Diyabet, kan şekeri yüksekliğinin ötesinde tüm damar sistemini etkileyen ciddi bir metabolik hastalık olarak değerlendiriliyor. Hastalığın göz, böbrek, kalp, beyin ve bacak damarlarında hasara neden olabildiğine dikkat çekilirken, diyabet hastalarının kalp-damar hastalıkları açısından yakından takip edilmesi gerektiği belirten İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Pekdemir, aşıların kalp krizine neden olup olmadığı hakkında da bilgiler verdi.

Şeker hastalığının yalnızca kan şekerinin yükselmesiyle sınırlı olmayan, tüm damar sistemini etkileyen metabolik bir hastalık olduğuna dikkat çeken İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Pekdemir, küçük, orta ve büyük damarları etkileyen diyabetin damarların iç yüzeyindeki endotel yapısının bozulmasına yol açarak göz, böbrek, kalp, beyin ve bacak damarlarında ciddi hasarlara neden olabileceğini söyledi.

“KİREÇLENME SÜRECİNİ DE HIZLANDIRMAKTADIR”

“Diyabet, damarların iç yüzeyindeki yapının bozulmasıyla birlikte damarlarda yağ birikimi ve kireçlenme sürecini de hızlandırmaktadır” diyen Prof. Dr. Pekdemir sözlerine şöyle devam etti:

“Şeker hastalarında ölümlerin önemli bir bölümünün kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarıyla ilişkili olması nedeniyle, diyabet hastaları kalp-damar hastalıkları açısından yüksek risk grubunda değerlendirilmektedir. Bu nedenle diyabet hastalarının yalnızca kan şekeri düzeylerinin değil, kolesterol ve tansiyon değerlerinin de düzenli olarak takip edilmesi büyük önem taşımaktadır. Diyabetin kontrol altında tutulması kadar, eşlik eden diğer risk faktörlerinin de etkin biçimde yönetilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.”

“AŞI ŞART”

Aşıların kalp krizini etkileyip etkilemediği konusuna da açıklık getiren Prof. Dr. Pekdemir, “Aşılarla ilgili çok bilimsel bir çalışma yok. Literatürde özellikle pandemi döneminde yapılan aşıların kalp hastalıklarını artırdığına dair bir veri elimizde yok. Bunlar genellikle magazin haberleri. İkincisi gribal enfeksiyonları döneminde kalp hastalıkları pik yapar. Kalp yetmezliği ağırlaşır, damar endotel yapısı tıpkı boğazımız gibi hassas hale gelir kalp krizlerinde artış olur. Kan pıhtılaşmasında bir yatkınlık gelişir. Genellikle ağır Covit hastalarına baktığınız zaman ağır akciğer hastaları ölmedi. En çok şeker ve kalp hastaları etkilenmiştir. Covit’teki ölümlerin en büyük sebebi. Çünkü damar yapısını çok bozduğu için kanda pıhtılaşma oldu, kalp krizleri oldu. Gribin kendisi zaten kalp krizini artıran bir etkendir. Aşı da biliyorsunuz yapay griptir. Mutlaka etkisi vardır. Yani kontrollü bir şekilde grip yapıyorsunuz, kontrollü şekilde hastalandırıyorsunuz, vücudun ona direnç göstermesini sağlıyorsunuz. Belli bir oranda bu kalp krizinin oluşmasına etki ediyor olabilir mi, olabilir. Ama aşı şart. Biz bugün kızamıktan, su çiçeğinden çocuklarımızı kaybetmiyorsak, yaşlılarımızı zatürre salgınından kaybetmiyorsak bunun sebebini aşılara borçluyuz. Aşılar mutlaka olunmalı, aşılar kesinlikle yapılmalı” şeklinde konuştu.

MUTLU SARIGÜL