Malatya Sonmanşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü yaptığı Haftanın Nabzı programına Gazeteci Güler Hazar ve yenimalatya.com.tr Muhabiri Onay Ozan konuk oldu. Programda, geçmişte binlerce baş hayvana ev sahipliği yapan ve günlük tonlarca süt üretimiyle bölge ekonomisini ayakta tutan tesisin bugün elli başlık kapasitelere kadar geriletilmesinin arkasındaki soru işaretleri masaya yatırıldı. Tesisin içine sokulmayan vatandaşların durumundan meslek odalarının ve yerel yöneticilerin bu konudaki derin sessizliğine kadar pek çok kritik başlığın ele alındığı programda, şehrin hafızasına ve tarımsal mirasına sahip çıkılması gerektiği güçlü bir dille vurgulandı.
Haftanın Nabzı programında da geniş yankı uyandıran bu iddialar masaya yatırılırken; tarım ve hayvancılık alanındaki bu önemli mirasın korunması için yetkililerden acil ve şeffaf bir bilgilendirme yapılması gerektiği programda sıkça dile getirildi. Vatandaşlar, stratejik öneme sahip tesisin geleceğiyle ilgili kaygılarının giderilmesini ve konunun tüm yönleriyle aydınlatılmasını talep edildi.
“SULTANSUYU TAŞINIYOR MU İDDİASI”
SultanSuyu Harası, Malatya ile özdeşleşmiş önemli marka değerlerinden bir olduğunu ileri süren Sinem Hatun Davut, “Sultansuyu taşınıyor mu, iddiası bile şehrimiz açısından son derece ciddidir. Akçadağ’da bir marka haline gelen, burada yetiştirilerek Türkiye’nin dört bir yanındaki yarışlara katılan bu değerin başka bir yere taşınmasının hiçbir mantıklı gerekçesini göremiyorum. Üstelik 11 Ekim’de bu konuyla ilgili bir toplantı yapılacağı bilgisi, iddiayı daha da önemli hale getiriyor. Hasan Ulutaş’ın açıklamasının ardından atların taşınmasıyla ilgili bir sorun olmadığını öğrendik; ancak asıl tartışmanın süt sığırcılığı bölümünde odaklandığını, yani iddiaların merkezinin burası olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki SultanSuyu bugün Malatya’dan oldukça kopuk durumda ve birçok hemşehrimiz burayı hiç görmedi; bu yüzden alan kesinlikle vatandaşlarımıza açılmalı, çocuklarımız ve gençlerimiz buradaki üretimi yakından tanımalıdır. Geçmişte günlük 6 ton olan süt üretiminin bugün 1 tona düştüğü iddiası mutlaka araştırılmalı, potansiyeli artırılması gerekirken buranın neden gerilediği sorgulanmalıdır. Bu iddiaların doğru olmamasını temenni ediyor, doğruysa da bu yanlıştan derhal vazgeçilmesini istiyorum. 6 Şubat depremleri sonrası zaten büyük kayıplar yaşayan Malatya’mızın mevcut değerlerinin kaybedilmesine asla razı olmayacağız. Buradan milletvekillerimize, siyasi parti il başkanlarımıza, muhalefete ve kent yöneticilerimize açıkça sesleniyor ve net bir açıklama talep ediyorum: Bu iddia doğru mu, yanlış mı? Gündemde mi, değil mi, yoksa tepkiler üzerine vaz mı geçildi? Tam da Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı’nın yapıldığı bir dönemde süt sığırcılığı bölümünün kapatılmasının gündeme gelmesini ise ayrıca çok manidar buluyorum” dedi.
