“Kayıt Dışı Üretim 24 Milyon Lira Kaybettiriyor"

Süt üretiminde kayıt dışılığına dikkat çeken Malatya İli Süt Üreticileri Birliği Başkanı Aziz Kurtoğlu, kayıt dışı uygulamaların devleti gelir kaybına uğrattığını belirtti. Kurtoğlu, “Devletimizin kayıt dışı sütlerden ayda 2 milyon yılda ise 24 milyon gibi bir kaybı söz konusudur” dedi.

GÜNCEL - 27-02-2025 08:48

Malatya Büyükşehir Belediyesi, Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Türkiye Tarımsal Süt Üreticileri Merkez Birliği, Malatya İli Süt Üreticileri Birliği ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şubesi tarafından ‘Süt Üretiminde Soğuk Zincir ve Sokak Sütçülüğü’ konulu bir panel gerçekleştirildi.

Saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşının okunması ve sinevizyon gösterimi ile başlayan panelin açılış konuşmasını Malatya İli Süt Üreticileri Birliği Başkanı Aziz Kurtoğlu, Malatya’da sokak sütcülüğünün önemi hakkında bilgi verdi.

“YILDA 24 MİLYON GİBİ BİR KAYBI SÖZ KONUSUDUR”

Kayıt dışı süt nedeniyle yaşanan gelir kaybına dikkat çeken Kurtoğlu, “İlimizde hayvancılığın yaygın olarak yapıldığı Battalgazi, Yeşilyurt ve Yazıhan ilçelerimizde yaklaşık 7 bin 200 civarında aile tipi işletmemiz mevcuttur. Depremde birliğimiz yaklaşık 500 işletmenin sütünü, süt toplama merkezi aracılığı ile alarak günlük 30 ton kapasitelere kadar çıkmıştır. Bu da ilimizde ne kadar büyük oranda bir sokak sütcülüğü potansiyeli olduğunun göstergisidir. İlimizin bu 3 ilçesinde günlük 4 ton civarında süt potansiyeli olduğunu tahmin etmekteyiz. Bu sütün büyük bir kısmı hiç kayıt altına alınmadan gerek sokak sütçülüğü olarak gerekse merdiven altı işletmelerde gerekse aile işletmeleri tarafından değerlendirilmektedir. Üretilen bu sütlerin nasıl, ne şekilde, hangi şartlarda pazarlandığı ve hijyenik olup olmadığı büyük bir sorundur. Diğer taraftan kayıp altına alınmayan sütler nedeniyle devletimizin gelir kaybına uğramaktadır. Kayıt dışı bu sütlerden devletimizin ayda 2 milyon yılda ise 24 milyon gibi bir kaybı söz konusudur. Panelimizin saydığımız bu sorunlara bir çözüm üreteceğini kanaatindeyim. Konunun bu yönleri ile ele alındığında sokak zincir ile süt toplamanın ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Panelimizin ilimizin hayvancılığına faydalı olmasını temenni ederim. Ayrıca buradan Elazığ Süt Üreticileri Birliği Başkanımıza teşekkür ediyorum, bizim araç üstü tanka ihtiyacımız vardı Elazığ Süt Üreticileri Birliği Başkanımız, Malatya Birliğimize bir araç üstü tankın tahsis edilmesi ile igili gerekli çalışmaları başlattı, kendilerine bu hususta çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“KATKIDA BULUNMAYA GAYRET GÖSTERİYORUZ”

Aziz Kurtoğlu’ndan sonra söz alan ve Malatya’nın çok önemli bir tarım potansiyeli olduğunu dile getiren Malatya Tarım İl Müdürü Osman Akar, “Panelimizin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Tabii burada isterdik ki daha fazla sayıda üreticimiz olsun. Tarım sektörü dünyada en önemli ve en stratejik sektör. Bu sektörde iki ana üretim kolumuz var bitkisel üretim ve hayvansal üretim. Bitkisel üretimde Malatya ilimiz gerçekten özellikle kayısı ile beraber çok önemli bir tarımsal potansiyeli var ama bunun yanında önemli bir hayvancılık potansiyelimiz de var. Özellikle besicilik açısından Malatya bölgeye katkı sunan, bölgenin et ihitiyacını karşılayan ana illerden birisi. Bu bağlamda eti üretebilmek için tabii ki ana olması lazım. Anada da en önemli çıktı etin yanında süttür. Tabii ki bu sütün sağlıklı bir şekilde bizim sofralarımıza gelmesi en önemli konudur. Bu bağlamda İl Müdürlüğü olarak gerek bakanlık nezdinde gerekse yerelde uyguladığımız projelerle çiftçilerimize, üreticilerimize katkıda bulunmaya gayret gösteriyoruz. Soğuk zincirin kurunması yönünde, sağım makinelerinin dağıtılması ve birçok eğitim çalışmalarımızla üreticilerimize katkıda bulunmaya, yanlarında olmaya gayret gösteriyoruz. Bakanlık olarak bizim üzerimize düşen en önemli sorumluluklardan birisi de gıda denetimleridir. Şu anda Türkiye'de en fazla denetim yapan ilk 3 il arasında olduğumuzu özellikle belirtmek istiyorum. İlimiz çok sıkıntılı bir süreçten geçti dolayısıyla sosyal olguları da dikkate alarak insanımıza sağlıklı gıdayı sağlama noktasında en doğru yolu bulmaya gayret gösteriyoruz. Bizim amacımız rehberlik etmek, düzeltmek, düzenlemek. Ama tabii ki bu yolda bu taleplerimizi karşılamayan ne yazık üreticilerimize de bazen yaptırım yapmak zorundayız Çünkü aslolan tüketicinin sağlığı, tüketicinin sağlıklı ve güvenli bir şekilde gıdayı alabilmesi. Bu bağlamda İl Müdürlüğü olarak yoğun bir şekilde emek verdiğimizi özellikle ifade edeyim. Sağlıklı bir şekilde sütün toplanmasına katkıda bulunacağız ve önemli bir süt toplama potansiyelimiz var. Bizim yaklaşık 180 bin büyükbaşımız var ve şu anda toplamamız gereken 200 bin tonun üzerinde süt var. Dolayısıyla bu sütü de inşallah sağlıklı bir şekilde toplayarak insanlarımıza hem maddi olarak hem de sağlık açısından da katkıda bulunmaya gayret göstereceğiz” ifadelerine yer verdi.

