Yoğun katılımın sağlandığı Kent Bayramlaşması Nikah Sarayı’nda gerçekleştirildi. Yapılan bayramlaşma töreninde birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapıldı.
Programda konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er,
“Bir Kurban Bayramı'nda bir araya geldik. Memleketimiz adına, şehrimiz adına mutlu bir bayram geçiriyoruz. Elbette ki bayramlar kaynaşmanın, dayanışmanın, birlikteliğin, barışın en güzel örneklerinden biridir. Bayramlar şüphesiz ki dargınların barıştığı, husumetlerin olmadığı günlerdir. Bu birlik ve beraberlik bak ülkemizin dirliği, düzeni, şehrimizin de birliği, dirliği düzeni açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz müşahede ediyoruz. Bakın çevremizde, güneyimizde, her taraf ateş çemberi biz birlik beraberlik içerisinde buraları Allah'a şükürler olsun, rahat, teyit bir şekilde geçiyoruz. Ama şunu da biliyoruz ki güçlüyüz. Gerektiğinde her türlü şeye devletimizin hazır olduğunu gördük. Dayanışmanın en büyük örneği şu anda bizim Malatya'nın son 2-3 yıldır 6 Şubat'tan itibaren yaşadığı bir devre. En büyük hakikaten bize örnek olabilecek, herkese örnek olabilecek bir pozisyon. Eğer birlik ve dayanışma olması hakikaten bu kadar bu mesafeyi kısa bir zamanda atlatamazdık. Allah'a şükrediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın güç liderliği burada çok önemli. Bakanlarımızın, Sayın Valimizle birlikteki şehirdeki uyumuz, vekillerimizle, siyasetimizle, belediye başkanlarımızla. Şehrimiz çok kısa bir sürede ayağa kalktı. Sadece şehri ayağa kaldırmıyoruz. Biz geleceğin Malatya'sını inşa ediyoruz, bunu hep birlikte birkaç ay içerisinde göreceksiniz Allah'ın izniyle. Onun için bu dayanışma ruhuyla hareket ettiğimiz için bu kadar hız mesafe kaydettik. Sayın Valim'le sahada zaman zaman tekrar ediyoruz. Biz diğer illere tur bindirdik. Hakikaten çok iyi durumda olduğumuzu ben de gördüm. Bunun temel nedeni bizim birlikte olan dayanışmamızdan kaynaklanıyor. Diyaloglarımızdan kaynaklanıyor. Onun için biz bu birlik ve beraberliği, bu Kurban Bayramı'nın ruhuyla da daha da pekiştirerek önümüzdeki engelleri kaldırarak inşallah Malatya'mız birkaç aya kadar eskisinden kesinlikle daha iyi olacak, bunu özellikle iddia ediyorum”
diye konuştu.
“KURBAN SADAKAT, YARDIMLAŞMAK DEMEKTİR”
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu ise
“Kurban Bayramımız manevi açıdan çok önemlidir. Kurban deyince böyle aklımıza sadece götürüp de sadakatımız olan veya halı vakti iyi olanların kestiği bir et parçası değildir. İçi anlam doludur. Çok yüklüdür. Bir kere kurban demek sadakat demektir ki Hazreti İbrahim'in oğlunu Cenabı Allah yolunda kurban etmesi en büyük göstergesidir. Yine kurban demek yardımlaşmak demektir. Kurban demek paylaşmak demektir. Kurban demek birlik ve beraberliğimizin temsili demektir. Bu nasıl ki beş vakit namaz kılıyorsak bu da bizim için çok büyük bir ibadettir kurban. Bu anlamda bizleri bir araya getiren, bir arada tutan ve bu konuda da şehitler verdiğimiz Misak-ı Milli hudutlarımız içerisinde başta Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Geride kalanlara sabırlar diliyorum”
ifadelerine yer verdi.
