“Zarar Var, İsraf Var, Hırsızlık Var”

MASKİ’deki Sayıştay raporu, fabrikalara ve özel yurtlara 'özel tarife' kıyaklarını gözler önüne serdi; faturası ise vatandaşa kesildi. Aylarca okunmayan sayaçlar ve fahiş faturalarla sarsılan kurumda yönetime tepki gösteren Mehmet Aydın, “Burada zarar var, israf var, hırsızlık var!” dedi.

GÜNCEL - 01-11-2026 11:02

SonManşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü üstlendiği Bakış Açısı programında; Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Başkanı Mehmet Aydın, BuSabah TV Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu ve Pencere TV Genel Müdürü Cem Parlak yer aldı. Masaya yatırılan son gelişmelerle birlikte, kurum bünyesindeki kadrolaşma zafiyetlerinden imar hafızasının tasfiyesine, belediyeler arası hak ediş krizlerinden arka plandaki kayırma iddialarına kadar Malatya’nın su yönetimindeki tüm karanlık noktalar masaya yatırıldı.

Kırsal mahallelerde su sayaçlarının aylarca okunmadığı, biriken tüketim bedellerinin toplu şekilde faturalandırılması nedeniyle bazı vatandaşlara 30-40 bin TL'yi bulan faturalar gönderildiği öne sürüldüğünü söyleyen Sinem Hatun Davut, Özellikle emekli ve dar gelirli vatandaşların mevcut ekonomik koşullarda bu tutarları ödemekte büyük güçlük yaşadığı belirtilirken, MASKİ'nin su sayaçlarını neden düzenli okumadığı sorusu gündeme geliyor. Bu iddialar tartışılırken, yaklaşık 767 sayfalık Sayıştay denetim raporunda MASKİ'nin 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin dikkat çekici uygunsuzluklar ortaya çıktı. Raporda yer alan bulgulardan biri ise kurumun kendi uygulamaları nedeniyle zarara uğratıldığı yönündeki tespitler oldu.

“GERÇEKTEN İNANILIR GİBİ DEĞİL”

Sayıştay raporunda, fabrika işletmesine daha az su parası ödesin diye ticarethane aboneliği verildiği belirten Sinem Hatun Davut, “Normal şartlarda, üretim faaliyetlerine bakıldığında bu aboneliğin fabrika aboneliği kategorisinde yapılması gerekiyordu. Ancak fabrika bilinçli bir şekilde daha az fatura ödesin diye ticarethane aboneliği verilmiş. Gerçekten inanılır gibi değil. Raporda, işletmeye göre kayırma diye nitelendirilebilecek bir unsurun ortaya çıktığı belirtiliyor. Fabrika kim, işletme kim bilmiyoruz ama ortada çok ciddi bir sıkıntı olduğu kesin. Bir yandan MASKİ üzerinden belediyeyi ve devleti zarara uğratma durumu var” ifadelerini kullandı.

“SU FATURASI 3’E, 4’E KATLIYOR”

Kırsal alanda su faturasının okunmaması şikayeti olduğunu söyleyen Cem Parlak, “Bu kırsal alanda şöyle söyleyeyim: Malatya MASKİ su faturalandırmasını birkaç bölüme ayırmış. 1. bölge, 2. bölge, 3. bölge diye bölgelere göre suyun birim fiyatı çıkıyor. Köylerde farklı, ilçe merkezlerinde farklı, il merkezinde farklı. Ancak bir de şöyle bir şey var: Belli bir tonajı geçtikten sonra su faturası 3’e, 4’e katlıyor. Uzun süre okunmayan su faturası dolayısıyla en son okumaya göre o tonajı aşmış oluyorsun zaten. Gördüğümüz kadarıyla yüksekten faturalandırılıyor. Burada aslında geç okumayı belediyenin menfaatine olarak düşünmüşler sanırsam. ‘Geç okuyalım ki belediyeye daha çok gelir elde edelim’ diye mi düşünüyorlar? Belediyeyi düşündüklerini sanırken aslında yüksek faturayı vatandaşın sırtına yüklüyorlar. Bence ekipleri de yetersiz. Bunun dışında bir de MASKİ’de işi bilen personel kalmadı. Hepsini bir yöne dağıttılar” sözlerini kullandı.

“İŞİN BAŞINA GETİRİRSENİZ SAĞLIKLI SONUÇ ELDE EDERSİNİZ”

