Malatya’da ilaç krizi giderek derinleşiyor 'İLAÇ YOKLUĞU HAYATI TEHDİT EDİYOR'

İlaç Fiyat Kararnamesi'nden kaynaklanan fiyat problemi nedeniyle Malatya’da ilaç sıkıntısı yaşandığını belirten Malatya Eczacı Odası Başkanı Ebru Sönmez, bu durumun eczacılar ile hastaları karşı karşıya getirdiğini ifade etti. Sönmez, sağlıkta tasarruf yapılamayacağını vurgulayarak, "Artık bizim de sağlığımız ve hayatımız tehlikede. Bu konuda, bakanlığımızın ve devletimizin acilen önlem alması gerekiyor" dedi.

YEREL - 19-10-2024 09:09

Türkiye genelinde olduğu gibi Malatya’da da ilaçlara erişim her geçen gün zorlaşıyor. İlaç Fiyat Kararnamesi'nden kaynaklanan sorun nedeniyle, özellikle kanser ve kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların eczanelerde bulunamadığını vurgulayan Malatya Eczacı Odası Başkanı Ebru Sönmez, Malatya Sonmanşet gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.

İlaç yokluklarının ciddiyetini koruduğunu dile getiren Malatya Eczacı Odası Başkanı Ebru Sönmez, hatta bu yokluğun artarak devam ettiğini söyledi.

“MAALESEF KRONİK RAHATSIZLIKLARININ İLAÇ ALTERNATİFİ YOK”

Bulunmayan ilaçların eşdeğerlerinin de olmadığını ifade eden Sönmez, “Geçen yıl aralık ayı itibariyle ilaca zam gelmişti. Yaklaşık bir yıldır ilaca zam gelmedi. Tabii ki euro ve dolar sürekli artış gösteriyor. Ama bizim euro ilaç kurumuz hala 17,50’lerde. Bu da maalesef ki giderlerin ciddi oranda arttığı şu enflasyonist ortamda ilaç sanayisini ciddi olarak zorluyor. İlaç sanayisinin zorlanması dağıtım kanallarını sıkıntıya sokuyor, dağıtım kanalları bunu bize yansıtıyor, biz de maalesef hastalara yansıtıyoruz. Hastayla karşıya biz kaldığımız için de en zor, en sıkıntılı süreci de biz geçiriyoruz. Yani bu bir ağrı kesici ya da antibiyotik olsa buna bir şekilde alternatifi bulunur, bir şekilde çözüm üretebiliriz. Ama ilaç olarak maalesef kronik rahatsızlıkların alternatifi yok. Bir kanser hastasına alternatif bir ilaç üretemiyoruz, yönlendiremiyoruz. Bir kalp, bir diyabet hastasına maalesef alternatif ilaç tavsiyesinde bulunamıyoruz. Doktorlar da bu konuda çok zorluk çekiyorlar. Çünkü bizden geri dönüt alıyorlar. Doktorları arıyoruz, bu ilaç grubunun piyasada olmadığını söylüyoruz. Onlar da o hastaya iyi gelebilecek piyasada olan ilaç grubunu bulmakta da zorlanıyorlar. O ilaçların eş değeri olsa doktorlar bu konuda hastaları yönlendirebiliyorlar. Biz de doktorlarla sürekli temas halindeyiz, ama maalesef ilaçların etken madde sorunu olduğu için hiçbir eş değeri yok” diye konuştu.

“HASTALARIN SAĞLIĞI SÖZ KONUSU”

“Bu konuda hem devletimize hem bürokratlara sesleniyoruz” sözünü sarf eden Sönmez, “İlaç zammı, ilaç kur düzenlemesi senede bir defa yapılmaz. Hele de böyle enflasyonist bir ortamda euro ve doların bu kadar dengesiz olduğu bir ortamda, giderlerin yüzde 300 oranında arttığı bir ortamda senede bir defa ilaç zammı yapılmaz. İlaçtan, sağlıktan tasarruf edilmez. Evet, Maliye Bakanımız tasarrufa gittiğini söylüyor ama ilacın en son basamak olması lazım. Belki her taraftan tasarruf edilebilir ama ilaçtan yapılamaz. Çünkü hastaların sağlığı söz konusu. Hastaların ilaçtan başka gidecek kapısı yok. Onun için ben buradan tekrar tekrar yineliyorum. Lütfen 2-3 ayda ilaç kuru düzenlensin. İlaç sanayisi, dağıtım kanalları ve Türkiye Eczacılar Birliği'yle masaya oturulsun ve bunu bir dengede tutulması lazım. Yoksa bu şekilde sürdürülebilir bir sağlık sitemi maalesef mümkün değil. Hem hastalar hem eczacılar hem doktorlar hem ilaç sanayisi sıkıntıda. Maalesef ki sağlık sistemi bu şekilde giderse çöker” ifadelerine yer verdi.

