Malatya’da kayısı üreticisi, sezonun en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Ürününü satamadığını ve borçlarını ödeyemediğini belirten üreticilerin sesi, şehirde hizmet veren 9 ilçe ziraat odası başkanının ortak açıklamasıyla bir kez daha yükseldi. Dün Basın Konteynerlerinde gerçekleştirilen basın açıklamasını Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı ve aynı zamanda Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılıç yaptı.
Bu yıl Malatya kayısı üreticisinin çok mağdur ve çok perişan durumda olduğunu ifade eden Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, bunu defalarca dile getirdiklerini söyledi.
“DEVLET BÜYÜKLERİMİZE SESLENDİK”
Bu yıl kayısı üreticisinin ürününü satamadığını öne süren Kılınç, “Bu yıl kayısı üreticisi ürününü satamıyor. Bankadaki borçlarını ödeyemiyor, işçiye olan borcunu ödeyemiyor. Çok mağduruz. Kayısımız satılmıyor, müşteri bulamıyoruz. Kayısıyı çiftçi satamıyor. Bu konuda defalarca sesimizi yükselttik. Değerli devlet büyüklerimize seslendik. Dedik ki: ‘Bizi 5 tane ihracatçının eline bırakmayın. TMO bu kayısıyı alsın, bir müdahale alımı yapsın’ diye seslendik. Ancak sesimizi kimse duymadı” şeklinde konuşarak, şu anda üreticilerin ne yapacağını bilemediğini ileri sürdü.
“ÜRETİCİYİ ZARARA UĞRATTILAR”
Tarla ve marketlerdeki fiyat farkını açıkladıklarında kimsenin buna kulak vermediğini savunan Kılınç, “Gerçekten yıllardır Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanımız Sayın Şemsi Bayraktar, her ayın sonunda tarla ile market arasındaki makas farkını açıklıyor. Hatta fiyatları açıklarken limonda 7 kat, domateste 6 kat fark olduğunu söyledi. Ancak yetkililerimiz maalesef bu işe kulak vermediler. Son zamanlarda Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi'nin çalışmaları sonucunda, bu ürünlerin tarladan markete nasıl 10 kat fiyat farkıyla ulaştığı ortaya konuldu ve 41 kişi de gözaltına alındı. Şimdi defalarca insanlar kendi aralarında sahte müstahsil makbuzları keserek Ahmet'ten Mehmet'e, Mehmet'ten Ali'ye, oradan da bir başkasına şeklinde işlemler yaparak hem üreticiyi zarara uğrattılar hem de piyasada tüketicinin bu ürünlere erişimini zorlaştırdılar. Biz bunu defalarca söyledik. Dedik ki: ‘Bu ülkede ticaret mafyası var. Bu mafyanın önüne geçin.’ Yapmış oldukları bu girişimden dolayı çiftçimiz adına, Adalet Bakanlığımızın bu konuda kalem oynatmasından dolayı Malatya'dan kendilerine selamlarımı ve şükranlarımı arz ediyorum. Ancak bu iş burada bitmiyor” ifadelerine yer verdi.
Tarım Bakanlığı olarak çalışmalar yapıldığını kaydeden Kılınç, bitkisel üretimde mazot ve gübre, makine ile ekipman desteğinin verildiğini belirtti.
“BUNA NİYE BİR TEDBİR ALMADI?”
