Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü üstlendiği BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan Bakış Açısı programına gazeteci Ali Aladağ konuk oldu. Programda konteynerde yaşayan insanlar ile sanayi esnafının taşınması konusu gündeme taşınarak önemli değerlendirmeler yapıldı.
Programda sanayi esnafının taşınma konusuyla ilgili Ali Aladağ, esnafı şehirden kaçırmamak gerektiğinin altını çizerek,
“Sanayi esnafı belediyeye yürüdü. 714 dükkan vardı yapılan, o dükkanlar doldu; ‘Şu anda ne olacak?’ diyorlar. Ticaret Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da açıklama yaptı, esnaflar için ek süre talep etti. Bizim korkumuz şu yarın o insanları şehirden kaçırmayalım, komşu illere göç eder gider. Bu halde sanayideki esnafın sayısı azalmış olur. Biz de burada yetkililere sesleniyoruz ek bir süreyle, bir çözüm bulunarak bu konu çözülmeli. Bu sadece sanayi esnafının derdi değil, hepimizin derdi. Zaten hala yüzde 10'a yakın dönmeyen kişi var, bunlar da gittiği an Malatya şehri gerçekten de küçük şehre dönüşür. Diğer küçük illerden bir farkımız kalmaz”
ifadelerine yer verdi.
“EVLER BİTERSE VATANDAŞLAR KENDİ İSTEĞİYLE KONTEYNERDEN ÇIKAR”
Konteynerde yaşayan insanların taşınma durumuna yönelik de bazı değerlendirmelerde bulunan Ali Aladağ,
“Önemli bir diğer konu da konteynerlerde oturan vatandaşlar var. Şimdi atıyorum, siz konteynerde yaşıyorsunuz, eviniz de bitmiş, son rötuşlar yapılıyor. Nedir, haziranda teslim alacaktınız, temmuzu bulacak. Size bugün ‘Çık’ diyorlar, bir ay sonra da evin teslim edilecek. Bir ayda sen ev kiralayıp gidebilir misin? Gidemezsin. Ben açıkçası insanların artık konteynerde yaşamakta diretmemesi gerektiğini düşünüyorum. Evlerine bir an önce geçmeliler. O zaman ne olacak, konutlar bitti, altyapı veya çevre düzenlemesi yapılıyor. Bir an önce şehri yönetenler o noktaları hızlandırırsa, konteynerdeki insanlar da konteynerde yaşamaya gerçekten meraklı değil, onlar da gitmek istiyorlar. Onun için bir an önce o evler biterse vatandaşlar kendi isteğiyle evini alır, konteynerden çıkar ve konutuna gider. Konteyneri kiraya verenleri duyduk bu şehirde, evi olduğu halde gidip konteynerde yaşayanları duyduk, evini kiraya verdiler çok vahim, çok çirkin iddialar”
şeklinde konuştu.
“KONTEYNER KİRLİLİĞİNDEN BU ŞEHRİ KURTARALIM”
Konuyu değerlendiren Sinem Hatun Davut ise,
“O vatandaşın sorgulanıp "Neden bunu yaptın?" denilmesini, gerekirse evine el konulmasını bile gündeme getirdik. Devlet bütün imkanlarını seferber etti, konteynerler vatandaşlara sıcak bir yuva oldu en azından geçici süreliğine. Vatandaşların da şunu kabul etmesi gerekiyor, esnafların da aynı şekilde, ‘Burası benim geçici yuvam, ben elbette ki buradan bir gün gideceğim. Oralarda kalmak için lütfen ısrarcı olmayalım.’ Mesela eve çıktığı halde gitmek istemeyenler için ‘Neden?’ diye sorduğumuzda; elektrik faturasını ödemiyor, suyu ödemiyor, buradaki imkânlar ona daha iyi geliyor. Hayır, böyle düşünmeyelim, böyle düşünürsek şehir gerçekten kaybeder. Şehrin kazanması adına yeter. Konteyner kirliliğinden bu şehri kurtaralım. Burada hem vatandaşlara görev düşüyor hem esnafa görev düşüyor, diretmeyelim. Kalıcı çözümler peşinde koşalım, geçici çözümler değil. Mesela konteynerden çıkmamakta ısrarcı olmayalım, hatta bir süre sonra biz çözümler arayalım, illa gelip birilerinin bizi çıkarmasına gerek yok. Bu şehri konteyner kirliliğinden kurtarmamız gerekiyor gerçekten. Her anlamda, esnaf olarak da vatandaşların kaldığı konteynerler konusunda da Malatya'yı konteyner kirliliğinden çekip çıkarmamız gerekiyor. Normale dönmek için, hayatı daha da normalleştirmek için bunu yapmamız gerekiyor”
sözlerine yer verdi.
‘ÇIKMAYIZ’ DEDİĞİNİZ O YAPILAR YIKILDIĞINDA, CANINIZI KAYBETTİĞİNİZDE NE OLACAK?
Akabinde sanayi sitesi esnafı içinde bazı değerlendirmelerde bulunan ve yetkililere seslenen Sinem Hatun Davut,
“Biz kimsenin mağduriyet yaşamasını istemiyoruz ama şimdi şöyle bir durum var ki şu anda çıkarıldıklarını belirttikleri dükkanların elektriklerinin kesildiğini ifade ediyorlar, zor durumda olduklarını, evine ekmek götüremeyecek hale geldiklerini belirtiyorlar. Ama şöyle bir durum da var; o çalıştığınız dükkanlar, çıkmamakta direttiğiniz dükkanlar yarın bir gün, işte Bingöl'de bir deprem bekleniyor, Pütürge'de de bekleniyor fay hatları açıklanıyor. Bunları kimseyi korkutmak için söylemiyoruz ama deprem anlamında riskli bir bölgeyiz. Yarın bir gün bir deprem olduğunda, o çalışmakta ısrar ettiğiniz, ‘Çıkmayız’ dediğiniz o yapılar yıkıldığında, canınızı kaybettiğinizde ne olacak? Orada esnaf şunu diyor: Yeni yapılan bölgede, yani Altay Kışlası'ndaki bölgede, bize yetecek dükkan yok, kapasite dolmuş diyorlar. ‘Şu an bize bir yer gösterilmiyor, biz çıkmamakta diretmiyoruz, bir yer göstersinler biz öyle çıkalım’ diyorlar. Yetkili mercilerin de esnafa bir yer gösterip o dükkanlardan öyle çıkarmaları gerekiyor çünkü bu insanlar da evlerine ekmek götürüyor. Onların da şunu anlaması gerekiyor, her an deprem olabilir, o yapılarda hizmet vermeniz doğru değil. Siz de yetkilileri bu anlamda anlayın lütfen sanayi esnaflarına söylüyorum. Umarız yetkili kanatlar esnaflara bir çözüm bulur ama esnaf da o yapılarda devam etmemeli, eski yapılar devam etmemeli. Malatya'da yeni bir oluşum, bir dönüşüm yaşanıyor inşaat faaliyetleri anlamında. Bu yeniden dönüşüm ve oluşum yaşanırken böyle sancıların yaşanması çok normal. Şehir elbette ki düzelecek, elbette ki oturacak, asla sancısız olmaz bir süreç olacak. Daha şehir merkezi de tam olarak toparlanamadı, orada esnaf tam anlamıyla faaliyetine başlayamadı. Yavaş yavaş Malatya yeniden ayağa kalkarken bir şeyleri zorlaştırmayalım, kolaylaştıralım. Şunu kabul edelim; o dükkânlarda zaten faaliyet göstermeniz, ister sizi çıkarsınlar ister çıkarmasınlar, kalmanız doğru değil. Önce kendi canları için kesinlikle doğru değil, bunun altını çizelim”
diye konuştu.
“ÇÖZÜMÜ KIŞTAN ÖNCE BULMALIYIZ”
Sanayi esnafının sıkıntısını giderecek çözümün kıştan önce bulunması gerektiğini belirten Ali Aladağ ise akabinde şunları kaydetti:
“Ek süre istendi. Bunlara ‘Şurada işte bir süre daha idare edebilirsiniz, ardından çıkın dükkanları bulun veya gidin bir yerlerde kendinize dükkan yapın’ denilebilir. Bunlar önemli konular yani böyle ucuza alıp geçiştireceğimiz konular değil. Bu esnaflara geçici bir yer sağlanırsa iyi olur. Geçici bir çözüm bulunmalı, aksi takdirde bu ustaları yarın dışarı atarsan başka illere yeniden göç yaşarız. Biz de diyoruz ki Malatya'da beyin göçü diyelim, o insanların hepsi usta; kimisi otomobil tamir ediyor, kimisi traktör tamir ediyor, hepsi bir görev yapıyor. Bu ustalarımızı Malatya'da tutalım. Çoğu kafaya koymuş, ‘Ben göç eder giderim’ diyor. Onun için biz bunlara geçici bir çözümü kıştan önce bulmalıyız. Bu konuda sanayi esnafının isteği, arzusu, beklentisi kısa sürede umuyorum ki geçici bir çözümle sonlandırılır diyoruz. Aksi takdirde onlar yürür, biz haber yaparız.”
TÜRKAN YILDIZ KAYA