Masum görünen bir burun akıntısı ya da gün boyu süren hapşırık nöbetleri, düşündüğünüzden çok daha önemli bir sağlık sorununun habercisi olabilir. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında etkisini artıran alerjik rinit, yalnızca burun ve göz şikâyetlerine neden olmakla kalmıyor; uyku düzenini bozuyor, okul ve iş performansını düşürüyor, sosyal yaşamı olumsuz etkiliyor ve tedavi edilmediğinde astım gelişme riskini artırıyor. Uzmanlar, polen mevsiminin en yoğun günlerinin yaşandığı dönemlerde vatandaşları belirtileri ciddiye almaları konusunda uyarırken Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (MEAH) Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Rıdvan Selen alerjik rinitle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Alerjik rinitin burun mukozasının alerjik bir hastalığı olduğunu dile getiren Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Rıdvan Selen, bu rahatsızlığın burun akıntısı, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı ve hapşırık gibi şikâyetlerle kendini gösterdiğini söyledi.
“SİPERLİKLİ ŞAPKA VE GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ KULLANILMALI”
“İç ve dış ortam alerjenleri tarafından tetiklenmektedir. Mevsimsel alerjik rinit, halk arasında ‘saman nezlesi’ olarak da bilinmektedir” diyen Dr. Selen sözlerine şöyle devam etti:
“Ağaç polenleri, çayır ve yabani ot polenleri gibi alerjenlerin burun mukozasına temas etmesi sonucunda burun kaşıntısı, burun akıntısı, hapşırık ve burun tıkanıklığı ortaya çıkıyor. Bazı hastalarda ise gözlerde kızarıklık ve sulanma da bu tabloya eşlik edebiliyor. Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde mümkün olduğunca açık hava aktivitelerinden kaçınılmalı. Açık havada bulunmak gerekiyorsa siperlikli şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalı. Ev ve araç camları özellikle kapalı tutulmalı, polen filtrelerinin bakımı ve değişimi zamanında yapılmalıdır. Polen mevsiminde kuru ve rüzgârlı havalarda dışarı çıkılmaması önerilir. Dışarı çıkılması gerekiyorsa eve dönüldüğünde giysiler değiştirilmeli ve duş alınmalı. Polen yoğunluğunun en fazla olduğu sabah saat 05.00 ile 10.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamasına özen gösterilmeli.”
ÇOCUKLARIN OKUL BAŞARISINI OLUMSUZ ETKİLİYOR
Alerjik rinitin tedavisinden de söz eden Dr. Selen,
“Alerjik rinit tedavisinde öncelikle çevresel ve tetikleyici faktörlerden uzak durulması gerekiyor. İkinci basamakta ilaç tedavileri uygulanılır. En etkili tedavi yöntemlerinden biri ise alerjene özgü immünoterapidir. Alerjik rinit, hastaların günlük yaşamını, sosyal aktivitelerini ve okul başarısını olumsuz etkileyebilir. Özellikle çocuklarda uyku düzenini bozarak okul başarılarında düşüşe neden olabiliyor. Alerjik rinit tanısında özellikle deri testleri önemli bir yer tutmaktadır. Kliniğimizde alerji deri testleri uygulanmakta ve hastaların alerjenleri tespit edilir”
dedi.
“ASTIM AÇISINDAN YAKIN İZLENMESİ GEREKİYOR”
Polen mevsiminin uzadığına dikkat çeken Dr. Selen,
“Küresel ısınmayla birlikte polen mevsimlerinde de değişiklikler yaşanıyor. Havaların daha erken, hatta şubat ayında ısınmaya başlaması nedeniyle polen mevsimi uzuyor. Bunun sonucunda hastaların şikâyetleri daha erken başlamakta, daha yoğun seyretmekte ve daha uzun sürüyor. Kliniğimizde alerjik rinitin tanı ve tedavisi yapılıyor. Özellikle burun akıntısı, burun kaşıntısı, hapşırık, gözlerde sulanma ve kızarıklık şikâyeti bulunan hastaların bölümümüze başvurarak gerekli değerlendirme ve tedavilerini almaları önem taşır. Alerjik rinit tedavi edilmediğinde, alerjik rinit tanısı alan hastalarda ilerleyen dönemlerde astım gelişme riski bulunur. Bu nedenle hastaların kliniğimizde düzenli takip edilmesi ve astım açısından yakın izlenmesi gerekiyor. Astım gelişme riskini azaltmak amacıyla uygun hastalara alerjene özgü immünoterapi tedavisi uygulanır”
ifadelerine yer verdi.
HÜSEYİN KOCAMAN