Aslında burada Sayıştay'ın raporlarına dikkat etmek gerektiğini belirten Umut Bozkurtoğlu ise, “Su faturaları olarak baktığımızda, bana bu ay canlı canlı 2 bin 360 lira su faturası geldi. Bir aylık! İnceleyemedim, Kaç metreküp, ne kadar ton su kullanılmış, ne zaman yazılıp çizilmiş detaylarına bakamadım. Bunlar her dönemde sürekli olan şeyler. Yalnız burada şunu söylemek lazım: MASKİ'nin bütçesi iki merkez ilçe belediyesinin bütçesinden daha fazla. Buraya çok kaliteli, teknik insanların gelmesi lazım. Üzülerek ifade ediyorum, böyle bir paranın ve stratejik bir hafızanın başına işi bilenler gelmeli. Bir ilde imarı ve altyapıyı 50 yıllık geçmişiyle bilen insanlara ihtiyaç var. Elde bilgi ve belge olması, nerede hangi borunun geçtiğinin, atık suyun ve temiz suyun nereden gittiğinin bilinmesi gerekiyor. Asıl problem şu: ‘Benim olsun, bizden olsun’ anlayışı. Bunu bir AK Parti belediye başkanı, ‘Allah'tan af diliyorum’ diyerek itiraf etmişti. Şimdi soruyorum; Yeşilyurt Belediyesi bu kadar borç içindeyken MASKİ, Sayıştay raporlarına yansıdığı üzere Yeşilyurt Belediyesi'nin ve diğer ilçe belediyelerinin hak edişlerini niye ödemiyor? Su yönetimi uzmanlarını işin başına getirirseniz sağlıklı sonuç elde edersiniz” açıklamalarında bulundu.

“MASKİ ÇIKIP BUNLARI AÇIKLASIN”

Kayırımcılık olduğunu ve özel okul, özel yurtlara ticarethane tarifesi uygulanması gerekirken daha ucuz olan dernek, vakıf ve siyasi parti tarifesi uygulandığını belirten Mehmet Aydın, “Burada açıkça kayırmacılık var. Sayıştay raporu diyor ki: üretim yapan fabrikalara fabrika tarifesi uygulanması gerekirken daha ucuz olan ticarethane tarifesi uygulanmış. Daha da vahimi; özel okul ve özel yurtlara ticarethane tarifesi uygulanması gerekirken daha ucuz olan dernek, vakıf ve siyasi parti tarifesi uygulanmış. İşte menfaat burada! Yanlış tarifeden yararlanan bu fabrikaların, özel yurtların ve okulların isimleri ve sayıları nedir? MASKİ çıkıp bunları açıklasın. Bu aboneliklerin hangi tarihlerde, kimlerin onayıyla açıldığı kamuoyuna duyurulsun. Önceden ihtar yapmışlar, MASKİ savunmasında bazı aboneliklerin düzeltildiğini bildirmiş ancak tekrar incelendiğinde usulsüzlüğün halen devam ettiği görülmüş. Bunlar kim? MASKİ'nin bugüne kadarki zararı nedir ve bunu kim karşılayacak? Burada kamu zararı var, israf var, hırsızlık var! Sen fabrikasın; 100 bin lira ödeyeceğine 20 bin lira ödemişsin. Özel yurtlar ve okullar 100 bin lira ödeyeceğine 20 bin lira ödemiş. Bu durum kaç yıl sürdü, kim yaptı, zararları kim ödeyecek? Çıkıp açıklasınlar. Sen kimin malını kime kıyak geçiyorsun? Bunun en büyük yetkilisi genel müdürdür; görevini yapmış mı, denetlemiş mi? Bu okullar hangi cemaatin, hangi şahsın? Bu fabrikalar kimin? Genel müdür çıkıp bunu açıklayacak” cümlelerini kullandı.

“ŞEFFAFLIK ŞEHRİ DE ÜLKEYİ DE İLERİ TAŞIR”

Bir yurdun, vakfın veya fabrikanın aboneliği yönetmeliğe aykırı şekilde menfaat sağlayacak biçimde yapılıyorsa burada açık bir rant olduğunu açıklayan Aydın,  “Birileri bunu paylaşmış ya da birilerine kıyak geçilmiştir. Başka bir ülkede olsa MASKİ genel müdürünü hemen görevden alırlar. Bunun işi bilip bilmemekle ne alakası var? MASKİ Genel Müdürü kimse gerekli adımları atsın. Peki bu bütçe açığını nereden çıkaracaklar? Garibandan! Oto yıkamalar tamamen suyla dönen işletmelerdir. Sen ona olması gereken aboneliği uygulamazsan aşırı su tüketir ve su israfına yol açar. Ben bin lira ödeyeceğime 100 lira ödersem suyu sonuna kadar açarım. Bu da israfı doğurur. Bunun sorumlusu kim? Genel müdür! Çıksınlar, o özel yurtlar ve okullar belli cemaatlerin mi, o fabrikalar kimin açıklasınlar. Sen fabrika kurmuşsun, niye bu aboneliği yaptırıp milletin parasını çalıyorsun? O faturayı biz ödüyoruz, devletin cebinden çıkıyor. Bunların görmezden gelinmemesi, gereğinin yapılması lazım. Gidip o fabrikaları tespit edip savcılığa suç duyurusunda bulundular mı? O isimleri açıklasınlar. Gıda denetimlerinde sağlığa zararlı ürün satan firmaları teşhir ediyorlar değil mi? Bunları da teşhir etsinler, bilmeye hakkımız var. Şeffaflık şehri de ülkeyi de ileri taşır; fluluk bizi bitirir” diyerek sözlerini tamamladı.

ROJBİN ASTEKİN

Günün Diğer Haberleri