Bir yanda afetler nedeniyle yarı yarıya düşen üretim beklentisi, diğer yanda piyasayı etkilemeye yönelik olduğu öne sürülen rekolte açıklamaları... Malatya kayısısında yeni bir tartışma başladı. Malatya Ziraat Odaları Birliği Başkanı Yunus Kılınç, yaklaşık 11 milyon kayısı ağacının bulunduğu Malatya’da 5 milyona yakın ağacın ürün vermediğini, buna rağmen kamuoyuna yüksek rekolte açıklamaları yapıldığını belirterek sert tepki gösterdi. Konuyla ilgili Malatya Sonmanşet gazetesine konuşan Kılınç önemli açıklamalara yer verdi.
Afetlerin birçok ilde ciddi zararlara yol açtığını ifade eden Malatya Ziraat Odaları Birliği Başkanı Yunus Kılınç, gezdikleri yerlerde buna şahit olduklarını söyledi.
“DOLU YAĞIŞLARINDA CİDDİ ZARAR GÖRDÜ”
11 milyon kayısı ağacından 5 milyonunun ürün vermediğini savunan Kılınç,
“Adıyaman'da dolu felaketi fıstıklara ve diğer ürünlere zarar verdi. Tokat ve Amasya'ya gittik; orada da sel ve su baskınları nedeniyle ciddi hasarlar oluştu. Tabii ki Türkiye genelinde yağışlar artık afet şeklinde gerçekleşiyor. Ancak bundan en çok zarar gören ürünlerimizden biri de kayısı oldu. Malatya'da kayısı erken bir ürün olduğu için hem çiçek döneminde hem de meyve tutum döneminde yaşanan olumsuzluklardan etkilendi. Daha sonraki dolu yağışlarında da ciddi zarar gördü. Şu anda ÇKS kayıtlarında normalde 11 milyon kayısı ağacımız var. Ancak bu 11 milyon ağacın yaklaşık 5 milyonu şu an boş durumda. Bunu Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinin çalışmalarından da görüyoruz. Aynı zamanda TARSİM eksperlerinin yaptığı incelemelerden de net olarak öğrendik. Ziraat odası başkanlarımız da her ilçede, her köyde kayısının durumunu biliyor. Vatandaşlarımız bize tüm ihbarları yapıyor. Durum böyleyken bu yıl kayısıda yaklaşık yüzde 50 rekolte bekliyoruz. Geçmiş yılların rekoltelerine göre değerlendirdiğimizde yaklaşık 50 bin ton kuru kayısı rekoltesi bekliyoruz. Ziraat Odaları olarak bizim tahminimiz bu yönde”
diye konuştu.
“750 BİN TON YAŞ KAYISI ÜRETİMİYLE DÜNYA BİRİNCİSİYDİK”
“Ancak Türkiye'de Allah'ın verdiği afetlerin dışında, insanların emeği üzerinde yapılan ihanetler de var” diyen Kılınç iddialarına şöyle devam etti:
“Geçen hafta Ankara'da kayısı üreticisinin borçlarının ertelenmesini talep ederken bana şu cevap verildi: ‘Malatya'da bazı açıklamalarda sizin söylediğiniz gibi değil, kayısıda iyi bir rekolte bekleniyor. Kayısılarımız iyi durumda.’ Bu açıklamaları yapanlar arasında ihracatçı firmaların yetkilileri de var. Çiftçinin sattığı her üründen pay alan insanların çiftçiye ihanet ettiğini orada gördük. Geçtiğimiz günlerde bir haberde, bu yıl Türkiye'de 1 milyon 300 bin ton kayısı olacağının yazıldığını gördüm. Bunlar hep taşeron açıklamalar. Türkiye genelinde bir milyon 300 bin ton yaş kayısı olacağını söylüyorlar. Oysa geçmişte Türkiye genelinde yaklaşık 750 bin ton yaş kayısı üretimiyle dünya birincisiydik. Bunun 650 bin tonu da Malatya'da üretiliyordu. Şimdi bu beyefendiler öyle bir haber yapmışlar ki, Türkiye genelinde 750 bin ton olan kayısı üretimi bu yıl sözde bir milyon 300 bin tona çıkmış. Bu tür spekülasyonlarla çiftçinin alın terini ve emeğini değersizleştirmeye çalışıyorlar.”
