7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından yapı stokunun neredeyse tamamını kaybeden Malatya’nın yapım ve inşa çalışmaları devam ediyor. Depremler nedeniyle yıkılan, hasar alan tarihi eserler de restore edilirken, eserlerin aslına uygun bir şekilde restore edilmemesi ise tepkilere neden oluyor. Hem Arapgir ilçesine bağlı Suceyin Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Taş Köprü’nün (Suceyin) restorasyonu hem de şehir merkezinde yer alan Yeni (Teze) Camii’nin baştan aşağı yeniden yapılacak olmasıyla ilgili Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Malatya Kültür Yaşam Derneği Başkanı Atilla Kantarcı, önemli açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına Suceyin Köprüsü’nün eski durumuyla ilgili bir bilgi vererek başlayan Kantarcı, yıllar önce öğretmenlik yapan bir arkadaşının köprüyle ilgili kendisini uyarmasıyla harekete geçtiğini söyledi.
“O HALİYLE BIRAKSAYDIK BELKİ DE DAHA İYİ OLACAKTI”
Suceyin Köprüsü’yle ilgili birtakım çalışmalarda bulunduğunu hatırlatan Kantarcı, şunları kaydetti:
“Öğretmen arkadaşım köprüsünün 2 bin küsur yıllık bir Bizans köprüsü, tarihimizin önemli bir parçası olduğunu o zaman araştırarak öğrendik ve bu köprünün yıkılmakta olduğunu muhakkak bir el atılması gerektiğini düşündük. Bu köprünün muhakkak restore edilmesi gerektiği konusunda, hem dernek olarak hem şahsım olarak birtakım çalışmalarda bulunduk. Fakat ‘keşke çalışmalarda bulunmasaydık’ diyesim geliyor. O haliyle bıraksaydık belki de daha iyi olacaktı. Yıkık dökük olması bile bu halinden daha iyi olur diye düşünüyorum. Bu bizim bu sonucunda Arapgir'de de bu işi destekleyen insanlar vardı. Onların da çabalarıyla köprü restore kapsamına alındı. Fakat biz restorenin bu şekilde olacağını hiç düşünemedik. Yani biz aslında uygun bir restore veya tadilat çalışması yapılır diye beklerken, maalesef çok modern bir köprü yapıldı. İnşaat aşamasında da ‘Böyle yapmayın, bunu bu hale getirmeyin. Bu köprüye yazık, yok ediyorsunuz’ diye söylemlerim oldu. Ancak maalesef sesimiz duyulmadı ve köprüyü bitirdiler. Şu anda da gudubet bir şekilde.”
“TAMAMEN MODERN BİR KÖPRÜ YAPILDI”
Yeni köprünün neyini beğenmediğini anlatan Kantarcı, “eski taşlar, kullanılan eski malzemeler, tamam belki o malzemeleri bulamazsınız ama ona yakın birtakım malzemelerden yapmak gerekirdi. Şimdi tamamen farklı, tamamen modern bir köprü yapıldı. Eski demeye bin şahit lazım. Zaten Türkiye'de maalesef özellikle de Malatya'da restore çalışmalarımız çok anlamsız bir şekilde yapılıyor. Aslına uygun yapılmıyor. Bu gibi işler işi bilen, bu işin uzmanı insanlarla yürütülmüyor. Dolayısıyla da birçok örnekte olduğu gibi Suceyin Köprüsü’nü de maalesef kaybetmiş olduk” ifadelerini kullandı.
“ONLAR DA ÇOK İYİ BİLİYOR”
Bu gibi restorasyon çalışmalarında istişareye yer verilmediğini dile getiren Kantarcı, “Görüşlerimizin alınmamasını kolaycılık olduğu zannediyorum. Daha kolay böyle yapabilmek. Zaten yapanların bunun böyle olmadığını bildiklerini zannediyorum. Onlar da çok iyi biliyor Onlar da çok iyi biliyor. Tarihi eserleri aslında uygun yapmak biraz daha masraflı ve biraz daha külfetli bir iş. Onun için de hiç kimsenin lafını önemsemiyorlar. Suceyin Köprüsü’nün restorasyonunun böyle olmayacağıyla ilgili ben Sivas Anıtlar Kuruluna bile yazı yazdım. Maalesef lafımız geçmedi, dinletemedik. Bence kolaycılık açısından sözlerimizi dinlemiyorlar” şeklinde konuştu.
“MALATYALILAR BİRAZ DUYARSIZLAŞTI”
Yeni Camii’nin baştan aşağı tekrar yapılmasına da değinen Kantarcı, “Bu da bir tehlike. Artık burada Malatyalılara söz düşüyor. Malatyalılar şehirlerindeki tek eski eserini de kaybederse, zaten kültür adına bir şey kalmadı bu şehirde, o zaman Malatya’ya çok yazık olur. Eski yapıların restorasyon çalışmalarını çok iyi takip edip, bizim gibi derneklerin veya bütün sivil toplum örgütlerinin ve Malatyalıların bu konuda söz sahibi olmaları ve gereken uyarıları yapmaları lazım. Üzülerek söylüyorum ki Malatyalılar biraz duyarsızlaştı. Bana belki biraz kızacaklar ama hiçbir konuda gereken çabayı, gereken hassasiyeti göstermiyorlar. Ben hep Malatya tabiriyle şöyle söylüyorum: Şehre ölü toprağı serpilmiş. Gerçekten biraz silkinmemiz, uyanmamız lazım. Değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Yoksa şehrimiz elden gitmek üzere. Gidiyor gidiyor derken, bir süre sonra şehrimiz elden gittikten sonra ağlayacağız, maalesef sonrasında bağırıp, çağıracağız” şeklinde konuştu.
“O İŞİ TEK BAŞIMIZA BAŞARMADIK”
Malatyalılara bir çağrıda bulunan Kantarcı, “Sosyal konularda sesimizi yükseltmemiz gerektiğini söylüyorum. Hatırlarsınız Teze Cami’ye birtakım uygun olmayan imalatlar yapıldığı zaman, şemsiye yapıldığı zaman toplum ayağa kalktığı için onlar engellendi. O zaman bu sesi toplum ve bizim dernek yükseltti. O zaman biz Malatyalılardan büyük bir destek gördük. Yani o işi tek başımıza başarmadık. Onun için bir araya gelip toplu bir şekilde gereken konularda, sesimizi duyurmamız gerekir. ‘Ben yaptım oldu’ diyenlere olmaz arkadaş böyle, bunu böyle yap, bu böyle olmaz. Bu bizim şehrimize yakışmaz’ diyebilmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Muhabir: TAHİR ÖZÇELİK