Prof. Dr. Kemal Önder Çetin ve Dr. Makbule Ilgaç koordinasyonunda, 110’dan fazla akademisyen ve uzman tarafından hazırlanan bilimsel keşif raporu, deprem bölgesindeki yapısal hasarları tüm detaylarıyla inceledi. Yabancı dilde yayımlanan bu çalışma, özellikle Malatya merkezindeki hasarın beklentilerin üzerinde olduğuna dikkat çekerken, Yeni Cami’nin çöküşünü ise endişe verici olarak tanımlıyor.
Yaklaşık 100 yıllık geçmişe sahip olan Yeni Cami’nin yakın zamanda güçlendirilmesine rağmen ağır hasar alması, hem mühendislik hem de kamu yönetimi açısından ciddi soru işaretleri doğurdu. Raporda, bu yapının gösterdiği düşük performans ve yapılan güçlendirme çalışmalarının yetersizliği açıkça eleştiriliyor.
GARİP ÇADIRLAR DÜŞÜNÜLDÜ, BASİT BİR PAYANDA ÇÖKTÜ
Araştırma raporunda en dikkat çeken bulgulardan biri ise camiye eklenen yeni payandaların çökmesi oldu. Bir yapıyı devrilmeye ve çökmesine karşı destekleyen basit yapı elemanları olan payandaların, yetersiz ankraj ve zayıf duvar yapısı nedeniyle işlevini yerine getiremediği belirlendi. Milyonlarca lira harcanan güçlendirme sürecinde, bu kadar temel bir mühendislik detayı nasıl gözden kaçtı, sorusu kamuoyunda yeniden gündeme geldi.
Yeni Cami için dönem dönem garip ve pahalı çadır tasarımları dahi gündeme gelmişken, basit bir payandanın sağlam ve kontrollü yerleştirilmemesi, liyakat ve denetim eksikliğinin çarpıcı bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
DAHA FAZLA DEMİR VE ÇELİK ALINAMAZ MIYDI?
Raporda ayrıca, yapıdaki ankraj sistemlerinin de yetersiz olduğu ifade edildi. Betonun içerisine yerleştirilen çelik bağlantıların eksikliği, caminin deprem yüküne dayanmasını engelledi. Peki, yapılan onca harcamaya rağmen neden daha sağlam bağlantılar ve güçlendirme malzemeleri kullanılmadı? Uzmanlar, bu sorunun yanıtının liyakat ve denetim eksikliğinde saklı olduğunu savunuyor.
MALATYA’DA CAMİLER DAYANDI, YENİ CAMİ DAYANAMADI
Aynı raporda, Malatya genelinde camilerin büyük bölümünün depreme kabul edilebilir düzeyde direnç gösterdiği, ancak Yeni Cami’nin bu performansı sergileyemediği açıkça belirtiliyor. Bu durum, uzun süredir devam eden güçlendirme ve restorasyon çalışmalarının etkinliğini de sorgulattı.
Malatya halkının yıllardır bitmek bilmeyen bir güçlendirme süreciyle gördüğü Yeni Cami’de, bugüne kadar hangi işlemlerin yapıldığı ve bu işlerin ne kadar sağlıklı yürütüldüğü ise ayrı bir tartışma konusu. Cami duvarlarının zayıf yapısı, eksik ankrajlar ve çöküşüne neden olan hatalı payanda sistemleri, sürecin ne denli plansız ve kontrolsüz ilerlediğini gözler önüne seriyor.
SONUÇ: KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL
Bilimsel rapor, Yeni Cami’nin yıkılışını “kabul edilemez” olarak değerlendiriyor. Hatay ve Malatya’daki birçok tarihi yapının ciddi zarar gördüğü bu büyük afetin ardından, Yeni Cami gibi simge yapıların neden yeterli önlem alınmadan restore edildiği, liyakatli denetimlerin neden sağlanamadığı ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı soruları yanıt bekliyor. Yeni Cami’nin yıkımı, sadece bir yapının çöküşü değil; aynı zamanda denetimsizliğin, liyakat eksikliğinin ve sağlıksız restorasyon anlayışının da simgesi haline geldi.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT