Malatya'nın yanı sıra Adıyaman, Elazığ, Sivas ve çevre illerin kaba yem ihtiyacını karşılayan Yazıhan Ovası'nda bu yıl yonca üreticisi zorlu bir sezon geçiriyor. Geçen yıl rekor fiyatlarla üreticisinin yüzünü güldüren yonca, bu sezon hasat dönemine denk gelen yağışlar nedeniyle hem kalite hem de piyasa değerinde ciddi kayıp yaşadı. İlk biçimde beklenen verim ve kaliteyi yakalayamayan ürün, maliyetlerin dahi altında alıcı bulurken, son dönemde kayısıya alternatif en kazançlı ürün olarak gösterilen yoncanın geleceği yeniden tartışılmaya başlandı.
Yağışların ardından tarlalarda yaşanan kalite kaybı, üreticinin gelir beklentisini de olumsuz etkilerken, “Yonca hâlâ üreticinin gözdesi mi?” sorusu gündeme geldi. Bu gelişmeleri değerlendiren Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, Malatya Sonmanşet gazetesine konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.
2025 yılında Yazıhan ilçesinde ürün çeşitliliği içerisinde üreticiye en iyi kazancı sağlayan ürünün yonca olduğunu dile getiren Yunus Kılınç, yonca üretim alanının yalnızca Malatya’ya yeterli olmakla kalmadığını; aynı zamanda Adıyaman, Elazığ, Sivas ve çevre illere de özellikle Yazıhan ilçesinden yoğun şekilde yonca gönderilip, satış yapıldığını söyledi.
“BİÇİM ZAMANINDA YAPILAMADI”
Geçen yıl yoncanın kilosunun 14 TL’ye kadar alıcı bulduğunu belirten Kılınç, “Geçen yıl Konya’daki kuraklık nedeniyle yonca arzının azalması da fiyatların yükselmesine neden olmuştu. Üreticimiz sezon sonunda yoncanın kilosunu tarlada 14 TL’ye kadar satabiliyordu. Ancak bu yıl yağışların çok olması nedeniyle ilkbahar sezonunda, yani birinci derimde, neredeyse bütün yoncalar yağmura yakalandı. Verim çok yüksekti fakat yağışlar nedeniyle biçim zamanında yapılamadı. Genel olarak biçilen yoncaların üzerine mutlaka yağmur yağdı. Çiftçilerimiz daha sonra bunları tırmıkla çevirerek yeniden kuruttu ve sonuçta satmayı başardı. Ancak geçen yıla göre çok daha düşük fiyatlardan satış yapıldı. Birinci derimde yonca genel olarak tarlada 8,5 TL’den satıldı” şeklinde konuştu.
“ALICILAR TEMKİNLİ DAVRANDI”
“Geçen yıl 13-14 TL’ye satılan ürünün bu yıl 8,5 TL’ye düşmesi, aslında yonca fiyatının tamamen gerilediği anlamına gelmiyor” diyen Kılınç sözlerine şöyle devam etti:
“Yağmur yemiş yoncayı ben de olsam almam. Çünkü bu ürünlerde küflenme riski oluşuyor. Nem oranı yüksek olduğu için çürüme de meydana gelebiliyor. Alıcılar bu nedenle temkinli davrandı ve fiyatlar düştü. Birinci derim tamamlandı. Şimdi ikinci derimler başladı. İnşallah bu dönemde bu problem ortadan kalkacaktır. Çünkü yonca bitkisine ciddi anlamda ihtiyaç var. Biz buna kaba yem diyoruz. Mısır ve yonca gibi ürünler, Türkiye’deki besicilerimizin temel ihtiyaçları arasında yer alıyor. Malatya olarak bu konuda gerçekten başarılı olduk ve başarımız devam ediyor. Geçen yıl sezon sonunda kilosunu 14 TL’ye kadar satmıştık. Bu yıl yaklaşık 8,5 TL’ye kadar düştü. Ancak bunun en önemli nedeni yağışlar oldu. İşletmeler yağmur yemiş yoncayı almak istemedi. İnşallah ikinci yonca deriminde fiyatlar düzelecektir. Birinci derimde tamamen yağış kaynaklı bir talihsizlik yaşandı. Hatta bazı üreticilerimiz ürünlerini kurtaramadı. Birinci yağmurun ardından ikinci kez yağmur yağınca küflenen ve çürüyen ürünler oldu. Buradan üreticilerimize de bir çağrıda bulunmak istiyoruz.”
“MUTLAKA KÜFLENME MEYDANA GELİYOR”
Nem oranı yüksek olan yonca balyalarında küflenme olacağını belirten Kılınç, “Bu ürünleri satın alan işletmeler, büyük balyaları bir yıl boyunca hayvanlarına yediriyor. Eğer balya yapılırken nem oranı yüksek olursa içeride mutlaka küflenme meydana geliyor. Bu nedenle üreticilerimizin, ürünü bir gün daha fazla güneşte bekletmeleri hem kazancın helalliği hem de yapılan işin doğruluğu açısından çok daha doğru olacaktır. Eğer nem oranı yüksek yonca gönderirseniz ürün küflenir, işletme sahibi hayvanlarına yediremez ve bir daha sizden yonca almaz. Bazı kişiler balya ağır gelsin diye ürünü tam kurumadan paketleyebiliyor. Ben özellikle onları uyarıyorum. Bir gün daha fazla güneşte bekletsinler, karşı tarafı mağdur etmesinler” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN BİRÇOK İLİNDEN TALEP GELİYOR”
Kılınç, yoncanın piyasasının açık olduğunu dile getirerek, “Ürünümüzün piyasası açık. Türkiye’nin birçok ilinden talep geliyor. Eskiden küçük balya yaptığımız yoncaları artık büyük balya halinde hazırlıyoruz. Bu balyalar kepçelerle kamyonlara yükleniyor ve çevre illerin tamamına gönderiliyor. Yonca para kazandırdığı için üreticimiz de ekim alanlarını artırmaya çalışacaktır. Çünkü ovada artık kayısının eski ekonomik getirisi kalmadı. Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle rakımı 900 metrenin altındaki bölgelerde kayısı artık 3-5 yılda bir düzenli ürün verebiliyor. Bu nedenle Yazıhan Ovası ve Akçadağ Ovası gibi sulama imkânı bulunan bölgelerde kayısı yerine yonca ekmenin daha faydalı olacağını düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.
SİNEM HATUN DAVUT