D vitamini, bağışıklık sisteminden kemik sağlığına, hormon dengesinden kas fonksiyonlarına kadar pek çok sistemde kilit rol oynuyor. Güneş ışığı en etkili doğal kaynak olsa da, besinlerle desteklenmesi de oldukça önemli. Özellikle hayvansal yağlar, sakatatlar ve yağlı balıklar D vitamini açısından zengin besinler arasında yer alıyor.
D vitamini yağda eriyen bir vitamin olduğu için, tüketilen besinlerde yeterli miktarda sağlıklı yağ bulunması gerekiyor. Yağsız beslenme alışkanlıkları, alınan D vitamininin emilimini büyük ölçüde azaltıyor. Bu nedenle zeytinyağı, köy tereyağı ve omega-3 yağ asitleri, D vitamini emilimi için vazgeçilmez destekçiler arasında.
Özellikle salatalara bol zeytinyağı eklemek, vücuda hem sağlıklı yağ hem de vitamin emilimi için uygun ortam sağlıyor. Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir konu var: Kilolu bireylerde, yağda eriyen D vitamini yağ hücrelerinde depolanarak kanda dolaşıma katılamıyor. Bu nedenle, vücut D vitaminine ihtiyaç duysa bile bu vitamini kullanamıyor.
KİLO, İNSÜLİN DİRENCİ VE D VİTAMİNİ
Fazla kilolu bireylerde sıkça görülen insülin direnci ve leptin direnci, D vitamini düzeylerini olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, insülin direncini kırmak için düşük glisemik indeksli besinlerin tercih edilmesini öneriyor. Bu besinler, kan şekerini hızlı yükseltmeden tokluk hissi sağlar ve insülin salınımını dengede tutar. Düşük glisemik indeksli besinler arasında kırmızı et, yumurta, yoğurt, tereyağı gibi doğal protein kaynakları yer alıyor. Aynı zamanda kuru fasulye, ceviz, fındık ve fıstık gibi kompleks karbonhidratlar da bu gruba dahil. Bu tür besinlerin tüketimi, hem insülin direncini kırıyor hem de vücutta D vitamini düzeyinin artmasına katkı sağlıyor.
EGZERSİZ ŞART, AMA DİKKATLİ OLUNMALI
Fiziksel aktivite, hem kilo kontrolü hem de metabolik sağlık açısından büyük önem taşıyor. Ancak uzmanlar, özellikle ileri yaşlarda koşu gibi yüksek etkili egzersizlerin diz eklemlerinde sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bunun yerine tempolu yürüyüş gibi eklem dostu aktiviteler öneriliyor. Her türlü egzersiz sonrası kaslarda mikro yırtılmalar oluşabiliyor. Bu hasarın onarımı için ise vücuda D vitamini ve kolesterol gerekiyor. Vücudun yeniden yapılanması ve kasların toparlanması için bu iki faktörün dengede olması şart.
DOĞAL ŞİFA KAYNAĞI KELLE PAÇA
Kas ve eklem sağlığını destekleyen bir diğer besin ise kelle paça çorbası. İçeriğinde bol miktarda kolajen, mineral ve doğal yağ barındıran bu geleneksel çorba, vücudun onarımı ve bağ dokusunun güçlenmesi için güçlü bir destek sunuyor. Kelle paça çorbası, aynı zamanda doğal kolesterol kaynağı olması nedeniyle bazı kişilerde endişe yaratabiliyor. Ancak uzmanlar, ‘kolesterol yükselir’ korkusunun yersiz olduğunu, çünkü kolesterol olmadan vücudun kendini tamir edemeyeceğini vurguluyor.
Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