Malatya'nın ismi, eski kaynaklarda çeşitli biçimlerde yer almaktadır. Kültepe belgelerinde "Melita" olarak geçen şehir ismi, Hitit vesikalarında "Maldia" olarak yer bulurken, Asur kaynaklarında "Meliddu, Melide" gibi farklı adlarla anılmakta. Urartu kaynaklarında ise "Melitea" adı kullanılmaktadır. Bu isimlerin, Hititçe "bal" anlamına gelen "Melid" kelimesinden türediği düşünülüyor. Hitit hiyeroglif kitabelerinde Malatya, bir öküz başı ve ayağı ile sembolize edilmişti.
Eski çağ coğrafyacılarından Strabon, Malatya'yı sürekli "Melitene" adıyla anmış ve şehir hakkında geniş bir alan içinde yer aldığını belirtmişti. Strabon’a göre, Melitene, Kapadokya Krallığı sınırları içinde, zeytin, üzüm ve meyve ağaçlarıyla ünlü bir bölge. Ayrıca, Plinius’a göre, Malatya'nın Asur kraliçesi Semiramis tarafından kurulduğu ifade ediliyor.
Roma döneminde, özellikle M.S. 79-81 yıllarında Roma Kralı Titus tarafından lejyon karargahı olarak kullanılan şehir, bu dönemde "Melitene" adıyla anılmaya başlanmış ve şehir surları yapılmıştı. Bizans dönemiyle birlikte de, Malatya’nın stratejik önemi devam etti.
Malatya, Bizans-Arap mücadelesinin ardından, 659 yılında İslam hakimiyetine geçmiş ve Araplar tarafından "Malatiyye" olarak anılmaya başlandı. Abbasiler döneminde, Malatya önemli bir idari merkez haline geldi ve bölgenin en büyük yerleşim yerlerinden biri oldu.
Türkler, 11. yüzyılın başlarında Anadolu'ya yerleşmeye başladığında, Malatya'yı fethederek adını değiştirmemiş ve Araplardan aldıkları "Malatya" ismini kullanmaya devam etti. 1101 yılında Danişmenli Melik Muhammed Gazi'nin hakimiyetine geçen Malatya, Türkler için önemli bir şehir haline geldi. Selçuklu döneminde "Vilayet-i Malatya" olarak bilinen şehir, mutlu ve refah dolu bir yer olarak "Daru'r-Rifa" olarak anılmaya başlandı.
Osmanlı döneminde de Malatya, bugünkü modern yapısına kavuşmadan önce önemli bir yerleşim alanıydı. 1838 yılında Osmanlı ordusunun ikamet ettiği şehir, yöre halkının Aspuzu bağları olarak bilinen yazlık alanda yerleşmesiyle günümüzdeki Malatya'nın temellerini attı. Malatya'nın tarihî çekirdeğini oluşturan Battalgazi, hala “Aşağı Şehir” olarak bilinen bir bölge olup, turistik bir ilçe olarak varlığını sürdürüyor.
Malatya'nın ismi, tarih boyunca fazla bir değişiklik göstermemiş ve geçmişten günümüze gelerek bu topraklarda birçok medeniyetin izlerini taşımaya devam ediyor. Malatya'nın tarihi zenginliği ve derinliği, şehri sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda Anadolu'nun kültürel mirasını yaşatan bir şehir yapıyor.
muhabir:SİNEM HATUN DAVUT