya çekmek istiyorsak, onlara çalışabilecekleri bir ekosistem sunmalıyız. Yüksek teknolojili üretim olmadan nitelikli insan kaynağını tutamayız. Nitelikli eğitim olmadan da bu üretimi sürdüremeyiz. Bu iki başlık bir elmanın iki yarısı gibidir” diye konuştu.

“SAVUNMA SANAYİİ VE TEKNOFEST VİZYONU”
Katma değeri yüksek üretimin önemine dikkat çeken Babacan, Malatya’nın yeni dünya düzeninde yerini alabilmesi için savunma sanayii ve ileri teknoloji yatırımlarına odaklanması gerektiğini söyledi.
“Çip teknolojisinden yazılıma, yapay zekâdan savunma sanayiine kadar geniş bir yelpazede yatırım çekmeliyiz. Selçuk Bayraktar ile yaptığımız görüşmelerde Teknofest’in Malatya’da yapılması konusunu gündeme getirdik. ‘Önce şehir toparlansın’ yaklaşımı anlaşılır ama biz vizyonu bugünden koymalıyız. Büyük hedefler koymadan büyük sıçrama olmaz” dedi.
Babacan, bu tür yatırımların beyin göçünü tersine çevirebileceğini ve Malatya’nın genç nüfusuna yeni ufuklar açacağını ifade etti.
“EĞİTİMDE MARKA OKULLAR OLUŞTURMALIYIZ”
Eğitim alanında yalnızca okul açmanın yeterli olmadığını belirten Babacan, içeriğin ve kadronun belirleyici olduğunu vurguladı.
“Teknoloji İmam Hatip Liseleri veya fen liseleri açmak tek başına çözüm değil. Eğer bu okulların içini vizyoner kadrolarla ve çağın gereklerine uygun müfredatla dolduramazsak, isimler sadece tabelada kalır. Türkiye genelinden öğrenci çekecek ‘marka’ ve ‘yıldız’ okullar oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.
Babacan, Malatya’nın eğitimde kalite çıtasını yükseltmesi halinde bölgesel bir çekim merkezi haline gelebileceğini söyledi.
“TEKNOKENT VE ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENMELİ”
Üniversitelerin şehir kalkınmasındaki rolüne de değinen Babacan, Teknokent’in uzun süredir yeterince aktif çalışmadığını belirtti.
“Teknokent’in binasının bakımsızlığı bile bu durağanlığı gösteriyor. Üniversitelerimiz şehrin lokomotifi olmalı. İnönü Üniversitesi en büyük markamız ama bu markanın içini doldurmak zorundayız. Üniversite ile OSB arasındaki kopukluğu gidermeli, akademiyi Ar-Ge’nin merkezine yerleştirmeliyiz” dedi.
Turgut Özal Üniversitesi’nin de kuruluş sürecindeki sorunları aşarak araştırma üniversitesi hedefi doğrultusunda ilerlemesi gerektiğini belirten Babacan, ihtisaslaşmış bölümlerin açılmasının önemine işaret etti.
“LİYAKAT OLMADAN KALKINMA OLMAZ”
Açıklamalarında liyakat vurgusu yapan Babacan, şehrin yönetim anlayışında köklü bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunu söyledi.
“Şehrin toparlanması kişisel hırsları bir kenara bırakmakla başlar. Medyatik kavgalarla, dar kadro anlayışıyla, ‘bizim adamımız olsun’ mantığıyla yol alamayız. İşini en iyi yapan isimlerle çalışmalıyız. Liyakatli kadrolar olmadan ne sanayide ne eğitimde ne de şehir yönetiminde başarı sağlanabilir” diye konuştu.
Malatya’nın kendi potansiyelinin farkına varması gerektiğini vurgulayan Babacan, aksi halde şehrin orta-küçük ölçekli bir Anadolu kenti olarak kalabileceği uyarısında bulundu.
“HEP BİRLİKTE YENİ BİR HEYECAN BAŞLATMALIYIZ”
Babacan, konuşmasının sonunda birlik ve ortak akıl çağrısı yaptı. Deprem yaralarının sarılmasının önemli olduğunu ancak bununla yetinilmemesi gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Acil ihtiyaçlarımızı karşılarken bir yandan da Malatya’nın geleceğini kuracak vizyon projelere odaklanmalıyız. Elimizdeki tüm veriyi, fikri ve imkânı paylaşmaya hazırız. Yeter ki şehirde o heyecanı ve hareketi hep birlikte başlatalım.”
Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve Malatya’nın geleceğine yönelik değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT
