Baran Çetin, 2018 yılından itibaren Avrupa, Pasifik ve Asya ülkelerini dolaşarak farklı türlerde deniz kabukları toplamaya başladı. Endonezya, Filipinler, Tayland, Avustralya ve Pasifik adaları gibi bölgelerde uzun süre araştırmalar yapan genç mühendis, her ülkenin sahillerinden topladığı kabukları özenle sınıflandırıyor. Kimi birkaç milimetre, kimi de avuç içi büyüklüğündeki kabukları özel dolaplarda muhafaza eden Çetin, bu birikimiyle adeta kendi “kabuk dünyasını” oluşturmuş durumda.
Deniz kabuklarına olan sevgisini kelimelerle anlatmanın zor olduğunu belirten Baran Çetin,
“Küçüklüğümden beri deniz kabuğu topluyorum. Bu merak beni dünyanın farklı noktalarına götürdü. Pasifik Okyanusu kıyılarında, Endonezya ve Avrupa sahillerinde çok özel kabuklar buldum. Bugün koleksiyonumda milyonlarca kabuk var. Onlarla uğraşmak büyük bir sabır istiyor ama her birine dokunmak bana huzur veriyor. Gerçekten deniz kabuklarına aşığım.”
ifadelerine yer verdi.
Yalnızca koleksiyonculukla sınırlı kalmayan Çetin, deniz kabuklarını kolye, bilezik, küpe, kadeh ve çeşitli dekoratif objelere dönüştürüyor. Her bir kabuğu özenle temizleyip işleyen genç mühendis, doğanın sunduğu bu güzellikleri sanatla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyor.
Çetin,
“En büyük hayalim, bir üniversitede deniz kabukları üzerine araştırmalar yapılabilecek bir bölümün açılması. Bu alanda hem biyolojik hem estetik hem de psikolojik yönüyle çok derin bir dünya var. Türkiye’de de bu konuda bilimsel bir zemin oluşturmak istiyorum.”
sözlerini kullandı.
İnşaat mühendisliği mesleğini sürdürürken fırsat buldukça yurt dışına seyahat eden Baran Çetin, yeni türler keşfetmek için araştırmalarına devam ediyor. Her gezisinde farklı bir deniz kabuğuyla tanıştığını söyleyen Çetin, bu tutkusunun hayat boyu süreceğini vurguluyor.
Doğadan ilham alan genç mühendis, koleksiyonunu ilerleyen dönemde sergilemek ve meraklılarıyla buluşturmak için bir müze kurma hayalini de taşıyor.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT