Malatya’daki yöresel ürünler fuarında “dana sucuk” diye 230 kilogram piliç sucuk, 150 kilogram da eritme peyniri imhaya gönderildi. Skandalın ardından gözler kısa süreli gıda fuarlarına çevrilirken Tüketici Danışmanı Ali Düzova Malatya Sonmanşet gazetesine yöresel ürünler fuarıyla ilgili konuşarak önemli uyarılarda bulundu.
Hemen hemen her ilde yılda 3-4 kez, nüfus sayısına göre yerel, bölgesel ve gıda fuarlarının açılıp kapandığını dile getiren Tüketici Danışmanı Ali Düzova, bu fuarların il il dolaştığını ifade etti.
“GIDA KONUSUNDA ARTIK BEN KİMSEYE GÜVENEMİYORUM”
“Benim tüketiciye söyleyeceğim şu: Ne olur, rastgele kişilerden, tanımadığınız ve bilmediğiniz insanlardan alışveriş yapmayın. Çoğunun fişi, faturası yok. Hangi ürünün nerede üretildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge de bulunmuyor” diyen Düzova şunları kaydetti:
“Bu gibi yerlerde mümkün olduğu kadar alışveriş yapmayın. Mümkün olduğu kadar kendi mahallenizde, kendi çevrenizdeki esnaflardan alışveriş yapın ki herhangi bir sıkıntıyla karşılaştığınızda hiç olmazsa muhatap bulabilesiniz. Bir hafta, 10 gün burada gıda fuarı açılıyor. Ondan sonra aldığınız herhangi bir sucukta, et ürününde, peynirde veya yağda bir sıkıntı çıktığı zaman satıcıyı zaten bulamazsınız. Başka yere taşınıp gitmiştir. Bu nedenle tüketicinin dikkat edeceği tek şey, rastgele yerlerden alışveriş yapmamak olmalı. Gıda konusunda artık ben kimseye güvenemiyorum. Sadece kendi bölgemde, kendi köyümde ve kendi mahallemdeki üreticilere güveniyorum. Tanımadığım, bilmediğim kişilere güvenemiyorum.”
Gıda konusunun insan sağlığı açısından son derece önemli olduğunu belirten Düzova, insan sağlığıyla oynandığını, çünkü gıda; tereyağından peynire, baldan bütün et çeşitlerine kadar insanın temel ihtiyacı olduğunu ifade etti.
“HİÇ ANLAMAZ, FARKINA VARMAZSIN”
Denetimin az olduğu yerlerde tüketicilerin kandırılabildiğini ileri süren Düzova, “Denetim ve kontrol eksik olunca satıcılar hiç acımadan tüketiciyi kandırıp aldatabilirler. Sana kremayı tereyağı diye, hakiki yağ diye satabilirler. Hiç anlamaz, farkına varmazsın. Zeytinyağına başka yağlar veya farklı tohumlardan elde edilen ürünler katıp zeytinyağı diye satabilirler. Onun için mümkün olduğu kadar belli ve tanıdık yerlerden alışveriş yapmaktan başka çare yok. Elbette gıda fuarlarında iyi ürünler de var, iyi esnaflar da vardır. Ama bunlar çok az. Çünkü çoğu seyyar olduğu için sürekli geziyorlar. İl il, bölge bölge dolaşıyorlar. Yöresel ürün adı altında kendi illerinden getirdikleri ürünleri de sürekli kontrol etme ve tazeleme imkânları olmayabiliyor. ‘Trabzon kaşar peyniri’, başka bir yerin ekmeği veya farklı bir yöresel ürün satılabiliyor. Bunların üretim süreciyle ilgili tüketicinin herhangi bir bilgisi olmuyor. Ben samimiyetle söylüyorum” şeklinde konuştu.
“BUNUN ÇOK TEMELDEN İNCELENMESİ GEREKİYOR”
Denetimlerin artırılması gerektiğini söyleyen Düzova, “Yetkililerin de bu konuda denetimleri artırması gerekiyor. Laboratuvarların daha sık kullanılması ve gıda ürünlerinin laboratuvarlarda düzenli olarak kontrol edilmesi lazım. Çünkü gıda üretimi tarladan sofraya kadar uzanan zor bir süreçtir. Böyle kolay ve basit bir iş değildir. ‘Ben tarlada üreteyim, istediğim gibi ilaç ve gübre kullanayım, aşırı miktarda uygulayayım’ demek mümkün değil. Bunun çok temelden incelenmesi gerekiyor. Tarladan başlayıp sofraya gelene kadar ürünlerin sürekli kontrol ve denetim altında tutulması şart. Kurumların, ziraat odalarının ve tarım müdürlüklerinin yeterli sayıda laboratuvara ve personele sahip olması gerekiyor. Bu işler böyle basit değil. Benim dememle, sizin yazmanızla olacak işler değil bunlar” ifadelerine yer verdi.
“TARIM BAKANLIĞI HER AY LİSTE HAZIRLIYOR VE YAYINLIYOR”
Düzova, tüketicilerin de büyük bir tepki göstermesi gerektiğini kaydederek, “Yorumlara baktığım zaman birçoğunun bunları umursamadığını görüyorum. Tarım Bakanlığı her ay gıda ürünleriyle ilgili sakıncalı ürünleri tespit ediyor, liste hazırlıyor ve yayınlıyor. Fakat bir bakıyorum, insanlar yine aynı ürünleri almaya devam ediyor. Bu durum tüketicinin bilinçsizliğinden kaynaklanıyor. Tüketici bilinçsiz ve bilgisiz olduğu zaman, satıcı da hile yapma cesaretini buluyor. Ben bunu söylüyorum” dedi.
MUTLU SARIGÜL