Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki elim olay Malatya’nın da gündeminde yerini korumaya devam ediyor. Bu olayla ilgili çeşitli STK’lar basın açıklaması yaparken dün de Malatya Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Baykan Almış, Elektrik İç Tesisatları Yönetmeliği’ndeki eksiklikler olduğuna dikkat çekerek önemli açıklamada bulundu.
Bolu’nun Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan bir otelde sömestr tatilini fırsat bilip çocuklarıyla mutlu birkaç gün geçirmek isteyen vatandaşların çıkan yangında son açıklamalara göre 79 kişinin hayatını kaybettiğini belirten Almış, 51 vatandaşın ise yaralandığını söyledi.
“YANGIN SPRİNG EKSİKLİĞİNDEN KAYNAKLI OLABİLECEĞİ GÖRÜLÜYOR”
Olaydan bir ders çıkartılması gerektiğini dile getiren Almış, “Öncelikle hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza ise acil şifalar diliyoruz. Kamuoyuna yansıyan görüntüler ve yapılan açıklamalarda bu vahim olayın cereyan etme şekli ve kayıpların bu derece fazla olmasının sebeplerinden biri olarak yangın ihbar sistemi ve spring sisteminin eksikliği veya olmayışından kaynaklı olabileceği görülmektedir. Resmi kurumlar tarafından yapılacak olan bilirkişi incelemesiyle netleşecek olan bu elim olayın bizlere ders çıkarmamıza vesile olmasını dileriz” şeklinde konuştu.
“DÜZENLİ KONTROL EDİLMESİ GEREKİYOR”
Yangın algılama ve uyarma sistemlerinin kurulmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Almış, “Özellikle otel, hastane, okul, alışveriş merkezi gibi kamuya açık binalarda bu yangın ihbar ve söndürme sistemlerin doğru şekilde kurulması ve işlevsel kalmasının sağlanması hayati önem taşımaktadır. Aynı şekilde modern bir yapıda yangın algılama, alarm ve söndürme sistemleri hem kendi içerisinde hem de havalandırma ve geçiş kontrol sistemleri ile entegre bir şekilde tesis edilmelidir. Ayrıca, tesisatın periyodik olarak uzman mühendisler tarafından kontrol edilmesi, olası yangın tehlikelerinin önüne geçmek için önemlidir. Bu vesileyle, Elektrik İç Tesisatları Yönetmeliği’nin eksikliklerinin de giderilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Yangın algılama ve uyarma sistemlerinin kurulması tek başına yeterli değildir. Bu sistemlerin sürekli çalışır durumda tutulabilmesi için düzenli bakım ve kontrol edilmesi gerekmektedir” diye konuştu.
“YANGIN SÖNDÜRME SİSTEMİ OLUP OLMADIĞI HENÜZ BİLİNMİYOR”
“Söz konusu binada çalışır durumda bir yangın algılama ve uyarma sistemi bulunup bulunmadığı, yangın söndürme sistemi olup olmadığı henüz bilinmemektedir” diyen Almış, sözlerine şöyle devam etti:
“Dahası, bu tür sistemlerin zorunlu olup olmadığı da bir soru işareti oluşturmaktadır. Şöyle ki, binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’teki ‘mevcut yapı’ tanımı, eski binaların yangın önlemleri için zorunlulukları kaldırmış durumdadır. 29 Haziran 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yapılan değişiklikle; 2007’den önce yapı ruhsatı başvurusu yapılmış ve o tarihten önce tamamlanmış binalar, ‘mevcut yapı’ olarak kabul edilmiştir. Bu değişiklik, geçmişte mevzuat eksiklikleri nedeniyle alınması gereken yangın önlemlerinin eksik uygulanmasına yol açmıştır. Oda’mızın Genel Merkez Yönetim Kurulu uzun yıllardır bu düzenlemenin eksikliklerine dikkat çekmekte ve özellikle kamuya açık binalarda yangın güvenliği önlemlerinin yeterli olmadığı konusunda uyarılarda bulunmaktadır. Son yaşadığımız yangın da mevzuat eksiklerin giderilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.”
“BİZ TEKNİK PERSONELLER İÇİN BÜYÜK BİR SORUMLULUK”
Almış, son olarak mühendislerin dayanışma içerisinde olmasını gerektiğini kaydederek, “Elektrik Mühendisleri Odası binalardaki yangın güvenliğine ilişkin sistemler başta olmak üzere tüm elektronik sistemlerin sürekli çalışmasını sağlamak amacıyla, ‘Yapı Elektronik Sistem ve Tesisatları İşletme Sorumlusu’ unvanını içeren mevzuatı oluşturmuştur. 2012 yılında yayımlanan EMO Yapı Elektronik Sistem ve Tesisatlarına Ait Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin hükümleri hayata geçirilerek, ilgili bakanlıklar tarafından yönetmeliklerde gerekli değişiklikler yapılmalı ve uygulanmalıdır. Ülkemizde maden ocaklarında, inşaat şantiyelerinde, fabrikalarda, öğrenci yurtlarında ve hatta sokakta yürürken bile ölümle iç içe olduğumuzu defalarca gördük ve yaşadık. Yaşanan her acının, biz teknik personeller için büyük bir sorumluluk anlamına geldiğinin bilincindeyiz. Bu doğrultuda, yaşamın her alanında tüm resmi ve özel kurum kuruluşların, TMMOB’a bağlı mühendislerle dayanışma içinde olmasını temenni ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
muhabir: TAHİR ÖZÇELİK