“600 BİN LİRASINI DEVLET VERİYOR”

AFAD ve bakanlık tarafından 6 Şubat depremlerinde ahırları hasar gören üreticilere destek verileceğini kaydeden Akar, “Deprem sürecinde zarar gören birçok hayvancılık işletmelerimiz vardı. Yıkılan ahırların yerinde yapılması konusunda AFAD ve bizim Bakanlığımız arasında bir protokol imzalandı. Ahırları zarar gören hak sahiplerine 600 bin lira destekle ahırlarını yaptırmaya gayret göstereceğiz. 600 bin lirasını devlet veriyor kredi şeklinde 18-20 yıl vadede geri kalanını da vatandaşlar kendisi sağlayacak şekilde. Şu anda projeye başvurular başladı, bu konuda hak sahibi olan tüm üreticilerimizi kısa sürede müracaat ederek bu projeden yararlanmasını istiyoruz. Bunun yanında her yıl uygulamaya koyduğumuz Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi projemiz şu anda başladı. Başvuruları artık almaya başlıyoruz. Tüm tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması, paketlenmesi, soğutulması aklınıza tarımla ilgili hangi proje geliyorsa tüm projelerin desteklenmesi konusunda 20 milyona kadar olan projelere yüzde 50 hibe destek veriyoruz. Dolayısıyla bu konuda ihtiyacı olan üreticilerimizin, çiftçilerimizin veyahut da girişimcilerimizin de projelere başvurup devletin bu katkısından yararlanmasını istiyoruz. Gerçekten devletimiz güçlendikçe üreticilerimize de döngüsü çok daha fazla olacak. İhtiyacı olan üreticilerimizin, sanayicilerimizin, müteşebbislerin mutlaka bu projelerden yararlanmalarını istiyoruz” diye konuştu.

“TARIM SADECE BİTKİSEL ÜRETİMDEN İBARET DEĞİL”

Panel hakkında bilgi vererek sütün öneminden bahseden ZMO Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek ise, “Panelimizde ilgili kurumlardan temsilcilerimiz süt sektörünü baştan sona gerek bilimsel gerek mevzuat açısından gerekse de ileriye yönelik bir strateji belirleme açısından değerlendirmeye çalışacağız. Bu tür panellerin sektörün irdelenmesi ve bilinmesi açısından sık sık yapılması gerekiyor. Tarım sadece bitkisel üretimden ibaret değil. Tarımda bitkisel ve hayvansal üretim iç içe. Hayvansal üretim içerisinde de süt meselesi et meselesi tamamen damızlık ile alakalı. Hayvancılığın içerisinde bunların devamının saplanması için ot meselesinin çözülmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu sektör iç içe birbirinden ayrım yapılmayan bir sektör. Süt özeline indiğimizde şu an Türkiye'de yaklaşık yıllar itibariyle değişmekle beraber 22-23 milyon ton civarında bir süt üretim kapasitemiz var. Birçok konuda olduğu gibi Malatya’mızda Türkiye üretmenin yaklaşık yüzde 1’ine tekabül ediyor. Bu da yaklaşık 270 ton civarına denk geliyor. Burada tarımın en büyük sorunu olan kayıt dışılıkla beraber bu kadar süt ne şekilde değerlendiriliyor, nerede kıymetlendiriliyor, ürün ve mamüllerine ne şekilde dönüştürüyor konusunda çok kayıtlılık yok. Sütü nihai tüketiciye gerek çiğ süt olarak gerekse mamül olarak soğuk zincirle taşınması, hijyen şartlarda korunması ve tüketilmesi yönünde çok önem arz ediyor. Aslında burada konuşacağımız konularda özellikle bu süreci nasıl değerlendirmemiz gerektiği hakkında. Çünkü insanlar var olduğu sürece gıdaya ihtiyacı var en temel gıda, protein açısından da kalsiyum açısından da süt çok önemli bir yer tutuyor ve üretimi sadece canlı materyalden elde ediliyor.  Suni olarak temin edilmesi başka kaynaklardan temin edilmesi de mümkün değil. Bu açıdan da baktığımızda süt sektörü göz ardı edilmeyecek bir sektör. İlimizde yaklaşık 178 bin civarında büyükbaş 380 bin civarda küçükbaş hayvan var. Hayvancılığın devamlılığı için damızlık sektörünün gelişmesi lazım, damızlık sektörünün nihai çıktısı da süt olduğu için sütü bu açıdan da önemsiyoruz” açıklamalarına yer verdi.

 

muhabir: MEHMET TEVFİK CİBİCELİ 

Günün Diğer Haberleri