Geçmişte toplumsal dayanışma ve kültürel değerler arasında yer alan, bu kapsamda pek çok inanç ve uygulamayla dikkat çeken Akçadağ’ın halk kültürü bünyesinde bulunan doğum öncesinden başlayarak bebeğin dünyaya gelişi, bakımı ve lohusalık süreci; beşik hazırlıklarından ebeye verilen bahşişe, tuzlama ve kundaklama uygulamalarından lohusa kadına ikram edilen kuymak geleneği ve daha fazlası hakkında merak edilenlere bu haberimizde yer verdik. Bakın, Malatya’nın kadim ilçesi Akçadağ bu süreçlerde neler yapıyor?
Öncelikle çocuk daha doğmadan önce ailenin durumuna göre hazırlıklar yapılır. Beşiği, yatağı, yorganı oğlan çocuklarının giyebileceği şekilde (asıl giyecekler çocuk doğup cinsiyeti belli olduktan sonra) hazırlanır. Günümüzde gelişen teknolojiyle çocuğun cinsiyeti önceden tespit edilebilmekte, giyim konusunda doğumdan önce hazırlık yapılabilmektedir.
BABA HABERİ GETİRENE VE DOĞUMU YAPTIRAN EBEYE BAHŞİŞ VERİR
Doğum hastanede gerçekleşecekse bir hastaneye gidilir. Eğer evde gerçekleşecekse mahallenin veya köyün, bu işlerde ustalaşmış, yaşlı ebesi eve getirilir. Doğum gerçekleştikten sonra çocuğun göbeği kesilerek bağlanır. Özellikle ilk çocukta ev dışarısında veya başka bir odada bulunan babaya göz aydını verilir. Çocuğun cinsiyeti ve sağlığı hakkında bilgiler verilir. Baba haberi getirene ve doğumu yaptıran ebeye bahşiş verir.
GÖBEK BAĞI ÇOĞUNLUKLA TEMİZ BİR YERE GÖMÜLÜR
Çocuğun 7-10 gün arasında göbek bağı düşer. Göbek bağı çoğunlukla temiz bir yere gömülür. Bazen da göbek bağı kuruduktan bir müddet çocuğun olması istenen meslekten bir kişinin cebine gizlice bırakılır.
ÇOCUK KUNDAKLAMA SÜRECİ
Çocuk doğumdan hemen sonra ayaklarından tutularak ters çevrilir ve kıçına bir şaplak vurularak ağlaması sağlanır. Bu hareket çocuğun akciğerine bir şey kaçmaması ve nefes yolunun açılması için yapılmaktadır. Çocuk, doğumdan hemen sonra ılık suyla yıkanır ve tuzlanır. Bu, çocuğun ileride fazla terlememesi ve terinin kokmaması düşüncesiyle yapılmaktadır. Tuzlanan çocuk 5-10 dakika tuzlu bekledikten sonra yeniden yıkanır ve giydirilir. Teri kokan insanlara anan seni doğumundan sonra tuzlamamış her halde diyerek takılırlar. 35-40 yıl öncesine kadar çocuklar için çocuk bezleri yoktu. Çocuk öllüğe belendikten sonra sömelek edilirdi. Yani öllük denilen killi bir toprak kış ise ısıtılır ve çocuk bu toprakla birlikte kundaklanırdı. Çocuk küçük-büyük ihtiyacını bu toprağa yapar, çok emici olan bu toprak ıslaklığın dışarıya çıkmasını engellerdi. Her köyün böyle öllük alınan bir öllüklükü veya killiki bulunurdu. Çocuğun öllüklendikten sonra iç çamaşırları giydirilir, kolbağı denilen kare şeklinde nisbeten küçük ve kollarını kımıldatmaması için, çocuğun üst kısmını saran bir bez bağlanırdı. Kolbağı ile bağlanan çocuk, kundak denilen, daha büyük bir kare şeklinde bir bezle bağlanırdı. Tabir yerindeyse çocuk hareket edemeyecek şekilde paketlenirdi. Bu şekle getirilen çocuğa sömelek denirdi.
KUYMAK TATLISI
Yeni doğum yapmış kadına diyesgen denir. Bu durumu 40 gün sürerdi. Kadın doğum yapınca, vücudu zayıf ve yorgun düştüğü için ve sütünün gelmesi amacıyla kuymak adı verilen un, yağ ve şekerden bir tatlı yapılarak yedirilir. Bu özel bir yemek sayılır. Bir haftaya kadar komşu ve akraba kadınlar da diyesgeni ziyarete geldiklerinde bu kuymaktan yapıp getirebilirler.
BEŞİK KERTMESİ
Günümüzde yapılmamakla birlikte bazı birbirlerini çok seven aileler çocuklarını daha küçük iken değişik yaparlardı. Değişik yörede beşik kertmesine verilen isimdir. Bu çocuklar birbirleriyle nişanlı kabul edilir ve çok önemli bir mani olmazsa büyüdüklerinde evlendirilirlerdi. (Devam edecek)
Muhabir: HANİFE SARI