“ÜRÜN FAZLA GÖSTERİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
Birilerinin taşeronlar aracılığıyla piyasayı yönlendirmeye çalıştığını iddia eden Kılınç,
“Bunun örneklerinden birini fındıkta gördük. Daha fındıkta meyve oluşmadan 835 bin ton rekolte açıklaması yapıldı. O gün 350-360 liraya satılan fındık kısa sürede 160 liraya kadar düştü. Bazı kişiler ve bazı örgütler, taşeronlar aracılığıyla bu yöntemleri kullanarak piyasayı yönlendirmeye çalışıyor. Malatya'da da geçmiş yıllarda benzer şeyleri gördük. Hepiniz şahitsiniz. Hatta bir üniversite akademisyeni bile ürünümüzün tamamını kaybettiğimiz bir dönemde çıkıp ‘Önce ihracatçıya destek vermek lazım, ihracatçı battı’ dedi. Ben buna bizzat şahidim. Sayın Valimiz de Büyükşehir Belediye Başkanımız da buna şahittir. Şimdi yine taşeronlar kullanılarak ürün fazla gösterilmeye çalışılıyor. Geçen yıl yaşanan rezaleti hepiniz gördünüz. Malatya'ya ihanet edildi. Özbekistan'dan 4 bin 100 ton kayısı getirildi ve Malatya kayısısı diye satıldı”
açıklamasında bulundu.
“BİRÇOK ÜRÜN İMHA EDİLDİ”
Dışarıdan kayısı getirip bu kayısıları Malatya kayısısı diye satanların ifşa edilmesini talep eden Kılınç,
“Biz bunu yıllardır söylüyoruz ancak sürekli yalanlandık. Ama bugün artık elimizde her şey var. Ortak oldukları firmaların kayıtları da belgeleri de mevcut. Ankara'da bu işin üzerine gidip gerekli girişimlerde bulunduğumuzda birçok ürün imha edildi. Taklit ve tağşiş kapsamında imha edilen kayısılar oldu. Tarım Bakanlığı denetimleri yaptı ancak bunlar kamuoyuna açıklanmadı. Biz bu ürünleri dışarıdan getirip Malatya kayısısı diye satanların ifşa edilmesini istiyoruz. Eğer Bakanlık bunu açıklamazsa, elimizdeki belgeleri neden kamuoyuyla paylaşmadığını da sorgularız”
şeklinde konuştu.
“BUNLARI DAHA AÇIK ŞEKİLDE KONUŞACAĞIZ”
Bazı çevrelerin Malatya kayısısına ihanet etmesini kabul etmediklerini söyleyen Kılınç,
“Birkaç gün sonra bu konuda daha kapsamlı bir açıklama yapacağım. Kayısıları da getireceğim, hepiniz tadına bakacaksınız. Mesela bazı ürünlerin üzerine marka vurmuşlar. Markayı araştırıyorsunuz, ortada böyle bir marka yok. Malatya kayısısı adıyla satılıyor ama üzerinde gerçek bir marka bilgisi bulunmuyor. Bunları daha açık şekilde konuşacağız. Meselemiz şu: Allah verir ya da vermez. Geçen yıl hiç vermedi. Bu yıl da afetlerden dolayı hasarlı bir ürün alacağız. Ancak Malatyalıların veya dışarıdan bazı çevrelerin Malatya üreticisine ve Malatya kayısısına ihanet etmesini kabul edemiyoruz”
söylemlerine yer verdi.
“ÜSTELİK COĞRAFİ İŞARETİMİZ DE VAR”
Serbest Bölge uygulamasının kaldırılmasını isteyen Kılınç,
“Bana göre bugün Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın uyguladığı serbest bölge sistemi de başta Malatya olmak üzere Türkiye'ye zarar veriyor. Başka ülkelerden kayısı getiriliyor, sonra buradan ihraç ediliyor. Neden? Özbekistan kayısısıysa Özbekistan'dan satılsın. Orada 2 dolara satılacak ürünü Malatya kayısısı adı altında 10 dolara satmak için bu yöntem uygulanıyor. Burada hepimiz sorumluyuz. Siyasetçiler de sivil toplum kuruluşları da bu konuda yeterince sahip çıkmıyor. Dünya kayısı üretiminde birinciyiz. Buna rağmen birileri Özbekistan'ın ekşi kayısılarını getirip Malatya kayısına karıştırarak satabiliyor. Üstelik coğrafi işaretimiz de var. O halde bu ürünlerin takibi nerede? Neden kayıt altına alınmıyorlar? Çünkü bazı çevrelerin işine geliyor”
iddiasına yer verdi.
“KİMSE KİMSEYİ KANDIRMASIN”
“Biz Allah'ın izniyle üretmeye devam edeceğiz. Bu yıl kayısı yüzde 50 rekolteyle de olsa olacak. Ancak bu kişilerin yaptığı ihaneti de içimize sindiremiyoruz” sözlerine yer veren Kılınç, iddialarını şöyle sonlandırdı:
“Öncelikle serbest bölge uygulaması gözden geçirilmelidir. Eğer ilin siyasetçileri görevlerinin başındaysa bu soruna müdahale etmelidir. Başka ülkelerin ürünü gelip bizim ülkemiz üzerinden ihraç edilmemelidir. Kimse kimseyi kandırmasın. Eğer ihracatçılar bu konuda çok başarılıysa gitsinler İran kayısısını İran'dan, Özbekistan kayısısını Özbekistan'dan ihraç etsinler. Türkiye'ye getirip Malatya'ya bu ihaneti yapmasınlar.”
SİNEM HATUN DAVUT