“UMUTSUZLUĞA YER YOK, UMUDA YER VAR”
Vali Seddar Yavuz ise, 6 Şubat Depremine vurgu yaptığı konuşmasında
“Biraz önce hem Büyükşehir Belediye Başkanımızın hem de Sayın vekilimizin ifade ettiği gibi Kurban Bayramı'nın manevi iklimi şehrimizi, ülkemizi ve tüm İslam alemini kuşatıyor. Bugün birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve paylaşmanın zirve yaptığı mübarek günleri idrak ediyoruz. Allah'a hamdolsun ki, ülkemiz, şehrimiz bir huzur adası olarak kalmaya devam ediyor. Birliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi pekiştiriyor. Yaralarımızı birlikte sarıyor. Sevinçlerimizi birlikte çoğaltıyor. Acılarımızı da birlikte azaltıyoruz. Tam da aile olmanın, millet olmanın, kardeş olmanın gereğini ifa ediyoruz. Hepimizin bildiği gibi ülkemiz belki son yüzyılın en önemli meydan okumalarından, sınavlarından biriyle imtihan edildi. 6 Şubat depremleriyle birlikte 11 şehrimiz 15 milyon insanımız etkilendi. Öylesine ki o karanlık günleri bir kez daha hatırladığımızda, acaba nasıl ayağa kalkarız diye düşündüğümüz, birçoğumuzun normal hayatında kabul edemeyeceği, çadır sırasında beklediği, çadırları aldığında mutlu olduğu, daha sonra konteyner alabilmek için yine yazıldığı ve 21 metrekarelik konteyneri aldığında nasıl mutlu olduğunu bir kez daha şöyle düşünelim. O karanlık günlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu yükün altından kalkacağımızı ve şehirlerimizi yeniden imar ve inşa edeceğimizi ve geleceğimize umutla bakmamızı ifade etti. Nitekim biz her daim büyük millet olma iddiasını savunan ve bu iddiasını da tarih boyunca hayata geçiren bir büyük milletin evlatlarıyız. Büyük millete yakışan da elbette böylesi büyük felaketlerde birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu, ama en önemlisi güçlü liderlik ve topluma umut vermektir. Buradan bir kez daha siz hemşehrilerime şunu ifade etmek isterim ki, göreve başladığımız ilk günden itibaren afetin en önemli iki ayağı vardır. Birincisi psikolojik ayağıdır. İkincisi saha başarısıdır. Eğer yeniden ayağa kalkacağınıza dair inancınız hastaysanız iyileşeceğiniz dair umudunuz yoksa asla ayağa kalkamaz ve iyileşemezsiniz. O yüzden ilk gün geldiğimiz günden itibaren kaynağımız var, projemiz var, irade ve gücümüz var. Öyleyse hep beraber Malatya'yı ayağa kaldıralım diye aslında toplumda bir umut ve bu umuda sımsıkı sarılma da iradesini sizlere hep paylaştık. Maalesef bu şehirde felaket tellallığı yapan, zaten travma yaşamış, büyük acılar yaşamış bir şehirde her gün insanların moralini düşürecek, her gün insanların travmasını daha da artıracak girişimler olmadı da değil. Ama şunu açıkça ifade etmem gerekir ki güçlü liderliğin en önemli ayağı her türlü fitneye, her türlü desiseye rağmen dimdik ayakta durmak ve bu işi başaracağımıza dair herkesi ikna edecek olguyu ortaya koymaktır. İşte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğiyle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum, İçişleri Bakanlığımız ve onlara bağlı kurumlar şehrimizde her daim söylediğimiz, birlikte rahmet var, ayrılıkta azap var. O yüzden ellerimizi birleştirdik. Gönüllerimizi birleştirdik ve bu şehre hep beraber hizmet yolculuğuna çıktık. Milletvekillerimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve isimsiz kahraman benim mülki idare amirlerim, vali yargıçlarımız, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımız kamu çalışmaz diyen ama gece gündüz evinde rahat yatırmadığım teknik elemanlarımız, memurlarımız, kamu görevlilerimiz, muhtarlarımız her biri insan üstü bir gayretle destansı bir başarıyı ortaya koymuştur. Tarih elbette bunların hepsini birer birer yazacaktır. Ancak içinde yaşadığımız devri doğru tahlil edebilmek, doğru anlayabilmek her zaman mümkün olmamıştır. Nitekim büyük başarılar ortaya koymuş insanların ancak yaptığı büyük işler maalesef ya görevden ayrıldıktan sonra ya da rahmeti Rahman'a kavuştuktan sonra anlaşılabilmiştir. Biz o yüzden diyoruz ki hepimiz bir kez daha elimizi şakağımıza koyalım ve böylesine büyük bir destansı başarıyı ortaya koyan her kademedeki yetkilimizi, görevlimizi, herkes bir kez daha dikkatle düşünsün. Çünkü insanlar yaşarken, görevdeyken kıymetli görürlerse daha değerlidir. Yoksa toprağın altında takdir edilmek dualar bakımından elbette etki eder. Ama insanların motive edilebilmesi bakımından da bunların kayda geçmesini özellikle söylüyoruz. Biz nefsimiz için şunu söylüyoruz, daha iyisini yapacağız, daha iyisini gerçekleştirmek için gece gündüz sizin hizmetinizde olmaktan mutluyuz. Bu sözleri çalışma arkadaşlarım, devlet büyüklerimiz ve bu şehre emek veren bakanlarımız için söylüyorum. Yoksa biz daha çok çalışacağız. Daha çok emek vereceğiz. Sizlerin sıkıntılarını, sorunlarını, şikayetlerini ortadan kaldırmak için daha çok gayret edeceğiz. Enerjimiz var hamdolsun. Allah'a hamdolsun. Doğa kapısı açıldı diye geldiğimiz bu şehirde aynı anlayışta hep beraber çalışacağız. O nedenle umutsuzluğa yer yok, umuda yer var”
sözlerine yer verdi.
