Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ekonomi sorunlarını yerinde denetlemek ve gözetlemek adına oluşturduğu Ekonomi Heyeti bir dizi ziyaret için dün Malatya’ya geldi. Ülkenin gündemindeki ekonomik sorunları direkt muhataplarından dinleyecek olan Ekonomi Heyeti bugün de Malatya’da ziyaretlerine devam edecek.
Parti İl Binasında bir açıklama yapan CHP Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, depremin üzerinden yaklaşık 2 yıllık bir zaman geçmiş olmasına rağmen hala sorunların önemli bir kısmının çözülemediğini söyledi.
“NASIL BİR ŞEHİRDE YAŞAMAK İSTİYORSUNUZ?”
“Sorunların dağ gibi ortada duruyor olması bu memleketin bir çocuğu olarak beni hakikaten üzüyor. İki yıllık bir zaman geçmiş olmasına rağmen bu sorunların çözülememiş olması, insanlarımızın hala depremin etkilerine maruz kalması, bunları ciddi şekilde yaşıyor olması, kabul edilebilir bir şey değil” diyen Karatepe, şunları kaydetti:
“Ben burayı çok yakından takip ediyorum. Buraya gelmediğim zamanlarda da neler yapılır diye baktığımda aslında pek çok soruna yönelik herhangi bir adımın atılmadığı çok belli. Bir bölge rezerv alanı olarak tanımlanıyor ama orada ne yapılacağını yerel yöneticiler bile bilmiyor. Yani Ankara'dan biri oturup memleketimizi uzaktan tasarlıyorlar, dizayn ediyorlar ama sizlere sormuyorlar. Nasıl bir Malatya istiyorsunuz? Nasıl bir şehirde yaşamak istiyorsunuz? Büyükşehirlerde oturmuşlar bilgisayarların başında, birtakım şeyleri tasarladıklarını iddia ediyorlar ve sizi bu düşüncelerini, bu projeleri empoze etmek istiyorlar. Biz bunun doğru olmadığını düşünüyoruz.”
“MAĞDUR OLANLAR HİZMET BEKLİYOR”
Konutların ne zaman teslim edileceğini bilinmediğini dile getiren Karatepe, “Malatya'nın yerel özellikleri, kültürel faktörlerinin, yaşam tarzını, bu projelere yansıması gerektiğini düşünüyoruz. Herhangi bir yere yapılan standart projelerle Malatya Malatya olmaktan çıkar diye düşünüyorum. Ama bu kadar çalışma yaptıklarını iddia etmelerine rağmen henüz yıkılmayı bekleyen binaların olduğu, enkazların hala durduğunu üzülerek görüyoruz. İki yıl uzun zaman ve iki yılda çok şey yapılabilirdi. Fakat bunların yapılamadığını üzülerek görüyoruz. Vatandaş gerçekten hizmet bekliyor. Depremde mağdur olanlar ciddi şekilde hizmet bekliyor. Ama bunun henüz temin edilemediğini görüyoruz. Bazı insanlarımız yapılan deprem konutlarında çekilen buralara yerleştirdiler, oturdular. Fakat büyük çoğunluğu henüz inşaatı tamamlanmamış konutların kuralları çekilerek teslim edileceği söylendi. Ne zaman teslim edileceği bilinmiyor” şeklinde konuştu.
“750 BİN LİRALIK RAKAM OLDUĞU GİBİ DURUYOR”
Kredi tutarının 1,5 milyona çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Karatepe, “Pek çok yurttaşımıza eğer yerinde dönüş yapmak isterseniz biz size kaynak aktaracağız dedi. Hatırlarsanız depremden hemen sonra 750 bin lira hibe, 750 bin lira da kredi vereceğiz, denildi. Siz bununla bulunduğunuz yerde kendi evinizi yeniden inşa edebilirsiniz, denildi. Bu 750 bin lira rakamın telaffuz edildiği zamandan beri yaklaşık 2 yıl geçti. 750 bin liralık rakam olduğu gibi duruyor. Eğer yerinde dönüşüm yapmak isteyen hemşerilerimiz de depremzedeler var ise, onlara sunulması gereken para miktarı o zaman ifade edilen en az 2 katına çıkması gerekir. Hem hibe şekli vereceklerini hem de kredi olarak verilecek tutarın da 1,5 milyona çıkması gerekiyor. Çünkü inşaat maliyetlerinin çok arttığını biliyoruz. Dolayısıyla yerinde dönüşümü isteyen vatandaşlarımız da ekonomik zorluklardan dolayı bunu başaramayacak” diye konuştu.
“İKTİDAR MAALESEF BUNU BİR HARAÇ OLARAK KULLANIYOR”
“Malatya'da iş yapan, iş dünyası, esnaf, zanaatkar; onlarında karşı karşıya kaldıkları ciddi sorunlar var” diyen Karatepe, şunları ifade etti:
“Konteynerlerde hayatlarını kazanmaya çalışan günlük küçük cirolarla, günlük ihtiyaçlarını, ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan 10 binlerce esnafımızın, iş insanımızın olduğunu görüyoruz. Bunlar da iktidardan bekledikleri destekleri göremiyorlar. En önemli beklentileri devlete ödemek zorunda kalacakları ya da oldukları vergilere ilişkin düzenleme. Bu mücbir sebep denen elimizde olmayan faktörlerle ortaya çıkan durumun yarattığı gerekçelerle, vergilerin, beyannamelerin verilmesinin ötelenmesi gerekir. İktidar maalesef bunu bir haraç olarak kullanıyor. Biliyorsunuz mücbir sebep uygulaması bu ayın sonunda sona eriyor. Dolayısıyla herkes beyanname vermek zorunda kalacak. Küçücük bir dükkanda günlük üç beş yüz ciro yapan insanları bu belgeleri nasıl hazırlayacakları, nasıl verecekleri, bu vergileri nasıl ödeyecekleri konusunda ciddi endişeleri var. Dolayısıyla biz bu mücbir sebep uygulamasını uzatılması gerektiğini düşünüyorum.”
muhabir: TAHİR ÖZÇELİK