“Şiddetin Temelinde Ekonomi Var”

Son zamanlarda farklı illerde yaşanan saldırılar, eğitim kurumlarının güvenliğini yeniden gündeme taşırken, Eğitim-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Hüseyin Kara, şiddetin nedenlerinin yalnızca okul içinde aranamayacağını söyledi. Çözüm için aileden okula, kamu kurumlarından topluma kadar tüm kesimlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kara, toplumsal gerginliğin önemli nedenlerinden birinin ekonomik sıkıntılar ve geleceğe yönelik umutsuzluk olduğunu ileri sürdü.

EĞİTİM - 01-10-2026 10:16

Son dönemde farklı illerde okullarda yaşanan şiddet olayları, eğitim kurumlarının güvenliğini yeniden tartışmaya açtı. Malatya’da okul girişlerinde personel görevlendirilerek çeşitli tedbirler alınırken, bu uygulamaların okulları güvenli hale getirmeye yetip yetmediği merak konusu oldu. Eğitim-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Hüseyin Kara, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak okuldaki güvenlikle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Geçen yıl nisan ayında önce Siverek'te, sonra Kahramanmaraş'ta, geçen günlerde de Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir meslek lisesinde yaşanan elim olayın kendilerine okullarda güvenlik önlemlerinin biraz daha dikkatli alınması ve bu konunun daha fazla dikkate alınması gerektiğini hatırlattığını ifade eden Eğitim-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Hüseyin Kara, Malatya’daki okulları devamlı ziyaret ettiklerini söyledi.

“ONLARIN DA SUÇU YOK”

Okullarda bulunan güvenliklerin bir caydırıcılığı olduğunu belirten Kara, “Malatya'da okullara girip çıkıyoruz, işimiz gereği okulları ziyaret ediyoruz. Kapıda bir arkadaşımız var. Herhalde son 30 bin civarında İŞKUR marifetiyle personel alındı ama bunlar bahçe görevlisi olarak alınmış. Bunların özel güvenlik sertifikaları olduğunu zannetmiyorum. Böyle bir durum yok. Onların dışarıdan gelecek tehditlere karşı okulu koruma gibi bir işlevleri olamaz. Onların da suçu yok. Çünkü bunun eğitimini almadan o işi o kişilere yaptırmak zaten mantıklı değil, doğru değil. Bir caydırıcılığı var mı, var. Dışarıdan gelen kişiye en azından ‘Nereye gidiyorsunuz?’ diye soruyorlar. Bu da bir gelişme” şeklinde konuştu.

Okullarda yaşanan şiddet olaylarının sadece güvenlik tedbirleriyle sonuçlandırılamayacağını kaydeden Kara, bunu okul içerisinde okul yöneticileri, rehber öğretmenler ve aileler tarafından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

“ŞİDDETİN ÇOK YÖNLÜ GEREKÇELERİ VAR”

“Ailenin çocuğunun kimlerle arkadaşlık ettiğini, okul dışındaki zamanlarını nasıl geçirdiğini, internette hangi sitelere girip çıktığının denetim altına alması gerekiyor” diyen Kara sözlerine şöyle devam etti:

“Bu şekilde belki okullarda yaşanan şiddet engellenebilir. Ama bu sadece Milli Eğitim Bakanlığının sorumluluğunda değil. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve diğer kurumların da bu konuda sorumluluk alması gerekiyor. Hatta Manisa'daki olay yaşanmadan önce 7 bakanlığın okullardaki güvenlikle ilgili bir protokol imzaladığını basın-yayın kuruluşlarından gördük. Ama o protokolün imzalanmasından kısa bir süre sonra da Manisa'daki bu olay meydana geldi. Yani toplumsal olarak bir gerginlik yaşıyoruz aslında. Ekonomi bunun bir gerekçesi olabilir. Çocukların geleceğe yönelik iş umudunun olmaması bunda etken olabilir. Televizyonda izledikleri dizilerden etkileniyor olabilirler. Yani şiddetin çok yönlü gerekçeleri var.”

Bunun önlenmesi için de tek bir bakanlığın ya da kurumun değil, bütün kurum ve kuruluşların birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getiren Kara, okuldaki öğretmeninden sınıf öğretmenlerine, rehber öğretmeninden okul idarecilerine, kantincisinden, okul dışındaki diğer etkenlere kadar her şeyin kontrol altında olması gerektiğini söyledi.