Tarım Bakanlığı görevini yaparken Ticaret Bakanlığının nerede olduğunu soran Kılınç, “Hayvancılıkta buzağı desteği, süt desteği ve her türlü desteği Tarım Bakanlığı çiftçisine sağlıyor ve üretimi artırmak için elinden geleni yapıyor. Eğitimler veriyor. Bununla da kalmıyor; en sonunda üretilen gıdayı da kontrol ediyor. Sağlığa aykırı olan ürünleri imha ediyor. Tarım Bakanlığı bu görevi yaparken benim merak ettiğim şu: Bu Türkiye'deki değerli bakanlıklarımızdan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ne iş yapıyor? Ben bunu size soruyorum. Tarladan markete 10 kat fiyat artarken bu Ticaret Bakanlığı nerede? Şimdi biz bakıyoruz, kayısımızı niye satamıyoruz? Dışarıdan kaçak kayısı geliyor. Bunu biz kendimiz kanıtladık ve açıkladık. Ticaret Bakanlığı nerede? Buna niye bir tedbir almadı? Diğer taraftan, dünya kayısı birincisi iken bizim ülkemize neden kaçak kayısı sokuluyor? Ticaret Bakanlığına soruyorsun, bilmiyor. Dışarıdan kaçak hayvan getiriliyor, şap hastalığı ülkemize giriyor. Doğu ve Güneydoğu'dan başlıyor, Türkiye'nin her tarafına yayılıyor. 10 binlerce hayvan telef oluyor. Nereden geldi? İran'dan kaçak hayvan girdi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, sen ne iş yaparsın, bunları görmedin mi? Ticaret Bakanlığı, sen ne iş yapıyorsun?” cümlelerini ileri sürdü.
“SERBEST BÖLGELERİ KAPATIN’ DEDİK”
Defalarca serbest bölgelerin kapatılmasını istediklerini belirten Kılınç şu iddialara yer verdi:
“Bugün Mersin'de, İzmir'de serbest bölgeleri açmışlar Serbest bölge ne işimize yarıyor? Sahtekârlığın, dolandırıcılığın olduğu bir mekân haline gelmiş. Defalarca dedik ki bu serbest bölgeleri kapatın. Biz dünyada kayısıda birinciyken diğer ülkelerin kayısısı gelip Türkiye üzerinden pazarlanmasın, Türk çiftçisini bitirmesin, Malatya'ya ihanet edilmesin, Türkiye'nin ekonomisine ihanet edilmesin diye bağırırken bu Gümrük ve Ticaret Bakanlığı hiçbir şekilde sesini yükseltmedi. Bugün onların yapacağı denetimleri, onların yapacağı görevleri bugün Adalet Bakanımız ve İçişleri Bakanımız yapıyor. İşte biz onlara sesleniyoruz: 41 kişiyle bu ülkede et piyasasında, bitkisel üretim piyasasında, her yerde ticaretçi ve ihracatçı mafyalaşmış. Üreticiyi kasıp kavuruyor, tüketiciyi mağdur ediyor. Siz niye müdahale etmiyorsunuz? Bugün eğer siz müdahale etmiş olsaydınız, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak görevinizi yapmış olsaydınız, bu insanlar bu kadar mağdur olmazdı.”
“ORAYA BİR NEŞTER VURUN”
Devlet büyüklerini Malatya’ya davet eden ve Ticaret Bakanlığına seslenen Kılınç, “Ben buradan Sayın Bakanlarıma, yeni bakanlarıma sesleniyorum: Bu serbest piyasayı kapatın. Oraya bir neşter vurun. Neşter vurduğunuz her yerde çiftçinin alın teri fışkıracak. Bunu böyle bilesiniz. Bugün serbest bölgeye gittiğinizde, attığınız neşterde Malatya kayısı üreticisinin alın teri fışkıracaktır. Ben değerli bakanlarımızı Malatya'ya davet ediyorum. Daha konuşulacak çok şey var. Bu ülkede birileri zannetmesin ki çiftçi hiçbir şey bilmiyor. Ey Ticaret Bakanlığı, bu yapılanların sizin bürokrasinizle ortaklıkları bitecek. Bu ortaklıklar bitmediği, orada yıllardır bürokratlık yapan insanların görevine son verilmediği müddetçe bu ülkede ne ekonomi düzelir ne de gıda enflasyonunun önüne geçebilirsiniz” diye konuştu.
MUTLU SARIGÜL