Malatya’da kayısı üreticisinin fiyat tepkisi büyüyor. Geçen yıl 300-350 lira seviyesinde olan kuru kayısının bu yıl 200-250 liraya kadar gerilemesi üreticiyi endişelendirirken Akçadağ Ziraat Odası Başkanı Mehmet İnal, konuyla ilgili Malatya Sonmanşet gazetesine önemli bir açıklamada bulundu.
2 yıl önceki kayısı fiyatlarıyla bugünkü kayısı fiyatlarının karşılaştırıldığında şu anki fiyatların 2 yıl öncekinin çok altında seyrettiğinin görüldüğünü ifade eden Akçadağ Ziraat Odası Başkanı Mehmet İnal, burada kayısı üreticisinin sahipsiz bırakıldığını söyledi.
“DEVLET OLARAK BUNA SAHİP ÇIKILMASI LAZIM”
“Biz ziraat odaları olarak açıklamalar yapıyoruz” diyen İnal sözlerine şöyle devam etti:
“Diğer oda başkanları da açıklama yapıyor, bölge başkanımız da açıklama yapıyor. Ancak kayısının arkasında siyasilerin durduğu yok. Milletvekillerinin durduğu yok. Malatya'da kayısı, geçim bakımından birinci planda olan bir ürün. Uluslararası değeri olan bir ürün. Ama buna hepimiz el birliğiyle sahip çıkmadığımız zaman kayısı ayak altı ediliyor, birkaç kişinin inisiyatifine bırakılıyor. Devlet olarak buna sahip çıkılması lazım.”
“YAVAŞ YAVAŞ FİYATLAR AŞAĞI ÇEKİLDİ”
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’na geldiğinde kayısı fiyatlarının henüz belli olmadığını kaydeden İnal, “Tarım Bakanı Malatya'ya geldiğinde fiyatlar henüz belli değildi. O zaman biraz daha erkendi. Ancak şu anda ovada hasat tamamen bitmiş durumda. Dağlık kesimlerde ve yüksek yerlerde şu anda hasat yapılıyor. Bakan gelip gittikten sonra yavaş yavaş fiyatlar aşağı çekildi. Şu anda geçen yıl 300-350 lira olan kuru kayısı fiyatları 200-250 lira civarında seyrediyor” diye konuştu.
“GEÇ KALINMAMASI ÜRETİCİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ”
TMO’nun bir an önce normal bir kayısı fiyatını açıklamasının gerekliliğini dile getiren İnal, “TMO'nun bir an önce, zaman kaybetmeden normal bir fiyat açıklayıp kayısı alımı yapması lazım. Tüccarın karşısında üreticinin ezilmemesi için böyle bir yol izlenmesi gerekiyor. Aksi takdirde birkaç kişi kendi inisiyatifiyle piyasayı belirliyor ve üreticiyi tamamen ayak altı etmiş oluyor. TMO ile bölge başkanımız görüşme yapmıştı. ‘Alım yapacağız’ şeklinde açıklamalarda bulunmuştu. Ancak şu ana kadar böyle bir şey gerçekleşmedi. Geç kalınmaması üretici açısından çok önemli. Çünkü işçi paraları ödeniyor. Arkasından ilaç, gübre ve çeşitli harcamalar geliyor. Bu dönemde giderler gittikçe artıyor. Bunların karşılanması lazım. Üretici ürününü sattıktan sonra fiyat açıklansa ne olur, açıklanmasa ne olur? En azından geçen yılın ya da önceki yılların fiyatlarının korunması lazım” ifadelerine yer verdi.
“O KAYISI GÜZELSE GİDİN ORADA ONU SATIN”
Malatya kayısının ayak altı edilmemesini isteyen İnal, “Şimdi ‘Türkiye Cumhuriyetleri'ndeki devletlerde kayısı var’ deniliyor. Tamam, varsa gidin orada uğraşın. Niye bizim kayısımızla uğraşıyorsunuz, anlamadım. O kayısı güzelse gidin orada onu satın, onunla uğraşın. Sen benim kayısımı niye ayak altı ediyorsun? Ondan sonra ihracata giden kayısılar geri dönüyor. Niye dönüyor? Çünkü kayısı Malatya kayısısı değil. Standartlar birbirini tutmuyor. Malatya kayısısı uluslararası standartlara sahip bir kayısıdır. Bunu korumak devlete aittir. Biz de kayısımıza sahip çıkmak için uğraşıyoruz. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı buna sahip çıkmadığı takdirde bu başıboş bir şekilde, birkaç kişinin inisiyatifiyle böyle devam edecek. Geçen yıl Orta Asya'dan gelen kayısılar vardı. Bunlar serbest bölge vasıtasıyla Türkiye'ye sokuluyor. Bu yıl şu anda var mı, bilmiyorum. Ancak isteyen olursa bunu gösterebiliriz” şeklinde konuştu.
“Başta çiftçilerin birlik ve beraberlik içinde olması gerekiyor” söylemine yer veren İnal, siyasilerin, özellikle milletvekillerinin böylesi bir günde Malatya kayısısına sahip çıkmasının gerektiğini ifade etti.
“BEN ŞU ANDA NASIL SİYASİLERE GÜVENEYİM?”
Üreticilerin korunması gerektiğini söyleyen İnal, “Hangi gün sahip çıkacaklar bizim ürünümüze? Ne zaman sahip çıkacaklar? Kayısı fiyatı aşağı düşüyor. Malatya'nın en önemli değeri kayısı. Geçim kaynağı olarak da çok önemli. Seçim zamanı geldiğinde piyasaya çıkıp ‘Biz varız, biz iyiyiz’ demekle olmuyor. Üreticiyi koruyacaksın. Üretici gerçek değerinde ürününü satacak, ezilmeyecek. Ben şu anda nasıl siyasilere güveneyim, milletvekiline nasıl güveneyim? Bunların hepsinin üreticinin bu ürününe, Malatya'nın bu değerine sahip çıkması gerekiyor” açıklamasına yer verdi.
“ÜRETİCİNİN KENDİ ÜRÜNÜNE KENDİSİNİN SAHİP ÇIKMASI LAZIM”
Üreticilere seslenen İnal sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Çiftçilere de şunu söylüyorum: Biz defalarca basın açıklaması yaptık. Hatta Akçadağ'da bir üretim ve pazarlama kooperatifi kurduk. Bu kısa süreli bir iş değil ama zaman içerisinde kooperatifleşme yoluyla üreticinin kendi ürününe kendisinin sahip çıkması lazım. Bunun çaresi bana göre bu. Sen kendi ürününe sahip çıkmazsan başkası da senin ürününe sahip çıkmaz. Ancak çiftçilere ‘Ürününüzü satmayın, para edene kadar bekletin’ de diyemeyiz. Şu aşamada bunu söylemek mümkün değil. İşçi gidiyor, işçi parasını ödeyecek. İlaç parası, gübre parası ve çeşitli harcamalar var. Bunları ödeyecek. Dolayısıyla üretici ürününü satmak zorunda. Ama üretici ürününü satarken TMO bir an önce fiyat açıklayıp alıma başlarsa, o zaman nispeten de olsa piyasa bir dengeye kavuşur.”
MUTLU SARIGÜL