Demir eksikliği, vücutta yeterli miktarda demir bulunmadığında ortaya çıkan bir durumdur. Bu durum ilerlediğinde demir eksikliği anemisi adı verilen, kırmızı kan hücrelerinin sayısının düşmesine neden olan bir kansızlık türüne dönüşebilir. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, dünya genelinde yaklaşık 1.6 milyar insan bu tür anemiyle mücadele ediyor.
Demir eksikliği, genellikle hafif başlar ve ilerledikçe şikayetler artar. En sık görülen belirtiler şunlardır: Sürekli yorgunluk ve halsizlik, soluk cilt, nefes darlığı, baş dönmesi, kalp çarpıntısı, saç dökülmesi, tırnaklarda kırılma veya kaşık şeklini alma, konsantrasyon bozukluğu. Bazı kişilerde demir eksikliği "pika" adı verilen, toprak, buz veya kâğıt gibi yenmeyen maddelere karşı yeme isteğiyle de kendini gösterebilir.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Demir eksikliği her yaşta görülse de bazı gruplar daha yüksek risk altındadır:
Kadınlar: Adet dönemlerinde yaşanan kan kaybı, demir ihtiyacını artırır. Üreme çağındaki kadınların demir eksikliği yaşama riski erkeklere göre çok daha fazladır.
Hamileler: Gelişmekte olan bebeğin ihtiyaçları nedeniyle hamilelikte demir ihtiyacı artar. Eksiklik, hem anne hem de bebek için ciddi sonuçlar doğurabilir.
Çocuklar ve ergenler: Hızlı büyüme dönemlerinde vücut daha fazla demire ihtiyaç duyar.
Vejetaryen ve veganlar: Hayvansal kaynaklı demir (hem demir), bitkisel kaynaklı olanlara göre daha kolay emilir. Bu grupta yer alan bireylerin, demir alımına özellikle dikkat etmeleri gerekir.
Kronik hastalığı olanlar: Mide ve bağırsak hastalıkları, böbrek yetmezliği ve kanser gibi durumlar, demir emilimini ve kullanımı olumsuz etkileyebilir.
Demir eksikliği, basit bir kan testiyle saptanabilir. Hemoglobin, ferritin, serum demiri ve transferrin saturasyonu gibi parametreler incelenerek net bir teşhis konur. Ancak çoğu zaman bu testlere başvurulmaz çünkü belirtiler başka hastalıklarla karıştırılabilir.
TEDAVİ EDİLMEZSE NE OLUR?
Demir eksikliği tedavi edilmediğinde: Kalp problemleri gelişebilir (çarpıntı, kalp yetmezliği), bağışıklık sistemi zayıflar, enfeksiyonlara karşı direnç azalır, hamilelikte düşük, erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek riski artar, çocuklarda gelişim geriliği, dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğü görülebilir.
Demir eksikliği genellikle ağızdan alınan demir takviyeleri ile tedavi edilir. İleri vakalarda enjeksiyon ya da damar yoluyla demir verilmesi gerekebilir. Tedavi süresince C vitamini alımı, demirin emilimini artırmak için önerilir. Süt ve süt ürünleri gibi kalsiyumdan zengin besinler ise emilimi azaltabileceği için, demirle birlikte alınmamalıdır.
Demir açısından zengin besinler şunlardır: Kırmızı et, sakatat (özellikle karaciğer), yumurta sarısı, koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı), kurubaklagiller (mercimek, nohut, fasulye), pekmez, Kuru meyveler.
Demir eksikliği, doğru beslenme ve basit kan testleriyle kolayca önlenebilir ve tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Ancak ihmal edildiğinde, yaşam kalitesini düşüren ve daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayan bir tabloya dönüşebilir. Eğer sürekli yorgun, halsiz ve solgun hissediyorsanız; bu durumu sadece stres ya da yoğunlukla açıklamayın. Basit bir kan testiyle demir seviyelerinizi kontrol ettirmeniz, belki de hayatınızı kökten değiştirecek bir adım olabilir.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