“BİNA OLARAK OKULLAR KORUNAKLI”

Malatya’daki okulların bir kısmında güvenlik görevlisi bulunduğuna dikkat çeken Kara, “Özellikle velilerin öğrencilerini takip etmesi lazım. Ancak birlikte ve koordinasyon içerisinde çalışıldığında bunun üstesinden gelinebileceğini düşünüyorum. Bina olarak okullar korunaklı. Duvarları vesaire var. Kapıda her okulun girişinde şu anda bir personel var. Bir kısımda güvenlik görevlileri de var. Güvenlik görevlisi derken özel güvenlik tabii. Bakanlık, okulların bulundukları mahaldeki asayiş durumuna, burada meydana gelen olaylara ve benzeri unsurlara göre okulları sınıflandırmış, risk gruplarına ayırmış. Doğal olarak birinci derece risk grubu dediğimiz, en sıkıntılı olan ve biraz daha merkezden dışarıdaki okullar bunlar. Kenar mahallelerde ve maalesef meslek liselerinde bu tür sorunlar daha fazla karşımıza çıkıyor. Buralarda biraz daha dikkatli davranılması, az önce bahsettiğim tarafların tamamının aileden başlayarak okulda ve bakanlıklarda konunun daha sıkı değerlendirilmesi ve o bölgelerde daha fazla tedbir alınması gerekir” açıklamasına yer verdi.

“ŞİMDİ O UYGULAMA YOK”

“Malatya'da her okulun girişinde şu anda bir personel var” diyen Kara, “Benim gittiğim okullarda şu ana kadar uygulama bu şekilde. En son bu 30 bin civarında bahçe görevlisi alınmıştı. Okul kapılarında okulu ziyarete gelen kişilere ‘Nereye gidiyorsunuz, kimle görüşeceksiniz?’ diye soruyorlar. Nöbetçi öğretmenler yine görevlerini yapıyor. Kim geldi, saat kaçta geldi, imzasını alıyorlar. Biraz daha sıkılaştırılmış tedbirler var. Ama elbette ki yeterli değil. Kahramanmaraş'taki olaydan sonra biliyorsunuz, her okulun kapısına bir bekçi ya da polis memuru görevlendirmişlerdi. O geçici bir uygulamaydı. Şimdi o uygulama yok. Geçici istihdam edilen personel kapıda duruyor. Şu ana kadar gittiğimiz okullarda uygulama bu şekilde.”

“OKULLAR EN GÜVENİLİR OLMASI GEREKEN YERLER”

Sadece okullarda alınan güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağını, toplumun da bu gibi konulara duyarlı olması gerektiğini kaydeden Kara, “Bu tür şiddet olayları güvenlikçi tedbirlerle önlenemez. Toplumun bu konularda duyarlı olması gerekiyor. Okul çevrelerinde ikamet eden vatandaşların mutlaka daha duyarlı olması lazım. Okullar en güvenilir olması gereken yerler. Hiçbir anne baba çocuğunu okula gönderirken okulun girişinde ya da bahçesinde başına başka bir iş geleceğini düşünerek göndermiyordur. Ama son yaşanan olaylar bize gösteriyor ki okullar artık daha güvenli alanlar değil, güvenli mekânlar değil. Dediğim gibi, sorumluluğu tek bir kişiye ya da kuruma yüklemek de doğru değil. Toplumun tamamı bundan sorumlu” diye konuştu.

“İNSANLAR GEÇİNEMİYORLAR”

Ekonominin bu gibi olumsuzlukların en önemli nedeni olduğunu ileri süren Kara, “Bu gibi problemin en önde gelen etkeni bence ekonomi. ‘Ekonomiyle şiddetin ne alakası var?’ diyeceksiniz. Şimdi sokağa çıkıyorsunuz, herkes gergin. Malatya ölçeğinde bakıyorsunuz, diğer illerde muhtemelen böyle. Malatya bir deprem geçirdi, onun etkisi de var ama kimse kimseye bir söz söylemeye cesaret edemiyor. Birine bir şey söylediğiniz zaman kavgaya hazır taraflar var. Gerginlik var. Bunun başlıca, temel gerekçesi de bence ekonomi. İnsanlar geçinemiyorlar, geleceklerine umutla bakamıyorlar. Bu gençler için, çocuklar için de böyle. Lise öğrencisi sınava girecek. Sınavda başarılı olsa bile girdiği üniversiteden mezun olduktan sonra etrafındaki örneklere bakıyor. İş bulma olanağı yok. Yine gelecekten beklentisi kalmamış. Anne baba zor durumda. Doğru dürüst sağlıklı beslenemiyor. Neticede bu şekilde olaylar cereyan ediyor. En büyük dileğimiz, bir daha bu tür olaylarla karşılaşmamamız. Umarım bir daha böyle olaylar yaşanmaz” söylemlerine yer verdi.

MUTLU SARIGÜL

Günün Diğer Haberleri