Malatya’dan dünyaya kök hücre atağı

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde 2010 yılından bu yana 2 binin üzerinde hematopoietic kök hücre nakli gerçekleştirildi. Merkezin 16 yıllık deneyimini değerlendiren Turgut Özal Tıp Merkezi Kemik İliği Nakli Ünitesi, Terapötik Aferez Ünitesi ve Doku Tipleme Laboratuvarı Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Ali Erkurt, yüksek nakil sayısının önemli olduğunu ancak asıl hedeflerinin kaliteyi artırmak, bilimsel üretimi güçlendirmek ve Malatya’yı uluslararası alanda tercih edilen bir transplantasyon ve hücresel tedavi merkezi haline getirmek olduğunu söyledi.

SAĞLIK - 03-09-2026 11:54

Merkezin 2010 yılında Sağlık Bakanlığından aldığı ruhsatın ardından önemli bir deneyim kazandığını belirten Prof. Dr. Mehmet Ali Erkurt, 2020 yılında Onkoloji Hastanesi bünyesinde 40 yataklı Kemik İliği Nakli Ünitesinin hizmete girmesiyle birlikte kapasitenin daha da güçlendiğini ifade etti.Bugüne kadar 2 binin üzerinde hematopoietik kök hücre nakli gerçekleştirdiklerini belirten Erkurt, merkezin Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından gelen hastalara da hizmet verdiğini söyledi.

Erkurt, kök hücre naklinde yüksek sayılara ulaşmanın tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak,

“Kemik iliği naklinde yüksek sayılara ulaşmak önemli ancak bizim için asıl önemli olan, bu deneyimi kaliteyle birleştirebilmektir. Nakil yalnızca kök hücrenin hastaya verildiği bir işlem değildir. Doğru hastanın seçilmesi, doğru donörün belirlenmesi, HLA uyumunun ortaya konulması, kök hücrenin uygun şekilde toplanması, hastanın nakle hazırlanması ve nakil sonrasında çok yakın takip edilmesi gerekir. Biz bütün bu süreci aynı merkez içerisinde yönetebilen güçlü bir altyapıya sahibiz.”

dedi.

“DONÖR YOK” DÖNEMİ GERİDE KALIYOR

Kök hücre naklinde geçmişte en büyük sorunlardan birinin uygun donör bulunamaması olduğunu dile getiren Erkurt, TÜRKÖK ve haploidentik nakiller sayesinde hastalar için donör seçeneklerinin önemli ölçüde arttığını söyledi.

Tam uyumlu kardeş vericisi bulunmayan hastalarda akraba dışı gönüllü vericilerin önemli bir alternatif olduğunu belirten Erkurt, Turgut Özal Tıp Merkezi’nde son iki yılda TÜRKÖK aracılığıyla yaklaşık 100 akraba dışı kök hücre nakli gerçekleştirdiklerini açıkladı.

Erkurt,

“Bugün artık hastaya sadece ‘Tam uyumlu kardeşin var mı?’ diye bakmıyoruz. Tam uyumlu kardeş yoksa TÜRKÖK var, akraba dışı vericiler var, haploidentik aile içi vericiler var. Modern transplantasyonun en önemli gelişmelerinden biri donör seçeneklerinin bu kadar genişlemiş olmasıdır.”

ifadelerini kullandı.

Haploidentik nakillerin de uygun hastalarda önemli bir seçenek haline geldiğini kaydeden Erkurt, anne, baba, çocuk veya yarı uyumlu kardeşlerden kök hücre alınabilmesinin daha fazla hastaya nakil şansı sunduğunu söyledi.

“TRANSPLANTASYON EKOSİSTEMİMİZ VAR”

Başarılı bir kök hücre naklinin arkasında güçlü laboratuvar ve teknik altyapının bulunması gerektiğine dikkat çeken Erkurt, merkezde donör seçiminden nakil sonrasındaki takibe kadar sürecin önemli bölümünün aynı çatı altında yürütüldüğünü belirtti.

Doku Tipleme Laboratuvarında yüksek çözünürlüklü HLA testlerinin yeni nesil dizileme yöntemleriyle yapılabildiğini aktaran Erkurt, nakil sonrasında hastadaki donör hücrelerinin oranını belirlemek amacıyla kimerizm testlerinin de gerçekleştirildiğini söyledi.

Aferez Ünitesinde kök hücre toplama işlemlerinin yanı sıra çeşitli hastalıklarda terapötik aferez uygulamalarının da yapıldığını ifade eden Erkurt, deneyimli hekim, hemşire, biyolog, teknisyen ve koordinatörlerden oluşan ekibin merkezin en önemli güçlerinden biri olduğunu vurguladı.

Erkurt,

“Donörün doku uyumunu yüksek çözünürlükte değerlendirebiliyor, nakil sonrasında kimerizmle hastanın donör hücrelerini ne oranda taşıdığını takip edebiliyoruz. Aferez ünitemizde kök hücre toplama işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla donör seçiminden hücre toplamaya, nakilden laboratuvar takibine kadar bir transplantasyon ekosisteminden söz ediyoruz.”

diye konuştu.

HEDEF KALİTEYİ ARTIRMAK

Merkezin gelecek hedeflerine de değinen Prof. Dr. Mehmet Ali Erkurt, başarı kriterinin yalnızca gerçekleştirilen nakil sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.Öncelikli hedeflerinin nakil ilişkili mortaliteyi azaltmak, enfeksiyon ve graft-versus-host hastalığı gibi komplikasyonları daha etkin yönetmek, uzun dönem sağkalımı ve hastaların yaşam kalitesini artırmak olduğunu belirten Erkurt, bilimsel çalışmaların ve uluslararası işbirliklerinin de geliştirileceğini kaydetti.

“MALATYA’YI ULUSLARARASI MERKEZ YAPMAK İSTİYORUZ”

Hematolojide hücresel tedavilerin gelecekte çok daha önemli bir noktaya geleceğini ifade eden Erkurt, 16 yıllık kök hücre nakli deneyimini yeni nesil tedavilere taşımak istediklerini söyledi. Mezenkimal kök hücre, CAR-T tedavileri, ileri immünoterapiler ve kişiselleştirilmiş transplantasyon yaklaşımlarının önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanları olacağını belirten Erkurt, hedeflerinin Malatya’yı uluslararası düzeyde tanınan bir sağlık merkezi haline getirmek olduğunu dile getirdi.

Erkurt,

“Hedefimiz Malatya’yı yalnızca Türkiye’de çok sayıda nakil yapılan bir merkez olarak değil; bilim üreten, insan yetiştiren ve uluslararası hastaların tercih ettiği bir transplantasyon ve hücresel tedavi merkezi olarak konumlandırmak.”

dedi.

Böylece Turgut Özal Tıp Merkezi, 16 yılda elde ettiği 2 bini aşkın nakil deneyimini yeni nesil hücresel tedavilere taşıyarak Malatya’nın sağlık alanındaki uluslararası rolünü güçlendirmeyi hedefliyor.

SİNEM HATUN DAVUT

 

Günün Diğer Haberleri