“BİZ HASTALAR İÇİN UĞRAŞIYORUZ”

İlaç konusunda önlemlerin alınması gerektiğini kaydeden Sönmez, “Biz hastalar için uğraşıyoruz. Sürekli Türk Eczacılar Birliği'miz Ankara'dan bürokrasiyle, bakanlarla görüşmeler sağlıyor. Biz Malatya'dan siyasilerimize, vekillerimize, bürokrasiyle görüşmeye çalışıyoruz. Biz hastaları kaderleriyle baş başa bırakmayacağız. Biz onlar için mücadele etmeye devam edeceğiz. Biz Malatya'da bulamadığımız ilacı diğer tüm Türkiye'deki odalardan, illerden, oradaki eczacılardan bulmaya çalışıyoruz. Yani ‘Türkiye'de ilaç kalmadı’ denene kadar biz hastamızı ilaca ulaştırmaya devam edeceğiz. İlaç sıfır seviyesine gelmeden devletin elini taşın altına koyup artık ilaç konusunda gerekli önlemleri alması gerekiyor” dedi.

“ARTIK ESKİ SİTEM YOK!”

Tekrar tekrar yetkililere problemi anlattıklarını söyleyen Sönmez, şunları kaydetti:

“Yetkililere şunu her zaman söylüyoruz. Tekrar söylemeye devam edeceğim. ilaç kurunun artık stabilize haline getirmeleri lazım. Senede bir defa olan zam mantığından artık kurtulmamız gerekiyor. Çünkü artık eski sistem yok. Eskiden ocakta euro ne kadarsa aralığa kadar çok bir dengesizlik söz konusu olmazdı. Ama şu an bir hafta sonrasını maalesef tahmin bile edemiyoruz. Onun için 2-3 ayda bir mutlaka ilaç kurunun düzenlenmesi, İlaç fiyat Kararnamesi'nin ilaç kuruna endeksli bir şekilde artırılması, ilaç sanayisi, dağıtım kanalları ve eczacılarla, Türk Eczacılar Birliği'yle sürekli temas halinde kalmaları şart. Yani Sağlık Bakanlığının ya da Maliye Bakanlığı'nın sağlıkta tasarrufa gitme çok yanlış. Öncelikle ilaç sanayisi, dağıtım kanalları ve Türk Eczacılar Birliği'yle oturup neler yapabileceklerini masada konuşmaları gerekiyor ve dediğim gibi bir standart haline getirilip geleceğe yönelik çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum.”

“ÇOK CİDDİ SIKINTILAR YAŞIYORUZ”

İlaç yokluğunun hastalarla eczacıları karşı karşıya getirdiğini ifade eden Sönmez, “Çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Özellikle bu sıkıntıyı gece nöbetlerinde yaşıyoruz. Çünkü aileler çocuklarını hastaneye götürüyorlar. Çocuklarının ateşi çok yüksek oluyor veya çocuklarının çok ciddi rahatsızlığı oluyor ve ilaca hemen ulaşmak istiyorlar. Maalesef hastalarla karşı karşıya geliyoruz. Onun için de maalesef şiddetle karşı karşıya kalıyoruz. Eczanelerde, hastanelerde şiddeti de görüyorsunuz. İşte bu problemin nedeni maalesef ilaç yokları. Bunla alakalı büyük bir önlem alınmazsa biz sürekli şiddete maruz kalmaya devam edeceğiz. Hastalara ‘İlacın gerçekten olmadığını, depolarda olmadığını, Malatya'daki hangi eczaneye giderlerse ilacı bulamayacaklarını, isterlerse tek tek gezdirebileceklerini’ anlatmaya çalışıyoruz. Tabii o an ajite durum olduğu için hasta ve hasta yakını bunu kabul etmiyor. Bütün suçu bize yüklüyor. Ben az önce de söyledim ya. Biz hastayla karşı karşıya kaldığımız için aslında en büyük sorumluluk bizde. Devletin de artık bunu standardize etmesi lazım ki biz sürekli hastalarla karşı karşıya kalmayalım. Çünkü bizim de artık sağlığımız, hayatımız söz konusu. Bununla alakalı bakanlığımızın ve devletimizin acil bir şekilde önlem alması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ

Günün Diğer Haberleri