Geçtiğimiz haftalarda Malatya’da gerçekleşen konut ve iş yerleri için çekilen kura sonuçlarını değerlendiren Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan önemli açıklamalarda bulundu.
“DEPREMDE ELEŞTİRİLERİN KISMEN KISITLANMAYA GİTMESİ GEREK”
Açıklamasında MTB Başkanı Ramazan Özcan, öncelikle kurada konut sahiplerine işyeri çıkmasını değerlendirerek “Ben bu konularda itidalli davranan sivil toplum örgütlerinden biriyim. Malatya 2020 Elazığ, Sivrice depreminde üç ilçede çok önemli bir hasar aldı. Yani Battalgazi, Pütürge ve Kale ilçelerinde. 2020 depreminin yaraları sarılmaya devam ederken 2023'te asrın felaketi dediğiniz kelimelerin kifayet etmediği teknik açıdan akademisyenlerin hala tarif ederken yoksun kaldığı bir süreç yaşadık. Gece 7.7, öğlen 7.6 ve o süre içerisinde yeniden ayın 25'inde 5.6 ve daha sonrasında da binlerce artçı deprem yaşadık. Yaşadığımız hadisenin boyutu tarifi mümkün değil yani Malatya’da. Türkiye'de de 11 il bunu yaşadı. 4 il bizimle beraber felaketin en büyük yaşandığı il sıfatı alıyor. Biz daha az sayıda şehit verdiğimiz için Malatya'da hiç deprem olmamış gibi bir algı doğuyor. Ama fiziki anlamda yıkım oranına baktığınız zaman da Hatay'dan sonraki ikinci il oluyoruz. Tabii bu sonradan fark ediliyor. Ama o süre içerisinde devletimiz kısa, orta ve uzun vadede aslında çok hızlı bir şekilde sorunu çözmek için pozisyon alıyor. Yani ben dünyada hiçbir devletin bu kadar büyük bir felaket karşısında bu kadar hızlı ve bu kadar aslında organizeli çalışacağına inanmıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük ve güçlü bir ülke, büyük bir devlet ve bu anlamda da depremin ilk anından itibaren bugüne kadar da kısa vadede insanların özellikle iaşe ihtiyaçları, bunun devamında kalıcı konaklamaları, çadır ihtiyaçları, daha sonrasında konteyner geçiş dönemi ve şimdi de kalıcı konutlar ve devamında da biliyorsunuz kalıcı iş yerlerinin inşası hızlı bir şekilde yapılıyor. Malatya şu anda Türkiye'nin en büyük şantiyesi. Vali Bey'in ifadesine göre de 960- 970 lokasyonda şu anda Malatya'da biliyorsunuz şantiye var. Tabii bu süreç çok zor bir süreç. Bazı şeyleri değerlendirirken yaşadığınız süreci de unutmamanız lazım. Yani evet bir hadise vardır, eleştirebilirsiniz. Ama başka bir hadise vardır. Hadisenin büyüklüğü eleştirilerde bir kısıtlamaya götürür sizi. Ben yaşanan bu depremde eleştirilerin kısmen kısıtlanmaya gitmesi gerektiğini düşünüyorum. Şehrin merkezindeki ticaret lokasyonlarımız yerle bir olmuş. 134 bin bağımsız bölüm yıkılmış. 27 bin iş yeri zarar görmüş, yıkılmış. Şimdi şehrin su kaynaklarında problem var. Şehrin yollarında, lokasyonlarda ciddi sorun var “ifadelerine yer verdi.
“İYİLEŞMELER ORTAYA ÇIKTIKÇA KIZDIĞIMIZ KONULARIN YERSİZ OLDUĞUNU GÖRECEĞİZ”
Depremden sonra Malatya’da gelinen noktaya da değinen Ramazan Özcan, “Peki, geldiğimiz nokta? Bu kadar büyük bir yıkıma rağmen 2. yılın sonunda artık kalıcı konutlar teslim edilmeye başlanmış. Kalıcı iş yerleri artık görülmeye başlanmış. Ama tabii süreç içerisinde henüz bitmemişken iş yerlerinde kısmen bir küçülme konuşuluyor metrekare açısından. Özellikle alanın yarattığı darlık, hareket alanınızın zayıflığı sizi bir takım mecburiyetlere itmiş. Bulunduğunuz alana park, havuz, dinlenme alanı, yol, genişleme istiyorsunuz. Dolayısıyla burada da uygulamada mutlaka o alandaki arkadaşlarımız, mülk sahipleri, hak sahipleri bir takım zararlara maruz kalıyor, iş yerinin küçülmesi gibi diyebiliriz. Buna rağmen mesela küçülttüğümüze rağmen bakın bir Şire Pazarında bile 38 tane hak sahibinin zeminde iş yeri alamadığı bir kriz yaşıyoruz. Dolayısıyla burada şehir şekillendikçe, fiziki iyileşmeler ortaya çıktıkça eleştirdiğimiz, kızdığımız birçok konunun aslında yersiz olduğunu göreceğiz. Tabii ki orada mülk sahibi olan, hak sahibi