Geleneksel Malatya evlerinden biri olan İstanbulluoğlu Konağı, taş temeller üzerine inşa edilmiş kerpiç hımış duvar örgüsüne sahip olup, ahşap karkas yapısı ile dikkat çeker. Konağın planı, iç sofalı tipte olup, zemin kat, birinci kat ve cihannüma katı olmak üzere üç kattan oluşmaktadır.
Konağın mimarisi, dönemin yapı tekniklerini ve estetik anlayışını yansıtan önemli özelliklere sahiptir. Dış cephesindeki cumbalar ve cihannüma duvarları, bağdadi tekniğiyle yapılmış olup, yapının karakteristik bir görünüm kazanmasını sağlar. Konağın sokağa bakan cephesinde, üç adet oda boyu konsol çıkması ve iki adet balkon bulunur. Bu özellikler, yapıya derinlik ve hareketlilik katarken, aynı zamanda görsel açıdan da zenginlik sağlar.
Yapının iç mekânında, birinci katta bir salon ve dört oda, ikinci katta ise yine bir salon ve dört oda yer almaktadır. Ayrıca, konağın iç düzeni, mekanların farklı kotlarda yer almasıyla dikkat çeker. Bu durum, konak sakinlerine farklı görsel deneyimler sunan bir iç mekân düzeni oluşturmuştur. Ayrıca, yapıda galerinin kullanımı, mekânın fonksiyonel yapısını güçlendiren önemli bir özellik olarak öne çıkmaktadır. Merdivenler, dış kapıdan girilen aralıktaki sağ ve sol duvar yüzeylerine bitişik şekilde yerleştirilmiş olup, yukarı kata çıkışı sağlayan yapısal bir düzen sunmaktadır.
Konağın çatı katı, üst örtü olarak önceden düz toprak dam ile kaplıydı; ancak daha sonradan kırma çatıyla örtülmüştür. Ahşap işçilik, binanın dış mekânında öne çıkan diğer bir özelliktir. Çıkmaların altındaki kirişlerde, oyma tekniğiyle yapılmış çiçek ve yaprak motifleri yer alırken, çatı saçağında palmet biçimli ters tepelikler dikkat çeker. Metal süslemeler ise, kapı üzerinde ve asma katta yer alan pencere korkuluklarında yer alan güneş motifiyle yapılmış kompozisyonlar olarak kendini gösterir.
Bugün, İstanbulluoğlu Konağı, bir kuruluşa bağlı Dil Öğretimi ve Araştırmaları Merkezi olarak kullanılmaktadır. Konağın mimari ve kültürel değeri, Malatya’nın tarihi mirasının korunmasına katkı sağlamakta, aynı zamanda şehrin tarihi dokusunun yaşayan bir parçası olarak önemli bir işlev görmektedir.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