Depremin ilk saatlerinden itibaren mezarlık alanında büyük bir koordinasyon mücadelesi yaşandığını anlatan Bozkurt, hem santral görevlisi hem de zaman zaman şoför olarak çalıştığını ifade etti. Gelen ihbarları cenaze araçlarına yönlendirdiklerini, kapalı yollar ve iletişim sorunlarına rağmen büyük bir hizmet vermeye çalıştıklarını dile getirdi.
“AİLEM ARABADA BEKLEDİ, BEN GÖREVİMİN BAŞINA GEÇTİM”
Depremden hemen sonra yaşadıklarını anlatan Mezarlıklar Dairesi Çağrı Görevlisi Oğuz Kaan Bozkurt o anları şu sözlerle anlattı:
“Depremden binadan çıktıktan sonra ailemle birlikte direkt mezarlığa geldik. Ailem burada arabada beklerken ben görevimin başına geçtim. Santraldeydim ama aynı zamanda şoförlük de yaptım. Gelen ihbarları şoförlere yönlendirdim, yol tarifleri yaptım ve koordinasyon sağlamaya çalıştık. Sınırlı personel, sınırlı araç ve sınırlı imkanla Malatya’ya büyük bir hizmet verdiğimizi düşünüyorum.”
Bozkurt, mezarlığa sabah saat 06.00 civarında ulaşabildiğini ve o andan itibaren kesintisiz çalıştığını belirterek, yaşananların bir görevden öte vicdani bir sorumluluk olduğunu söyledi.
“25 GÜN AİLEMİ GÖRMEDİM”
Deprem sürecinde ailesini İstanbul’a göndermek zorunda kaldığını ifade eden mezarlıklar dairesi çağrı görevlisi oğuz kaan Bozkurt, o günleri şu sözlerle anlattı:
“Deprem başladıktan sonra yaklaşık 25 gün ailemi görmedim. Onları buraya getirdikten sonra imkanlar doğrultusunda İstanbul’a gönderdim. Ben sürekli buradaydım. Arabada kaldık, çadırda kaldık. Burada yatıp kalktık. 24 saat görevdeydik. O günlerde uyumadık desem yeridir. Telefonun başındaydım. Yetersiz kaldığımızda başka bir arkadaş görevi devralıyordu, ben de cenaze aracıyla sahaya çıkıyordum.”
“TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN YARDIM GELDİ”
Depremin ikinci ve üçüncü gününden sonra Türkiye’nin birçok ilinden destek ekiplerinin Malatya’ya geldiğini belirten Bozkurt, dayanışmanın büyük bir güç verdiğini söyledi.
“Van’dan, Hakkari’den, Trabzon’dan, Giresun’dan, Ordu’dan, Balıkesir’den ekipler geldi. Türkiye’nin dört bir yanından insanlar buraya yardıma koştu. Sağ olsunlar bütün imkanlarıyla yanımızdaydılar. Hep birlikte yetişmeye çalıştık.”
İLK 72 SAAT EN ZOR DÖNEMDİ
Bozkurt, depremin ilk 72 saatinde iletişim ve ulaşım sorunları nedeniyle çok zorlandıklarını ifade etti.
Bozkurt, “Telefonlar kilitlenmişti. Yollar kapalıydı. Bilgisayardaki navigasyon internet kesintisi nedeniyle çalışmıyordu. Araçları takip edemiyorduk, yolları göremiyorduk. İtfaiye, UMKE ve AFAD ekipleri telefonla yol tarifleri vererek bize yardımcı oldu. O bilgilerle cenaze araçlarını yönlendirdik. İlk 72 saat gerçekten çok zordu.” ifadelerini kullandı.
Koordinasyon eksikliği nedeniyle bazen aynı bölgeye birden fazla aracın gittiğini de söyleyen Bozkurt, bunun o günkü iletişim koşullarından kaynaklandığını belirtti.
“13 CENAZE ARACI SANİYE DURMADI”
Mezarlık alanında depremzedeler için de çalışmalar yürüttüklerini anlatan Bozkurt, yoğun kar yağışına rağmen vatandaşların soğukta kalmaması için çadırlar kurduklarını söyledi.
Bozkurt, “Başkanımızın talimatıyla elimizdeki masa, sandalye, soba, kömür ve çadırları Malatya’nın farklı bölgelerine kurduk. Mezarlık alanında binin üzerinde vatandaş vardı. İnsanlar burada barınmaya çalışıyordu.” dedi.
Cenaze işlemlerinin ise aralıksız sürdüğünü belirten Mezarlıklar Dairesi Çağrı Görevlisi Oğuz Kaan Bozkurt, “Bizim 13 cenaze aracımız vardı. O araçlar saniye durmadı. Özellikle ikinci depremden sonra cenaze sayıları çok arttı. Defin işlemleri, yıkama işlemleri ve cenaze nakilleri aralıksız devam etti. Şoför arkadaşlarımız yorulmak nedir bilmeden çalıştı. Sanki Allah bize ayrı bir güç vermişti.” sözlerine yer verdi.
“KİMSENİN GÖRMEMESİ GEREKEN ŞEYLERİ GÖRDÜK”
Deprem sürecinde çok ağır manzaralarla karşılaştıklarını ifade eden Bozkurt, “Öyle şeyler yaşandı ki kimsenin görmemesi gereken şeyleri gördük. Enkazdan çıkarılan cenazelerle karşılaştık. Ama biz cenazelerin vatandaşlara gösterilmemesi için çok titiz davrandık.” dedi.
Cenazelerin alınması sırasında büyük bir hassasiyet gösterildiğini belirten Bozkurt, şu bilgileri verdi:
“Cenazeler alınırken barikat kuruluyor, battaniyeler çekiliyordu. Kimse görmesin diye çok dikkat edildi. Cenaze ya torbaya konuldu ya da tabuta yerleştirildi. Bu süreçte vatandaşların görmemesi için büyük özen gösterildi.”
MORGLAR YETERSİZ KALDI
Depremde hayatını kaybedenlerin sayısının artmasıyla mezarlık alanındaki morgların da yetersiz kaldığını söyleyen Bozkurt, “Morglarımız doldu, depolarımız doldu. Bu nedenle özel alanlar açıldı. Doktorlar ve savcılar burada görev yaptı. Her cenazeye tek tek otopsi yapıldı, kimlik tespiti yapıldı ve yakınlarına teslim edildi. Daha sonra nereye defnedilecekse cenazeler oraya götürüldü.” sözlerine yer verdi.
UNUTULACAK GİBİ DEĞİL
Deprem sürecinde yaşanan birçok olayın hafızasına kazındığını söyleyen Bozkurt, “Çocuğunu kaybetmiş babalar gördük, cenazesini defnetmek istemeyen anneler gördük. Torunuyla birlikte gömülen babaanneler gördük. Bunların hiçbiri unutulmuyor. Ne kadar zaman geçerse geçsin o günler hafızamızdan silinmeyecek.” dedi.
Bozkurt, 6 Şubat depreminin Malatya için unutulmayacak bir acı olduğunu vurgulayarak, “Allah bir daha o günleri yaşatmasın” ifadelerine yer verdi.
Muhabir: SİNEM HATUN DAVUT