olan arkadaşların canının yandığını, mülklerinde bir takım değişiklikler olduğunu hepimiz görüyoruz. Fakat yaşadığımız krize baktığınız zaman bazı şeyleri de hoş görmek veya onları anlayışla karşılamak gerekmekte. Bir hukuksuzluk varsa bir adaletsizlik varsa da Türkiye'de yargı görevinin başındadır. Yanlış hesap Bağdat'tan döner. Şehrimizin Valisi Seddar Yavuz da özellikle bu anlamda geldiği günden beri bu krizi doğru yönetmek için çok ciddi bir gayret içerisinde. Ama tabii ki bazı eleştirilere de hoşgörüyle bakmak lazım. Herkes yorgun, şehir, yaşayanlar, kamu idarecileri, mülk sahipleri, halk sahipleri yorgun. Yaşadığımız bu depremin bizim üzerimizde yarattığı travma aslında hepimizi ciddi anlamda umutsuzluğa sevk ediyor. Ama bu şehrin kendi külleriyle var olacağına, ciddi anlamda Anadolu'nun yükselen değeri tabirini yeniden alacağına, ticari aksları hayata geçtikçe şehirdeki yaşam emareleri güçlendikçe de, sürdürülebilir hayat faktörleri yerine geldikçe de ben bu şehrin çok daha güçlü olacağına inanıyorum. Bugün yaşadığımız krizi belki 6 ay sonra, belki bir yıl sonra unutacağız ve Malatya'da yine birlikte hep beraber şehre sahip çıkmak için de gayret göstereceğiz. Ticari lokasyonlar çok önemli. Malatya ancak buralardan ayağa kalkacak diye düşünüyoruz. Malatya buralardan yeniden yeşerecek diye düşünüyoruz. Umutsuz olmadan ama mutlaka ki gördüğümüz hataları da, yanlışları da kamuya uygun bir dil ile uygun zaman, uygun bir üslupla da ifade ederek de inşallah bu krizden hep beraber çıkacağız. Hatta bu krizi fırsata çevirmemiz gereken noktalarda da geri durmamamız lazım” şeklinde konuştu.
“HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYUP VİZYONEL DAVRANIŞLAR GÖSTERMELİ”
Son olarak Malatya’nın geleceğine yönelik düşüncelerini aktaran Ramazan Özcan, “Sanayi sitesi krizi görüyorsunuz, yaşıyoruz hala karar veremedik. Yani Şire Pazarı krizini hep beraber görüyoruz. Hala doğru, dürüst bu krizi yönetemedik. Yani rezerv alan ilanı ile ilgili daha hala bir belirsizlikle karşı karşıyayız maalesef. Sanayi sitesi ile ilgili hala bir belirsizlikle karşı karşıyayız. Burada herkesin elini taşın altına koyup 10 yıl sonra, 20 yıl sonra bu şehirde hayatını sürdürecek olan çocuklarımız, akrabalarımız, yakınlarımız ve Malatyalıların bugün karşı çıktığı birçok şeyin 10 yıl sonra ne kadar doğru olduğunu ortaya koyacak vizyonel davranışlar göstermemiz lazım. Yani biz de bu anlamda Ticaret Borsası olarak bunu ifade etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Şimdi Malatya'nın ekonomisi bir defa deprem sonra dağıldı. Yani 21 metrekarenin içine hapsoldu. Konteynerler da ticaret yapmak çok zor, gerek satıcı açısından, gerek alıcı açısından. Özellikle tüketici ticaret yaptığı, alışveriş yaptığı, hafızalarını yitirdi. Kendi lokasyonlarını, alışveriş yaptığı esnafları unuttu, onları kaybetti. Şimdi herkes yeniden kendi yerinde ticarete başlarsa Malatya'da, özellikle küçük esnaf biliyorsunuz sanayicimiz bu anlamda daha az zarar gördü organize sanayi bölgelerine baktığımız zaman ama küçük esnaf bu manada çok zarar gördü. Dolayısıyla onlar yerlerinde ticarete başladıkça Malatyalılar oralarda artık alışverişe başladıkça çarşıdaki çay ocaklarındaki esnaflardan tutun hizmet sektörüne kadar hizmet sektöründen tutun diğer bütün temel ihtiyaç maddelerini satanlara kadar herkeste ciddi bir hareketlilik başlayacak ve Malatya yine cıvıl cıvıl bir şehre dönecek. Mutlaka uzun zamandır 2023 yılı ki pandemi de esnafta büyük bir zarara yol açtı. Uzun zamandır sigorta primlerini yatıramayan, aslında yanında çalıştırdığı arkadaşının maaşını ödeyemeyen, özellikle kiralarını ödeyemeyen herkes biraz rahatlayacak, şehir bir nefes alacak. Artık biraz daha bu stres ve gerginlik ortadan kalkacak diye düşünüyoruz” diye konuştu.
Muhabir: HANİFE SARI