“YAKLAŞIK 160 YILLIK GEÇMİŞ”
SultanSuyu ile ilgili iddiaları oldukça vahim bir iddia olarak değerlendiren yenimalatya.com.tr Muhabiri Onay Ozan, “Sultansuyu, Malatya’mızın hafızasında çok önemli bir yere sahip olup, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan yaklaşık 160 yıllık köklü bir geçmişe sahiptir. Burada safkan Arap ve şampiyon atlar yetiştirilerek hipodromlara gönderilmektedir. Sultansuyu yalnızca tarımsal üretim açısından değil, geçmişte çocuklar ve hastalar için bir terapi merkezi olarak da hizmet vermiştir. Atların veya Sultansuyu’nun başka bir ile taşınması Malatya açısından büyük bir kayıp olacaktır. TİGEM’in kendi verilerine baktığımızda, safkan Arap taylarının satışından son yıllarda oldukça yüksek miktarda gelir elde edildiğini görüyoruz. Bu kadar yüksek ekonomik değer üreten bir yerin değerlerinin başka bir yere aktarılması ihtimalini büyük bir endişeyle sorguluyorum. Geçmişte Malatya’mızdan bazı kurumların başka illere taşındığını hatırlarsak, SultanSuyu konusunda da aynı hatanın tekrarlanmaması gerektiğini savunuyorum. Nitekim 2012 yılında yaşanan benzer bir transfer girişimini dönemin milletvekili Ömer Faruk Öz’ün girişimleriyle durdurmuştuk. Cumhuriyet ve Osmanlı döneminden kalan bu kültürel değerlerimize mutlaka sahip çıkmalıyız. Programın sonunda küçük bir düzeltme de yapmak istiyorum: Yayında ‘satışa çıkarılacak’ demiştim, ancak doğrusu ‘azaltmaya gidildi’ şeklinde olmalı; orası yanlış anlaşılmasın. Tüm bu gerekçelerle, yetkililerden SultanSuyu ve TİGEM konusunda açık ve net bir açıklama talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
“YENİKÖY’DEKİ SÜT SIĞIRCILIĞI BÖLÜMÜ KAPATILIYOR MU?”
Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e uzanan yaklaşık 161 yıllık stratejik bir tarım kuruluşu olduğunu söyleyen Gazeteci Güler Hazar Doğan ise, “Yalnızca Malatya’mız için değil, tüm Türkiye açısından büyük bir değer taşımaktadır. Buradaki asıl tartışma, taşınmasından ziyade Yeniköy’deki süt sığırcılığı bölümüyle ilgilidir. Havalimanı yakınındaki yaklaşık 12 bin 500 dönümlük alanda bulunan bu bölümün kapatıldığı veya küçültüldüğü yönünde araştırmalar yaptım. 2023 yılında 750-1000 başa çıkarılacağı açıklanan kapasitenin bugün 50-100 başa, günlük 6 ton olan süt üretiminin ise 1 tona düştüğünü öğrendim. Ayrıca bu alanın ileride ithal Angus hayvanlarının bekletileceği bir yere dönüştürüleceği yönünde iddialar bulunmaktadır. Geçmişte vatandaşların rahatça ziyaret ettiği bu alanların bugün kapatılması, Cumhuriyet döneminden kalan taş idare binasının yıkılması ve 2012 yılında hayvanların kamyonlarla Eskişehir'e kaçırılmak istenmesi gibi geçmişteki olaylar endişelerimizi artırmaktadır. Murat Durmaz döneminde canlandırılan bu merkezin bugün gerilemesi ekonomik ve tarımsal açıdan mutlaka sorgulanmalıdır. Süt sığırcılığındaki bu küçülmenin diğer bölümlere de sıçramasından endişe ediyor; milletvekillerimizden, siyasi parti temsilcilerimizden, Ziraat Odamızdan ve ilgili tüm kurumlardan net bir açıklama bekliyorum. SultanSuyu Malatya’nın ortak mirasıdır; Tarım Fuarı'nda bu konunun gündeme gelmemesini eleştiriyor, iddialarda yanılmayı temenni ederek yetkililerden tesislerin geliştirileceğine dair açıklamalar duymayı umuyorum” şeklinde konuştu.
ROJBİN ASTEKİN