Çiftçilerin sorunları bir türlü bitmek bilmiyor. Önce Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) kayısı alımı yaptıktan sonra biraz rahat nefes alan çiftçiler, şimdi bir başka problemle tekrar karşı karşıya kaldılar. Sulamada kota aşımı nedeniyle sulamada zor anlar yaşayan çiftçiler, bu sorunun bir an önce çözülmesini isterlerken, konuyla ilgili Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, önemli açıklamalarda bulundu.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) kayısı alımı yapmasıyla üreticinin sorununu tam manasıyla çözmediğini dile getiren Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, ancak bu alımın kötü art niyetlerini ortadan kaldırdığını söyledi.
“FİYATLAR BELLİ BİR ORANDA SABİT KALDI”
Taban fiyatın açıklanmasının her yıl düzenli olarak yapılmasını isteyen Kılınç, “Eğer TMO kuru kayısı alımımı yapmamış olsaydı, tüccarlar üreticinin ürününü daha düşük fiyatlara almak için gayret sarf edeceklerdi. TMO’nun açıklamasından sonra fiyatlar belli bir oranda sabit kaldı. Tüccarların TMO’ya ürün kaptırmayacağını biz de biliyorduk. Sonuç itibariyle tüccarlar TMO’nun belirlediği fiyatlarından alım yapmaya başladı. Üreticilerimiz geçen yılki sattıkları kayısının fiyatlarını bulamasa da en azından zarar etmemiş oldu. TMO’nun her yıl mutlaka bir taban fiyat açıklaması üreticimizin lehine olacaktır. Biz bunu her yıl açıklattırmak için elimizden gelen gayreti sarf edeceğiz” şeklinde konuştu.
“FİYATI 2 KATINA ÇIKARTIYORLAR”
“Kayısı fiyatı maliyetine göre düşük satılıyor” diyen Kılınç, sulama birlikleri ve DSİ’yle yaşanılan sorunları anlattı. Su fiyatlarının aşırı derecede yüksek olduğunu belirten Kılınç, “Su fiyatları aşırı derecede yüksek. Biz Sayın Valimizin Başkanlığında bir toplantı yaptık. Toplantıda su fiyatlarıyla alakalı itirazlarımı belirttim. Şöyle bir uygulama yapıldı: Su fiyatlarında yüzde 100 artış yapıldığı halde Devlet Su İşleri Müdürlüğü bir de kota uygulaması gerçekleştirdi. Kota uygulamasında da fiyatlar yüzde 100 artmışken, kota aşıldığı zaman fiyatı tekrar 2 katına çıkartıyorlar. DSİ bu yıl suya yüzde 300 zam yapmış oldu. Üreticimiz yeteri kadar sorun yaşadı. Zaten küresel ısınmaya bağlı olarak yaşanılan sorunları herkes biliyor, çiftçilerimiz ürünlerini bu yıl yeteri kadar sulayamadı. DSİ’ye şikayetlerimizi bir yazıyla Devlet Su İşleri 9. Bölge Müdürlüğüne gönderdik. Eğer gelecek yıl da böyle bir uygulama yaparlarsa dananın kuyruğu o zaman kopar” şeklinde konuştu.
“BAZI BÖLGELERİMİZE YETERİ KADAR SU VEREMEDİLER”
Sulama birliklerinin çiftçileri resmen haraca bağladıklarını ileri süren Kılınç, “Sulama birlikleri çiftçiyi resmen haraca bağladı. Bunun başka bir izahı yok. Kendi cazibesiyle akan suya her yıl yüzde 100 zam yaparak üreticileri canından bezdirdi. Zaten bazı bölgelerimize yeteri kadar su veremediler. Bu yıl Akçadağ’a yeteri kadar su verilemedi. Su vermemelerine rağmen yüzde 300 oranındaki zamlar bizi çıldırtıyor. Biz bu durumun peşini bırakmayacağız. DSİ Bölge Müdürlüğüne yazımızı gönderdik, eğer bu sorun çözülmezse elbette ki üreticilerimiz yasal haklarıyla protestolarını, eylemlerini gerçekleştirecekler” sözlerini ifade etti.
“BU SİTEM ÇOK GÜZEL”
Sulama suyunun kartlı olmasının çok güzel bir sistem olduğuna dikkat çeken Kılınç, “Mesela Recai Kutan Barajı’nda sayaç sistemi var. Bu sistemle hepimiz yüzde 60 civarında su tasarrufu sağladık. Daha önceleri vahşi sulamada su seviyesi dolu olan baraj bizlere yetmezken, kart sistemine geçildikten sonra barajın yüzde 40 suyu bize yetti. Bu sistem çok güzel. Eğer bu sistemin devamını istiyorlarsa biz bu sisteme devam ederiz ama eğer suya yüzde 300 zam yaparlarsa biz taktırdığımız sayaçları söküp, atarız. Bu kadar basit. Vahşi sulama yapmaya bizi yönlendiriyorlar. Biz üretici olarak bu sistemin devamını istiyoruz. Karta peşin paramızı yüklüyoruz, sulamamızı yapıyoruz, ne bir icralık durumumuz var ne de çiftçilerimizin para vermeme gibi bir durumu oluyor. Kartımıza peşin paramızı yüklüyoruz, karşılığında sulamamızı yapıyoruz. Suda yüzde 60 tasarruf yaptık ama kotadan dolayı da yüzde 300 zammı hak etmiyoruz. Eğer gelecek yıl bu fiyatlar tekrar karşımıza çıkarsa biz sayaçlarımızı sökeriz, vahşi sulamaya devam ederiz” diye konuştu.
“SİSTEM TIKANIYOR”
Su israfı yapmadıklarının altını çizen Kılınç, şunları kaydetti:
“Çiftçilerimizin suyla ilgili hiçbir borcu yok. Tıpkı otobüs kartları gibi kartlarımıza peşin paramızı yüklüyoruz, sulamamızı yapıyoruz. Kontörümüz bittiği zaman suyumuz aniden kesiliyor. Sudan faydalanıyoruz, suyla ilgili herhangi bir sıkıntımız yok ama sorun kota aşımında. ‘Ben sana dekar başına 300 ton su verdim” diyor. Ve ilk sulamada kota aşılıyor. Metreküpü 40 kuruş olan su, ikinci sulamada 84 kuruş oluyor. Yüzde 100 zamla 40 kuruş olan su, kotayı aşarsan yüzde 100 zamlanıyor. Ya kotayı kaldıracaklar ya da 300-500 metreküp değil de, metreküpü bine çıkartacaklar. Ben kartıma para yüklüyorsam, suyu nerelerde kullanabilirim? Arazim dışında ben suyu nerede harcayacağım? Ben hangi israfı yapacağım? Siz karta para yüklüyorsunuz, belli bir saat sulama yapıyorsunuz, saat dolduğu zaman suyu hemen kesiyorsunuz. Sistemi tıkıyorlar. Bu sistem çok güzel, tüm Türkiye’de kart sisteminin uygulanması lazım ama üreticileri cezalandırarak değil.”
ÇİFTÇİLER RAHATSIZ
Çiftçiler de bu durumdan oldukça rahatsızlar. Kartlı sitemin çok güzel olduğunu dile getiren ancak verilen zamdan dolayı sıkıntı yaşadıklarını dile getiren çiftçiler, bu sorunun bir an önce çözülmesini ve gelecek yıl aynı sorunla karşılaşmak istemediklerini söylediler.
MUHABİR: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