“HEP BERABER MALATYA'YI PARLATMAMIZ GEREKİYOR”
İş yerleri kiralarına yönelik de çarpıcı açıklamalarda bulunan Vali Yavuz şu sözleri kaydetti:
“Malatya'yı ayağa kaldırdık, Allah'a hamdolsun. Bundan sonra iş yerlerini kiralayacak arkadaşlarımız insafla hareket etmeli. Deprem öncesi 180 bin TL’ye kiralayan eğer bugün 5 milyon istiyorsa korkarım ki yeni felaketlerle karşılaşırız. Biz aynı zamanda şükretmeyi, Allah'a hamdolsun, devletimiz var olsun diyen anlayıştan geliyoruz. Yoksa hiçbir şeyi yeterli görmeyen, her şeyden şikayet eden bir anlayış başarılı olamaz. Nitekim yüce Rabbimiz "Şükrederseniz nimetimi arttırırım" buyuruyor. Bunun tersi şudur: "Şükretmezseniz nimetimi azaltırım" demektir bunun anlamı. O yüzden de elbette eleştireceğiz ama fahiş kiralar istemek, esnafın buraları tutmasını engellemek, biraz daha bekleyelim acaba daha yüksek gelir elde edebilir miyiz diye beklemek kabul edilebilir değil. Diyordunuz ki iş yerleri bitmedi, işte bitti. Buyurun kiralayın, ben de geziyorum. Hemen ticareti başlatın. Daha fazlasını yapalım. Önümüzdeki aylarda daha fazlasını teslim edeceğiz. Diyeceksiniz ki bayram günü bunlar söylenir mi? Evet efendim, söylenir, burası istişare meclisi aynı zamanda. Bakın toplumun, Malatya'nın bütün eşrafı burada. Dolayısıyla siz değerli Malatyalı hemşerilerimizin yani bu şehrin eşrafının bu şehre dört elle sarılması, güzellikleri arttırması, eksiklikleri azaltması ve hep beraber Malatya'yı parlatmamız gerekiyor. Artık işleri bitirdik. Bugün ticareti konuşma zamanı. Bugün istihdamı konuşma zamanı. Bugün Malatya markasını cilalama ve parlatma zamanı. Bunu kim yapacak? Herhalde Malatya'yı dışarıdan gelenler Malatya'yı övmeyecek. Sizler öveceksiniz. Sizler vitrine koyacaksınız ve tüm 750 bin nüfuslu hemşerilerimiz ve dışarıda olan tüm hemşerilerimiz şehrini överek bu şehirdeki ticaretin, sanayinin, ekonominin daha fazla kalkınması için gayret edeceğiz. O yüzden 6 Şubat depreminde nasıl bir ve beraber olmuşsak bu yeni dönemde de ellerimizi, gönüllerimizi birleştireceğiz Allah'ın izniyle ve en güzel günlerde tekrar buluşacağız. Bu duygu ve düşünceler içerisinde bir kez daha Kurban Bayramımızı tebrik ediyorum. Diğer taraftan şah açıp şah kapatan ve Hazreti Peygamberin övgüsüne nail olan Kağanların Kağanı, Hakanların Hakanı, Fatih Sultan Mehmet Han'ı, kutlu askerlerini rahmetle, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Mekanları cennet olsun. 1071'i, 1453'ü, 1923'ü hazmedemeyenlere diyoruz ki biz buradayız. Ay yıldızlı al bayrağımızın altındayız. Teslim etmeyiz teslim olmayacağız. Bayramımız mübarek olsun.”
HANİFE SARI